Paylı mülkiyette ön alım hakkı davasında fiili taksim ve dürüstlük kuralı kapsamında davacının talebinin reddi ile asli müdahillerin taleplerinin kabulüne dair kararın temyiz incelemesi.
Özet: Uzun yargılama süreçleri ve birden çok bozma kararı sonrasında görülen ön alım davasında, taşınmazda fiili taksim iddiaları ve dürüstlük kuralı gözetilerek yapılan incelemeler sonucunda; davacının, payı satan kişinin taşınmazdaki kullanımına geçmişte itiraz etmeyerek Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı davrandığı gerekçesiyle davası reddedilirken, asli müdahillerin ön alım hakkı talepleri kabul edilmiş; bu son karara karşı davacı ve davalı vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 295 ada, 13 parsel sayılı taşınmazda 03.05.2013 tarihinde davalıya satılan ██████████ hissenin ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Asli müdahil ..., kendisine ön alım hakkı tanınarak davalıya satışı yapılan payın adına tescilini talep etmiştir.Asli müdahil ..., ön alım hakkı nedeniyle satışa konu payın adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; fiili taksim ve bedelde muvazaa iddiasında bulunarak davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemece yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulüne" karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.2. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince: "fiili taksimin mevcut olup olmadığı saptanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi" gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulüne" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ve asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.Dairemizce
: "bozma ilâmına uyulduğu halde bozma gereğinin yerine getirilmediği, fiili taksim olgusunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu ve hissedarların tamamının üzerinde anlaştığı fiili bir kullanım olmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulüne 295 ada, 13 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı ██████████ oranındaki hissenin tapu kaydının iptali ile, ███████████ oranındaki hissenin davacı ..., ███████████ oranındaki hissenin asli müdahil ... ve ███████████ oranındaki hissenin asli müdahil ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, davalı vekili ve asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.Dairemizce
: "bozma ilâmları doğrultusunda yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarından ve dinlenen tanık beyanlarından dava konusu taşınmazda davacı ...'nun sera olarak kullandığı alanın ve davalıya pay satan ... 'in fiili olarak kullandığı alanın bulunduğu, asli müdahillerin ise dava konusu taşınmazda kullandığı herhangi bir kısmın bulunmadığı, satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacı ...'nun tapuda pay satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilerek davanın reddine, asli müdahillerin davasının ise kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "bozma ilâmları doğrultusunda yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarından ve dinlenen tanık beyanlarından dava konusu taşınmazda davacı ...'nun sera olarak kullandığı alanın ve davalıya pay satan ... 'in fiili olarak kullandığı alanın bulunduğu, asli müdahillerin ise dava konusu taşınmazda kullandığı herhangi bir kısmın bulunmadığı, satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacı ...'nun tapuda pay satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanmasının 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı" gerekçesiyle davacının davasının reddine, asli müdahillerin taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, depo edilen bedelin davacı ve iki asli müdahil tarafından yatırıldığını, kendilerine yatırdıkları bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, davacının ve asli müdahillerin kullandığı yer bulunduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Mahkemece yapılan yargılama sürecinde, ilk karar döneminde 23.12.2015 tarihli 11. celsede ön alım bedeli olan 84.660,00 TL’nin davacı ve asli müdahiller tarafından Mahkeme veznesine depo edilmesine karar verilmiş olup, Dairemizin bozma ilâmı sonrası davacının davası reddedildiğine göre davacının yatırdığı miktar davacı tarafa iade edilerek noksan ön alım bedelinin kabul kararı verilen asli müdahiller tarafından Mahkeme veznesine depo edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,2.(2) No.lu paragrafta açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,Peşin yatırılan temyiz karar harcının ilgiliye istek hâlinde iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,09.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.