Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, davacının sözleşmesel edimlerini yerine getirmesi üzerine banka teminat mektubunun iadesi veya hükümsüzlüğünün tespiti davası.
Özet: Bu hukuki belge, Suriyedeki bir sözleşme kapsamında edimlerini yerine getiren davacının, davalı tarafından iade edilmeyen banka teminat mektubunun iadesini veya hükümsüzlüğünün tespitini talep ettiği bir davayı ele almaktadır; bilirkişi raporu davacının yükümlülüklerini tamamladığını ve teminat mektubunun iadesinin mümkün olduğunu belirtirken, yargılama sürecinde davalıya Suriyedeki iç savaş ve kurumsal yetersizlikler nedeniyle tebligat yapılamaması gibi önemli usuli engellerle karşılaşıldığı ve davanın bu aşamaya kadar olan seyrinin incelendiği görülmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Banka Teminat Mektubunun İadesi veya Hükümsüzlüğün TespitiDAVA TARİHİ
: █████/2013KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olanBanka Teminat Mektubunun İadesi veya Hükümsüzlüğün Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; lehtarı davacı şirket olan, muhatabı davalı şirket olan ve garanti vereni .... Bankası A.Ş. bulunan ... referans numaralı teminat mektubunun paraya çevrilmesinin engellenmesi için tedbir kararı verilmesi ve bu kararın yerine getirilmesi için ... Bankası A.Ş. Genel Merkezi ve .... Şubesine ilgili müzekkerenin gönderilmesine dair tedbiren karar verilmesi ve ayrıca açıklamış olduğu vakıalar nedeni ile banka teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.2-Mahkememizce
:a-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'neb- ... bankası Genel Müdürlüğü'nec-Adalet Bakanlığı Uluslar Arası Hukuk Ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne Gönderilmek Üzere Cumhuriyet Başsavcılığınad- Posta İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nee-Bakırköy Ptt Şube Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmıştır.3- █████/2024 tarihli bilirkişi Heyeti raporunda özetle; ''a) Dava konusunun, davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı yana vermiş olduğu teminat mektubunun, sözleşmede kararlaştırılan edimleri yerine getirmiş olması nedeniyle iadesi talebinden ibaret olduğu, b) Davacının 2012 ve 2013 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, 2010 ve 2011 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, c) Davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (12.03.2013) itibariyle davacının davalıdan 143.912,91 TL alacaklı olduğu, İhracat beyannamelerine göre, davacı ... Makine firmasının yurt dışına, toplamda 720.018,00 EURO tutarında mal ihraç eti in tespit edil. davacının ticari defterlerine işlediği (1.492.356,05/2,19890 kur ile) kayıtlarına göre; alacak bakiyesinin (143.912,9112,19890) 65.447,68 EURO hesaplandığı, bakiye alacağının döviz cinsinden olması bakımından, tahsili tarihindeki kur çarpanının uygulanabileceğinin müşahede edildiği, Banka teminat mektubunun, alacaklıya karşı üstlenilen bir edimin yerine getirilmemesi halinde bankanın, belirli bir miktar parayı alacaklının talebi üzerine ona derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğine dair garanti sözleşmesi niteliğini haiz olduğu, Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede teminatın, Suriye'deki mali kamu dairelerinden çıkartılan zimmet beraatı belgesinin alınmasından sonra ve her türlü olumsuzluklardan arındırılmış bir şekilde nihai teslim alma belgesi çıkartılıp garanti süresinin sona ermesinden sonra serbest kalacağı ifade edilmişse de dosya münderecatından davacının edim yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen davalının mektup iadesini gerçekleştirmediğinin anlaşıldığı, Hâl böyle olunca davacının edim yükümlü yerine