Resmi belgede sahtecilik suçundan kimlik hakkında gerçeğe aykırı beyan kabahatine dönüşen eylemde, zamanaşımı nedeniyle idari para cezası verilmesine yer olmadığı kararının hüküm niteliği taşımadığından temyiz incelemesi yapılmaksızın dosyanın iadesi.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla açılan ve ilk derece mahkemesinin mahkumiyetle sonuçlandırdığı davada, bölge adliye mahkemesinin eylemi kabahat olarak yeniden vasıflandırıp zamanaşımı nedeniyle idari para cezası verilmesine yer olmadığına dair kararını hüküm niteliğinde görmeyerek temyize tabi olmadığını belirtmiş, bu tür kararların itiraz yoluyla incelenmesi gerektiğini vurgulayarak temyiz başvurusunun incelenmeksizin iadesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.KABAHAT
: Kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmaKARAR
: İdari para cezası verilmesine yer olmadığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıBursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2014 tarihli ve █████████ İddianame sayılı iddianamesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılma talebiyle açılan kamu davası neticesinde Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmıyla kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı temyiz edenin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin inceleme konusu kararıyla; "... suça konu sınav cevap kağıdı belgesinin imzalanıp işleme alınmadan önce görevlilerce içeriği itibarıyla sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi kapsamında 'resmi belgede sahtecilik' suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, fiilin 5236 sayılı Kabahatler Kanunu 40. maddesi kapsamında kaldığı..." şeklindeki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararındaki hüküm fıkrası çıkarılarak yerine gelmek üzere;"Sanığın lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre aynı Yasanın 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının eylemin gerçekleştiği █████/2014 tarihinden istinaf inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nun 322 ve Kabahatler Kanununun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA," karar verildiği anlaşılmıştır.5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvuru yolu"nu düzenleyen 27/7. maddesinde yer alan; “Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi hâlinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.” şeklindeki düzenleme karşısında; temyiz eden hakkında isnat edilen suç yönünden verilmiş beraat kararının bulunmaması ve 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi ile Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.07.2008 tarihli ve 2008/3-174 Esas, ████████ Karar sayılı kararı karşısında, inceleme konusu kararın hüküm niteliği taşımaması sebebiyle temyizinin mümkün olmadığı, temyiz talebinin itiraz merciince karara bağlanması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.