Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, iş akdinin istifa mı yoksa haksız fesih mi olduğu tartışmasında kıdem ve ihbar tazminatı talebine ilişkin yerel mahkeme ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacıların murislerinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatı taleplerine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır; davalı işveren ise murisin istifa ettiğini, ayrıca başka bir firmaya ait ürünleri pazarlama, şirketin teknisyenlerini başka yere götürme girişimi ve tahsis edilen bilgisayarı şahsi amaçlarla kullanma gibi nedenlerle iş akdinin haklı nedenle feshedilebileceğini savunarak taleplerin reddini istemiş, yerel mahkeme de bu doğrultuda davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (Beyoğlu 1. İş)
DAVA
:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin ÖzetiDavacılar, murislerinin davalı işyerinde satış müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından 4857 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca ve haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı talep etmişlerdir.B) Davalı Cevabının ÖzetiDavalı, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmediğini, murisin istifa ederek kendisinin işten ayrıldığını, muris çalışmakta iken şirketin müşterileri ile problemler yaşanmaya ve hakkında şikayetler gelmeye başladığını, bu durumun kendisine iletildiğinde doğru olmadığını beyan ettiğini, davacılar murisinin müdürü olduğu bölümde teknisyen olarak çalışan işçinin verdiği beyan ile davalı şirketin bayilerinden olan dava dışı ... Makina yetkililerinin şirketi telefonla arayarak davacılar murisinin başka bir firmanın ithal ettiği tezgahları o firma adına pazarlamak istediğini bildirdiğini, aynı gün davalı şirketin bölüm müdürlerinden ikisinin ... Makina yetkilileri ile görüşerek durumu anlamaya çalıştığını, yapılan görüşmede anlatımların örtüştüğünün görülmesi üzerine murisin personel müdürlüğünçe çağrılarak durum anlatıldığını ve savunması istendiğini, murisin istifa ettiğini belirterek ibranameye de "istifa ederek ayrıldığını" ve bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı da almadığını beyan ederek" imzaladığını, murisin işten ayrılmasından sonra yapılan araştırmada davalı şirket teknisyenlerini de götürmek istediğinin anlaşıldığını, ayrıca kendisine tahsis edilen bilgisayarı kendi işinde ve başka amaçlarla kullandığının tespit edildiğini, murisin istifa ederek ayrılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, kaldı ki istifa etmediği düşünüldüğünde dahi yukarıda anlatılan olaylar nedeniyle 25/2 maddesi gereği işverenin iş aktini haklı sebeple feshi hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.C)Yerel Mahkeme Kararının ÖzetiMahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar vermiştir.D)TemyizKarar davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiştir.E) GerekçeDavacılar, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca ve haksız olarak feshedildiğini iddia etmişlerdir.Davalı ise iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmediğini, murisin istifa ettiğini, muris çalışmakta iken şirketin müşterileri ile problemler yaşanmaya ve hakkında şikayetler gelmeye başladığını, bu durumun kendisine iletildiğinde doğru olmadığını beyan ettiğini, davacılar murisinin müdürü olduğu bölümde teknisyen olarak çalışan işçinin verdiği beyan ile davalı şirketin bayilerinden olan dava dışı ... Makina yetkililerinin şirketi telefonla arayarak davacılar murisinin başka bir firmanın ithal ettiği tezgahları o firma adına pazarlamak istediğini bildirdiğini, aynı gün davalı şirketin bölüm müdürlerinden ikisinin ... Makina yetkilileri ile görüşerek durumu anlamaya çalıştığını, yapılan görüşmede anlatımların örtüştüğünün görülmesi üzerine murisin personel müdürlüğünçe çağrılarak durum anlatıldığını ve savunması istendiğini, murisin istifa ettiğini belirterek ibranameye de "istifa ederek ayrıldığını" ve bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı da almadığını beyan ederek" imzaladığını, murisin işten ayrılmasından