getirmiş olduğu ve teminat mektubunun da esasında bu amaca hizmet ettiği hususu da nazara alındığında bahse konu teminat mektubunun davacı şirkete iade edilebilmesinin mümkün olduğunun düşünüldüğü, Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davacının mektup iadesini talep edebilmesinin mümkün olmadığının ifade edilebileceği,''şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.4-Bilirkişi raporu davacıya tebliğ edilmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; Suriye uyruklu ve merkezli davalı ile aralarında dava dilekçesinin ekinde sunulan 4 adet çimento değirmeni vites kutusunun üretimi ve teslimi ile vites kutularının montajı için sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı tarafından üzerine düşen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği ancak davalı tarafından sözleşme kapsamında alınan teminat mektubunun davacıya iade edilmediğini iddia ederek sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava açılmadan önce Suriye'de iç savaş başladığı anlaşılmakta olup bu sebeple davalıya tebligat yapılamamış olmakla birlikte iç savaşın bitimi akabinde Mahkememize 2025 yılında tekrar davalıya tebligat yapılmaya çalışılmış ise de Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün █████/2025 tarih ve .... sayılı yazısı ile "Gelinen aşamada, Dışişleri Bakanlığı'ndan alınan 03.01.2025 tarihli ve .... sayılı yazı ile Şam Büyükelçiliğinden ahiren alınan yazılarına atfen, Büyükelçiliğin 14.12.2024 tarihinde faaliyetlerine başladığı ancak gerek fiziki şartlar gerek Suriye'de yeni kurulmakta olan kamu kurumlarının altında yazışma yürütebilecek yapıların ve bürokrasinin henüz oluşmadığı ve söz konusu sürecin belirsiz bir zaman alabileceğinin tahmin edildiği belirtilmiştir. Yazıda devamla, gönderilecek taleplere ilişkin yerel makamların ihtiyaç duyduğu altyapının tamamlanıncaya kadar işlem tesis edilmesinin mümkün olamayacağı, mezkur taleplerin ancak Şam Büyükelçiliğince konuya ilişkin yapılacak bilgilendirme sonrasında iletilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.Bu itibarla, Suriye'deki mevcut durum nedeniyle Dışişleri Bakanlığının söz konusu yazısında bildirilen hususlar güncelliğini korumakta olup; halen tebligat yapılamamaktadır." şeklinde Mahkememize bilgilendirme yapılmış olup, davalıya tebligat yapılamadığı, davanın açıldığı tarihten bu yana yaklaşık 12 yıl geçtiği, usul ekonomisi ve yargılama sürecinin sürüncemede kalmaması ilkeleri gözetilerek dosyanın mevcut delil durumu ile karar verilebilecek aşamada olduğu gözetilerek davalıya tebligat yapılmamasına karar verilerek davacının davası incelenerek sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin dava konusu olan teminata ilişkin 11. Maddesi incelendiğinde; davalının davacı tarafından verilen teminatı sözleşme konusu mal ve hizmetleri her türlü olumsuzluktan arındırılmış şekilde nihai teslim belgesi çıkartılana kadar muhafaza edeceğinin belirtildiği, son olarak teminatın Suriye'deki mali kamu dairelerinden çıkartılan zimmet beraati belgesinin alınmasından sonra ve her türlü olumsuzluklardan arındırılmış bir şekilde nihai teslim alma belgesi çıkartılıp garanti süresinin sonra ermesinde serbest kalacağının belirtildiği anlaşılmaktadır.Bu bağlamda sözleşmenin 11. Maddesinden görülebileceği üzere davacı ve davalı arasındaki sözleşme hükmü gereğince teminatın serbest kalması için nihai teslim alma belgesinin çıkartılması ve sözleşme kapsamındaki davacının verdiği garanti süresinin sonra ermesi şeklinde 2 ayrı şart getirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 21. Maddesinde ise sözleşme kapsamında davacının garanti süresine ilişkin düzenleme yapıldığı anlaşılmakta olup ilgili hüküm