Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ortaklığın giderilmesi davasında vekaletname ve gider avansı eksikliği nedeniyle verilen usulden ret kararının hatalı olduğunu belirtmiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, ortaklığın giderilmesi davasında yerel mahkemenin usulden ret kararını bozmuştur; zira davacının vekaletname sunma eksikliğinin deprem nedeniyle dosyanın bulunamamasından kaynaklandığı ve sonradan dosyanın içinde tespit edildiği, gider avansının tamamlanmasına ilişkin ara kararın usulüne uygun tesis edilmediği ve avansın kesin süre geçse de duruşma öncesinde yatırılarak yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmediği, kesin sürenin davanın reddi aracı olarak kullanılmaması gerektiği gerekçeleriyle davanın esasının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 114, 144, 184, 361, 377, 384, 3 87... parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmadığı takdirde ise satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar davanın reddini savunurken; bir kısmı ise, davaya itirazları olmadığını beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.01.2012 tarihli 2009/3 13... /40 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 31.01.2012 tarihli kararının süresi içinde bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2017 tarihli 2016/7 79... /9281 Karar sayılı kararı ile; taraf teşkilinin tam olarak sağlanmadığı, muhdesat iddiasının dikkate alınarak ilgilisine dava açmak üzere süre tanınması gerektiği ve yalnızca hisse satışına karar verilemeyeceği gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davacı tarafından 1 ve 2 No.lu ara kararların verilen kesin süre içerisinde yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde
:
a.Vekâletname sunulmadığı takdirde yapılacak olan ihtaratın "asile tebligat yapılarak yokluğunda yapılan işlemleri kabul edip etmediği" şeklinde olması gerekirken yanlış ihtarat yapıldığını,
b.İkinci ara karara konu gider avansının celse öncesinde aynı gün yatırıldığını, gider avansının yatırılmaması sebebiyle celse atlanmadığını, kaldı ki deprem sürecinde pek çok sorun yaşandığını, ara karardan dönülmesi taleplerinin kabul edilmediğini, dördüncü ara karar gereğinin yerine getirildiğini, 2009’dan beri devam eden yargılamada davayı sürüncemede bırakmadıklarını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
1.Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonucunu da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.
Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;
1.Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,
2.Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,
3.Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,
4.Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
2.Somut olayda; 14.09.2023 tarihli celsede verilen kesin süre içerisinde 1 numaralı ara karar ile vekaletnamenin sunulması, 2 numaralı ara kararlar ile 7.000,00 TL tutarındaki eksik gider avansının yatırılması davacı taraftan istenmiş; takip eden celse de ise 1 ve 2 numaralı ara kararlar yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ne var ki hükmün isabetli olduğunu söyleme imkânı bulunmamaktadır.1 numaralı ara karar ile deprem nedeniyle dosya bulunamadığından vekaletnamenin sunulması istenmiş, ancak devam eden hüküm celsesinde dosyanın bulunduğu duruşma tutanağında belirtilmiştir. Dosya incelendiğinde davacı tarafından düzenlenen vekaletname ile yetki belgesinin dosya içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda 1 numaralı ara kararın yerine getirilmesine gerek kalmamıştır. 2 numaralı ara karar yönünden ise, tamamlanması istenen gider avansının yukarıda belirtilen şekilde usulüne uygun tesis edilmiş ara karar ile istenmediği, toplamı belirtilen gider avansının hangi masraflara ilişkin olduğunun açıkça gösterilmediği bu nedenle usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki davacı taraf kesin süreden sonra fakat celse tarihinden önce yargılamanın uzamasına neden olmadan ilgili gider avansını Mahkeme veznesine yatırmıştır. Bu durumda mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde usulden ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda belirtilen sebeplerle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!