sonra yapılan araştırmada davalı şirket teknisyenlerini de götürmek istediğinin anlaşıldığını, ayrıca kendisine tahsis edilen bilgisayarı kendi işinde ve başka amaçlarla kullandığının tespit edildiğini, murisin istifa ederek ayrılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, kaldı ki istifa etmediği düşünüldüğünde dahi yukarıda anlatılan olaylar nedeniyle 25/2 maddesi gereği işverenin iş aktini haklı sebeple feshi hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, "Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacıların murisinin █████/1999-█████/2007 tarihleri arasında davalı işverenin yanında çalıştığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların murisinin iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödemesini gerektirip gerektirmeyeceği şekilde feshedildiği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf işveren tarafından haksız feshedildiği iddiasını davalının işten çıkış bildirgesinde 4857 sayılı yasanın 17. maddesine göre iş akdinin feshedildiğinin kuruma bildirildiğini bu sebeple ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerekmediğini iddia etmiştir. Davalı tarafın mahkemeye sunmuş olduğu sulh ve ibraname başlıklı belgeyi davacıların murisinin █████/2007 tarihinde imzalayarak işverene verdiği görülmüştür. Bu ibranamenin aslının işveren tarafından tüm aramalara rağmen mahkemeye sunulamadığı işyeri çalışanlarının tutmuş oldukları tutanakla aslının yerine fotokopisinin konulduğu görülmüştür. Bu ibranamenin içeriğinin incelenmesinde; davacıların murisinin istifa ederek ayrıldığını belirten irade beyanı ile sosyal haklarının kendisine ödendiğine dair vermiş olduğu ibranamenin altına "ihbar ve kıdem tazminatım verilmedi" şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. Davacıların murisinin davalı işyerinde çalışırken başka firma ile ilgili iş ilişkisine girdiği ve yapmış olduğu eylemleri ile haksız rekabete yol açacak şekilde davalı firmanın aleyhine davranışlarda bulunduğu buna ilişkin işyeri çalışanları ..., ..., ..., ... ... ... isimli çalışanlara, şirket aleyhine tutum ve davranış içerisine girmeleri yönünde tehditlerde bulunduğu anlaşıldığı, ...’in bu davranışının iyi niyet ve ahlaka uymayan davranışlar içerisine girdiği bu nedenle iş akdinin davalı kuruma bildirilen yasanın 17. maddesine göre değil davacıların murislerini istifaen sunmuş olduğu dilekçeye göre yapıldığı ortaya çıkmaktadır. Zira davalı şirket tarafından davacıların murisinin affedildiğine ilişkin bir delil mevcut değildir. Dinlenen davalı tanık anlatımları dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davalı işverenin haklı olarak kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde iş akdini feshettiği sonucuna varıldığından" bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Davacılar murisinin iş sözleşmesinin ne şekilde sona erdiği taraflar arasında çekişmelidir.Dosyada mevcut işten ayrılma belgesinde davacının iş sözleşmesinin 09.08.2007 tarihinde 4857 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca işveren tarafından feshedildiği belirtilmiştir.İşten ayrılma bildirgesi yanında dosya içerisine mevcut sulh ve ibraname başlıklı belgenin ... kısmında istifa ederek ayrıldığı belirtilmiş olmasına rağmen belgenin "ihbar ve kıdem tazminatım verilmedi ve almadım" şeklinde davacı tarafından ihtirazi kayıtla imzalandığı da anlaşılmıştır.Söz konusu belgenin aslı dosyaya ibraz edilemediği gibi işveren tarafından tek taraflı olarak tutulan ve ibranamenin aslının davacıların murisinin şahsi dosyasında olmadığı, aslı yerine fotokopisi olduğu şeklindeki tutanak içeriğinin kabulü de mümkün değildir.Bu nedenle sulh ve ibraname başlıklı belgedeki istifa iradesi ile belge altındaki ihtirazi kayıt karşısında davacılar murisinin istifa iradesinin bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi işveren tarafından tanzim edilen işten ayrılma bildirgesi de gözetildiğinde kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ
: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.05.2012 tarihinde karar verildi.