incelendiğinde; geçici teslim alma belgesi çıkartılana kadar davacının 24 ay süre ile sözleşme kapsamında garanti verdiği anlaşılmaktadır.Sözleşmenin 32. Maddesinde ise geçici teslim alma belgesine ilişkin düzenleme yapılmış olup; tedarik edilen teçhizatların ve malzemelerin gereksinimlere uygun olduğunu ispat eden ve idare tarafından çıkartılan belge olduğu, sözleşmenin 21. Maddesinde geçen garanti süresinin başlangıcının bu belgenin çıkış tarihi olduğunun hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.Davacının dava dilekçesi ve ekindeki delilleri incelendiğinde; taraflar arasındaki sözleşmeye konu malzeme ve teçhizatların 26.04.2011 tarihinde davalıya gönderilmek üzere Türkiye'de gümrüğe teslim edildiği ancak davalıya teslim tarihine ilişkin davacı tarafından dosya kapsamına bir delil sunulmadığı, sonrasında davalının talebi üzerine bir kısım parçalarda arıza çıkması üzerine davacı tarafından 12.07.2012 tarihinde sorunlu olduğu belirtilen bir kısım parçanın davacı tarafından gümrüğe teslim edildiği ve 30.07.2012 tarihinde davalı tarafa teslim edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme konusu malzeme ve teçhizatların 30.07.2012 tarihinde davalı tarafından gümrükten teslim alınması tek başına davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlamamakta olmakla birlikte, taraflar arasındaki Sözleşmenin 32. Maddesinde davacının sözleşme kapsamındaki garanti süresinin başlangıcının davacı tarafından gönderilen ve davalı tarafından tedarik edilen teçhizatların ve malzemelerin gereksinimlere uygun olduğunu ispat eden ve idare tarafından çıkartılan belgenin çıkış tarihi itibariyle başlayacağı söz konusu belgeye ilişkin olarak dosyada bir delilin bulunmadığı gibi işbu dava kapsamında davacının ilk malzemeleri Türkiye'deki gümrüğe teslim ettiği tarih olan 26.04.2011 tarihi garanti süresinin başlangıcı esas alınsa dahi davacının sözleşme kapsamında verdiği garanti süresinin 26.04.2013 tarihinde dolacağı buna karşılık davacı tarafından işbu davanın 12.03.2013 tarihinde Mahkememiz nezdinde açıldığı ve sözleşme kapsamında davalıya verilen teminat mektubunun iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır.Bilindiği üzere her davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilmesi gerekmekte olup, davacının dava açtığı tarih itibariyle talepleri ve davası incelendiğinde sözleşme kapsamındaki hükümlere göre teminat mektubunun davacıya davalı tarafından iadesine yönelik şartların oluşmadığı, sözleşme kapsamında düzenlenen davacı tarafından verilen garanti süresinin başlangıcı için geçici teslim alma belgesinin düzenlenmesi gerektiği ve garanti süresinin başlangıcının bu tarih olduğu, her halükarda davacı tarafından davalıya sözleşme kapsamında gönderilen ilk malzeme ve teçhizatların Türkiye'de davacı tarafından gümrüğe verildiği tarih olan 26.04.2011 tarihi garanti süresi yönünden esas alınsa dahi garanti süresinin 26.04.2013 tarihinde sona ereceği buna karşılık işbu davanın davacı tarafından açıldığı 12.03.2013 tarihinde dahi sözleşme kapsamında davacının taahhüt ettiği garanti süresinin dolmadığı, teminatın iadesinin ise taraflar arasındaki sözleşmenin 11. Maddesine göre garanti süresinin sona ermesine bağlandığı bu suretle davacının işbu davanın açıldığı tarih itibariyle sözleşme kapsamındaki garanti süresi ve yükümlülüğünün dolmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının garanti süresi bitmeden teminat mektubunun iadesini sözleşmeye göre talep edemeyeceği anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 2.778,95-TL harcın mahsubu ile artan 2.163,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine ,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...Hakim ...