Muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil ile tasarrufun iptali davasında, bozma sonrası davacının edimlerini ispatlayamaması ve taraf ehliyeti eksikliğiyle taleplerinin reddedilmesi.
Özet: Davacı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak muvazaalı olduğunu iddia ettiği hükmen tescilin iptali ile taşınmazın adına tescilini veya alternatif olarak tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesinin önceki kabul kararı, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin usuli hata nedeniyle üst mahkemece bozulmuştur; bozma sonrası yargılamada ilk derece mahkemesi, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle tescil ve tazminat taleplerini esastan reddederken, tapu iptali ve tescil talebini davalıların taraf ehliyeti bulunmadığı için usulen reddetmiş, bedel iadesi talebini ise ödeme ispatlanamadığından geri çevirmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... . Noterliğinin 11.11.1998 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesinde 3 61... parsel üzerine inşa edilecek zemin kat 53 No.lu bağımsız bölümün satın aldığını belirterek, davalı ...’a 12.01.2005 tarihinde Mahkeme kararıyla yapılan hükmen tescil işleminin muvazaa nedeniyle iptalini, dava konusu taşınmazın adına tescilini, tasarrufun iptalin,i ikinci kademede tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile 3 61... parsel sayılı taşınmazın 5/580 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 15.03.2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmında; asıl dava dosyasından tefrik edilen işbu davada Mahkemece davacı tarafça açılan davanın birleşen dosya davalıları yönünden 12.08.2014 tarihli yenileme dilekçesi ile yenilenmediği gerekçesiyle, birleşen dosya davalılarına yönelik açılan davanın 11.10.2014 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150/4 hükmünde; "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir..." ve 5. fıkrasında ise; "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." düzenlemelerine yer verildiği; yasanın açık hükmü gereğince davacı bu dava için yenileme dilekçesi verdiğinden, tüm taraflar için yargılamanın devam etmesini talep ettiğinin kabulü gerektiği, yenileme dilekçesi veren davacının 6100 sayılı Kanun'un 307. maddesi gereğince davadan feragat etmediği veya 6100 sayılı Kanun'un 123. maddesi gereğince davanın geri alınması gibi bir talebi bulunmadığı, bu durumda Mahkemece yasal dayanağı bulunmayacak şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın, muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescili, terditli 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 283/1 hükmü gereğince taşınmazın satılarak satış bedeli olarak ödenen 20.000 USD'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin olduğu, bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek açık yargılamaya devam olunduğu, işbu dosyanın tefrik edildiği ████████ Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama neticesinde; "... Dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak tarafların sözleşme gereği edimlerin yerine getirilmesi taleplerinin karşılıklı edim borcu doğuran sözleşme niteliği gereğince değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davacı tarafça sözleşme gereği Barter sözleşmesinin gereğinin yerine getirildiğinin kesinleşen mahkeme kararı gereği ispatlanamadığı bu haliyle dava konusu sözleşme gereği davacı tarafın edimlerini yerine getirmeden davalılardan talepte bulunamayacağı, bu haliyle davacı tarafın dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini ve HMK 125 maddesi gereği seçimlik hak olarak ileri sürdüğü tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından bu taleplerinin reddine ve sözleşme gereği davacı tarafça bedel ödendiğine dair sözleşmede hüküm bulunmadığı ve davacı tarafça bedel ödendiğine dair ödeme belgesi ibraz edilmediği görüldüğünden davacı tarafın bedel iadesi talebinin de reddine karar verilmiştir. Dava konusu davacı tarafça talep edilen maddi ve manevi zararın tazimini talepleri yönünden yukarıda açıklanan gerekçeler ve davacı tarafça zararın ispatlanmaması nedeniyle bu taleplerin de reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" denilmek suretiyle davacı tarafın dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili talebinin davalıların taraf ehliyeti bulunmadığından usulden reddine, davacı tarafın dava konusu taşınmazın bedeli olarak ödendiği ileri sürülen bedelin iadesi veya dava konusu taşınmazın belirlenecek bedelinin ödenen bedelden fazla olması hâlinde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin ödenmesi ile taşınmazın geç teslim edildiği iddiası ile uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine şeklinde hüküm tesis edildiği ve kararın kanun yolundan geçerek 27.12.2022 tarihinde kesinleştiği; davaya konu taşınmazın muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademe 2004 sayılı Kanun'un 283/1. hükmü gereğince taşınmazın satılarak satış bedeli olarak ödenen 20.000 USD'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesi talepli açılan işbu davada davaya konu taşınmazın ve uyuşmazlık konularının aynı olduğu ve işbu dosyanın tefrik edildiği dosyada yukarıda da yer verildiği üzere verilen ret kararlarının kanun yolundan geçerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın davacının tüm talepleri yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Mahkeme kararına dayanak yapılan kararın kesin karar olarak nitelendirilemeyeceğini, anılan karara karşı Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olup şuan inceleme aşamasında olduğunu ve anılan kararda taraflar farklı olduğundan kesin hüküm olarak kabulünün mümkün olmadığını,
2.6100 sayılı Kanun'un 125. maddesinin esas dosya bakımından uygulama alanı bulamayacağını,
3.Asıl dosya davalılarından her iki şirketin de tasfiye hâline girdiğini, müvekkilinin hiç bir şekilde alacağına kavuşma ihtimali bulunmadığını,
4.Davalı tarafların kötüniyetinin mahkeme kararı ve dosyada mübrez tüm delillerle sabit olduğunu ve tefrikten sonra verilen tüm kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!