Bir spor kulübünün tescilli marka haklarına tecavüz eden taklit ürün satışının tespiti, durdurulması ve el konulması davasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Önde gelen bir spor kulübü, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli marka haklarına tecavüz eden taklit formaların izinsiz ve hukuka aykırı şekilde satışı nedeniyle bir işletmeye karşı dava açmış; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve diğer dosya kapsamındaki delillerle davalının eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini sabit görerek, ihlalin durdurulmasına ve tespit edilen dört adet sahte formaya el konulmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Başvurunun esastan reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olup gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse ... nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaşması akabinde; taraflarınca ikame edilecek olan huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden bir adet “...” marka ve logolu forma takımı satın alındığını, satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slipin dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkili adına tescilli markaların üretim ve lisans verme yetkisi münhasıran müvekkilinde olduğu halde, müvekkili adına tescilli markaları izinsiz ve hukuka aykırı şekilde üzerinde barındıran ürünlerin satılması/satışa arz edilmesinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğunu ileri sürerek davalının eylemlerinin SMK’nın 29... /1-a hükümleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde gönderilen ürünün müvekkilinin işletmesinden alındığına dair somut bir delil bulunmadan, bu hususa dayanarak hüküm kurulmasının hukuka açıkça aykırı olacağını, dava dilekçesi ekinde gönderilen fişin ise mağazada bulunan herhangi bir ürün olabileceğini, ...'a ait fişin müvekkilinin taklit ürün sattığına delil gösterilemeyeceğini, müvekkilinin SMK’nın 29. maddesinde marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerin hiçbirine aykırı bir işlem tesis etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki davacı vekilinin dilekçeleri, marka tescil belgeleri, yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından varılan kanaate göre; davalının davacının bilgisi ve rızası dışında davacıya ait marka hakkına tecavüz teşkil edecek ürün satışı yaptığının sabit olduğu gerekçesiyle SMK'nın 29... hükümleri uyarınca ispat edilen davanın kabulü ile davalıya ait “... Mah. ... Cad. ... Avm No:1-D ... Kuruyemiş yanı .../Sivas” adresinde yer alan “...” işletme adlı ve tabelalı işletmede mahkemenin █████/2023 tarihli keşfinde tespit edilen ve █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen dört adet formanın satışını yapmak suretiyle davalının gerçekleştirdiği eylemlerinin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının davacının marka haklarına yönelik ihlalinin durdurulmasına, SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden mahkemenin █████/2023 tarihli keşfinde tespit edilen ve █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen dört adet formaya el konulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlığa konu olayda davalının, davacının markasının taklitlerini içeren ürünleri sattığı ve satmak için bulundurduğunun mahkemece yapılan keşif ve davacı tarafça dosyaya sunulan deliller kapsamında uyuşmazlık konusu olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 61/c maddesi uyarınca davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, 21.06.2023 tarihli rapordaki tespitlere, mahkemece yapılan keşif sonucu davalının işyerinde tespit edilen ve davacı tarafça dosyaya delil olarak sunulan ürünlerin tecavüz fiilini oluşturduğunun belirlenmesine, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, bununla birlikte mahkemece 15.10.2024 tarihli duruşmada "... işletmesinin Uyap davalı kaydının silinmesine davalı olarak ...'ın gösterilmesine" şeklinde karar verildiği, Mahkemece bu ara karara rağmen hüküm başlığında ... ve ...'ın ayrı ayrı davalı olarak gösterildikleri görülmüş ise de gerekçeli karar başlığının davalılar kısmında ...'un davalı olarak yer almasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu anlaşılmakla bu hususun kaldırma nedeni yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, markaya tecavüz fiilinin tespiti, durdurulması ve el konulması istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.