Yargıtay 11. Ceza Dairesi, yapı denetim firmasının usulsüz sözleşme, ruhsatsız yapı tespiti ve yanıltıcı rapor düzenlemesi gibi 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçunda zamanaşımı ve ölüm nedeniyle düşme kararı.
Özet: Yargıtay, yapı denetim hizmet sözleşmesi ve ruhsat işlemlerindeki usulsüzlükler ile eksik inşaata tamamlama belgesi düzenleme iddialarıyla yargılanan denetim firması yöneticileri ve çalışanları hakkındaki kamu davalarının, suç tarihi olan 29.01.2004 itibarıyla yasal zamanaşımı süresi dolduğundan düşürülmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararını onarken, bir sanığın hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle hakkındaki kamu davasını da düşürmüştür.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 4708 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER
: Zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ
: Kısmi onama, kısmi bozma
Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
I. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Yönünden
Sanık ...'nün yöneticisi, ...'ın denetçisi, sanıklar ... ile ...'nun mühendis ve sanık ...'ın mimar olarak görev yaptığı ... Yapı Denetim A.Ş.'nin denetim sorumluluğu altındaki Antalya ili, ... İlçesi, ... Beldesi, 110 Ada, 139 Parsel üzerinde yapılan ... YİBF numaralı inşaatla ilgili olarak, Antalya Valiliği ... elemanlarınca hazırlanan inceleme raporu ve yapı denetim kuruluşunun konu ile alakalı açıklamasının İl Yapı Denetimi Komisyonunca değerlendirilmesi üzerine 4708 sayılı Kanun gereği Bakanlığa teklifte bulunduğu ve Bakanlık Makamından alınan 26.09.2012 tarihli ve 7096 sayılı olur istikametinde, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunu'nun 2. maddesinin (c) fıkrası ve Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliğinin 6. maddesinde belirtilen esaslara göre yerine getirmediği iddia edilen sanıkların denetim yetkilerinin geçici olarak durdurulduğu ve buna dair kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı, 25.06.2012 tarihli tetkik inceleme raporunda, 110 Ada, 139 Parsel için ... Yapı Denetim A.Ş. ile yapı sahibi arasında 24.12.2003 tarihinde Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi yapıldığı ve 29.01.2004 tarihinde YİBF alındığı, bu itibarla sözleşme ve YİBF'nin farklı tarihlerde alındığı, söz konusu parselde yer alan yapılar için 30.12.2003 tarihinde yapı ruhsatı düzenlenmiş olduğu, bu kapsamda YİBF numarası alınmadan ruhsat düzenlendiği, kaçak olarak yapımına başlanmış olan yapılar için yapı denetim firmasınca düzenlenmiş olan teknik raporda, raporun düzenlenme tarihinin belirtilmediği ve ilgili idarenin onayının bulunmadığı, 1 10... parselde yer alan yapılar için 25.06.2007 tarihinde, ... görevlilerince mahallinde yapılan incelemelerde, parseldeki inşaatların seviyesinin yaklaşık %40 olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen işlem dosyasında yapı denetim kuruluşunca düzenlenmiş iş bitirme tutanağının bulunduğu, bu nedenle söz konusu belgenin, işin %100 tamamlanmadan hazırlandığı iddia edilen olayda; eylemin suç tarihinin İl Müdürlüğü yetkililerince yapılan tespit tarihi olmayıp sanıkların görevlerine aykırı davrandıkları 29.01.2004 tarihi olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen 4708 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun, cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükümlerde isabetsizlik görülmediğinden, katılan kurum vekilinin temyiz talebinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... Yönünden
Sanığın, UYAP üzerinden MERNİS aracılığıyla ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 22.10.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!