İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, kaçak elektrik kullanımına ilişkin itirazın iptali ve menfi tespit davalarının HMK 166 uyarınca birleştirilmesine karar verdi.
Özet: Davacı şirketin kaçak elektrik kullanımına ilişkin başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davalının menfi tespit davası açtığını ve elektriğin şantiye adresindeki site sakinleri tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini talep etmesi üzerine, mahkeme, taraflar arasında aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan bir menfi tespit davasının da bulunduğunu tespit ederek, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesi uyarınca işbu dosyanın diğer mahkemede açılan menfi tespit davası ile birleştirilmesine ve yargılamaya o dosya üzerinden devam edilmesine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili davalının davacı şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından tutanaklar tutulduğunu ve faturalar kesildiğini, davacı şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine söz konusu takibin icra dairesince durdurulduğunu, davalılar tarafından icra dosyasına itiraz edildikten sonra borcun 468.215,07 TL ' si kadar ödeme yapıldığını iddia ederek; davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haciz talebinin kabulüne, itirazın iptaliyle takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri, arabuluculuk vekalet ücreti de dahil olmak üzere, vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalılar tarafından menfi tespit davası açıldığını davada elektriğin açılması yönünde ihtiyati tedbir kararı aldıklarını ve davacının tedbir kararını bertaraf etme amacı ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, davaya konu adreste dava dışı kişiler ile yüklenici ortak olduklarını bu kişilerle çok sayıda davalarının bulunduğunu, dava konusu tesisat adresinin şantiye adresi olduğunu, bu nedenle abonelik yapamadıklarını site sakinlerine şantiye elektriği üzerinden hizmet sağladıklarını, davacı kurum tarafından kaçak elektrik tahakkuk sürecinin başlatmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu itiraza uğrayan icra dosyasına ait borç için bir takım ödemeler yaptıklarını, 1.007,894,50 TL bedelli senet verdiklerini, davaya konu kullanımın site sakinleri tarafından yapıldığını kendileri tarafından yapılmadığını, böyle bir kullanımın söz konusu olmadığını, davalılar tarafından menfi tespit davası açıldığından dolayı itirazın iptali davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini savunarak; davanın reddine, ihtiyati haciz talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava itirazın iptali davasıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166.maddesi "(1) Aynı yargı çerçevesinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar ayrı yargı çerçevelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gerekirken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu halde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır" hükmü amirdir.
Mahkememizde açılan dava taraflar arasında kaçak elektrik kullanımı iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, mahkememizce celp edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ise yine mahkememiz dosyasının tarafları arasında kaçak elektrik kullanımı iddiası ile başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti olduğu, mahkememizin iş bu dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında, uyuşmazlığın aynı olaydan kaynaklandığı, dosyalar arasında, taraf birliği, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla, mahkememiz iş bu dosyasının, HMK mad. 166 uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememiz dosyasının 6100 sayılı HMK madde 166'ya göre .... ATM'nin... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamaya .... ATM'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına,
3-HMK 331 Mad.gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin birleşen dosya üzerinden karara bağlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin (e-duruşma ile) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!