11. Ceza Dairesi, serbest meslek sahiplerince işlenen dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarında verilen hükümlerdeki süre aşımı, sanık ölümü ve vekalet ücreti hatalarını değerlendirerek kısmen reddetti, düşürdü ve düzelterek onadı.
Özet: Yargıtay, dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilen beraat ve düşme kararlarını inceleyerek, süre aşımı nedeniyle yapılan bazı temyizleri reddetmiş, hükümden sonra vefat eden sanıklar hakkındaki beraat kararlarını bozup kamu davalarını düşürmüş; diğer sanıkların beraat kararlarını esasen doğru bulmakla beraber, beraat eden bazı sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve isim hataları gibi eksiklikleri düzelterek hükmün ilgili kısımlarını onamıştır.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER
: Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi temyizin reddi; kısmi düzelterek onama
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Katılan Şirket vekilinin temyiz iradesinin, hakkında beraat kararları verilen sanıklar yönünden kurulan hükümlere yönelik olduğu, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği verilen düşme kararına karşı temyiz iradesinin bulunmadığı, sanık ... müdafiinin dilekçesinin temyize cevap niteliğinde olduğu, temyiz iradesi içermediği belirlenmiştir.
I. Sanık ... Müdafii ile Sanıklar ... ve Diğerleri Müdafiinin Temyiz Talepleri Yönünden
Sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve diğerleri müdafinin 09.12.2020 tarihinde yüzlerine karşı usulüne uygun şekilde tefhim edilen hükme karşı, kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru yönteminde yanıltma bulunmadığı da gözetildiğinde, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/1 maddesinde belirtilen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, sanık ... müdafiinin 16.02.2021 ve sanık ... ve diğerleri müdafiinin 18.12.2020 tarihinde temyiz ettikleri; hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305/1 maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, adı geçen sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanıklar ..., ..., ... Haklarında Verilen Beraat Kararları Yönünden Katılan Şirket Vekili ile ... Müdafiinin Temyiz Talepleri Hakkında
Sanıkların, UYAP üzerinden MERNİS aracılığıyla ulaşılan nüfus kayıtlarına göre hükümden sonra; sanık ...'in 21.01.2021 tarihinde, sanık ...'in 29.03.2022 tarihinde ve sanık ...'ın 25.06.2024 tarihinde vefat ettikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III. Diğer Sanıklar Hakkında Verilen Beraat Kararlarına Karşı Bir Kısım Sanıklar Müdafii ile Katılan Şirket Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin kabul ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren bir kısım sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi, beraat eden bir kısım sanıkların hükmün vekalet ücretine ilişkin kısımlarında isimlerinin yazılmaması,
Yasaya aykırı, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin kısmına; "Haklarında beraat kararları verilen sanıklar ..., ... ve ...'un kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınıp adı geçen sanıklara ayrı ayrı verilmesine" ibaresinin eklenmesi ve hükmün vekâlet ücretine ilişkin kısımlarında isimleri belirtilmeyen sanıklar ... ve ...'nun isimlerinin hükmün 3. fıkrası 20. paragrafına; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nun isimlerinin ise hükmün 3. fıkrası 5. Paragrafına 3. fıkrası 7. Paragrafına , ..., ..., ... isimlerinin ve 3. fıkrası 6. paragrafına ... isminin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!