Sigorta şirketinin haksız eylem kaynaklı araç hasar ödemesi sonrası halefiyet ilkesine dayanarak başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, kaskolu çekici aracının haksız fiil sonucu hasara uğraması üzerine sigortalısına ekspertiz raporuyla belirlenen 42.000 TL hasar bedeli ödemiş; ardından Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesindeki halefiyet prensibi gereği, hasardan %100 kusurlu olduğu iddia edilen çekicinin işleteni davalı şirketten ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. Davalı şirketin haksız itirazı üzerine duran takibin devamı ve itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebiyle açılan bu davada, davalı yetkisizlik, pasif husumet yokluğu ve olayın kendi talimatı dışında gerçekleştiği savunmalarıyla kusursuz olduğunu ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA VE TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı çekici müvekkil şirket tarafından █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında ... sayılı ... teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile poliçede yer alan rizikolar kapsamında teminat altına alındığı, meydana gelen haksız fiil sonucu kasko sigortalı olan ... plaka sayılı çekicinin hasara uğradığı, müvekkil şirket tarafından poliçe gereği zarara uğrayan sigortalı aracın onarımı için sigortalısına ekspertiz raporuyla belirlenen 42.000,00-TL hasar ödemesi yapıldığı,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi 1. fıkrası; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” şeklinde olduğu, müvekkil şirket tarafından yapılan sigorta ödemesinin Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesinde yer alan halefiyet prensibi gereği %100 kusuruyla hasara sebebiyet veren ... Marka ... kaza anındaki işleteni ve sahibi olan davalı ...Şirketi'nden rücuen tazmini gerektiği, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin rücuen tazmini amacıyla ilk önce davalıya rücu mektubu gönderdiği ancak cevap alamadığı, daha sonra ise davalı aleyhine müvekkil şirket tarafından ... 7. İcra Dairesi... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı-borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği ve icra dosyası durdurulduğunu belirtmekle açılan davanın kabulüne, ... 7. İcra Dairesi ...esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin adresinin Üsküdar/İstanbul olduğunu, ... İş Mahkemesinin yetkili olduğunu, davanın muhatabı kendileri olmadığından pasif husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, ... plakalı aracın batma sonucu ... sürücüsünden yardım istediğinin, dolayısıyla somut olayın meydana geldiğinin anlaşıldığını, bu durumda olayın davalı şirketle bir ilişkisinin olmadığını, davalı şirkete kusur yüklenemeyeceğini, eylemin davalı şirketin bir talimatıyla ve işin görülmesi sırasında olmadığını, davacı araç sürücüsünün ... operatörü ...'tan yardım istediğini, ...'ın görevinin batan araçları kurtarmak olmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, ...'ın görevi dışına çıktığını, tarafların kusurlu davrandığını, TBK 66. Maddesi uyarınca olayın adam çalıştıranın yükümlülüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davalı şirkete kusur yüklenemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, kaza fotoğrafları, dekont örneği, hasar dosyası, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı tarafın ödediği hasar bedelini rücuen davalıdan talep edip edemeyeceği, bu itibarla ... 7. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında alacaklı olup olmadığı, miktarı hususlarındadır.
... 7. İcra Müdürlüğü’nün... E Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine sigortalısına ödenen tazminattan kaynaklanan 42.000,00 TL asıl alacak 1.975,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.975,73 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra, davacı sigorta şirketince sigortalısının aracının uğradığı hasar bedeli olarak yatırıldığı ileri sürülen miktarın rücuen davalıdan talep edilip edilemeyeceği, kusur durumu, hasar miktarı, işlemiş faiz miktarı hususlarında rapor düzenlenmesi için dosya Makine Mühendisi ...'dan rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Kusur Yönünden İnceleme Ve Kanaat: Dava konusu olayda davalı şirket çalışanı... yönetimindeki ... tipi iş makinesi ile fabrika sahasında çamura batan davacı şirkete ait ... plakalı kamyonun çamurdan çıkmasına yardım etmek için ...'in kepçesini kullandığı sırada kusurlu davranışı sonucu kepçenin kamyona çarpmış ve kamyonda hasar oluşmuştur. Olayda davalı şirket çalışanı ..., davalı şirkete ait iş makinesine manevra yaptırırken hatalı manevrası sonucu davacı şirkete ait araca çarparak hasar vermiştir. Bu nedenle davalı şirket çalışanı ...olayda %100 oranında tamamen kusurludur. Davacı şirkete ait ...plakalı kamyonun sürücüsünün ise olay anında hatalı bir manevrası olmadığından kendisine kusur yüklenmesi mümkün görülmemiştir. Hasar Yönünden İnceleme Ve Kanaat:
Dosyada bulunan tüm belge ve bilgiler incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan yazıda, ...plakalı araçtaki hasarın tamiri için 42.000,00 TL ödendiği belirtilmiştir.
Araçta görülen hasarın düzeltme işlemiyle giderilebileceği, damperin sökülüp tekrar montajının gerektiği dikkate alındığında, kaza tarihi itibariyle 42.000,00 TL'lik bir şasi düzeltme işçiliğinin kadri marufunda olacağı kanaatine varılmıştır. İşlemiş Faiz Yönünden İnceleme Ve Kanaat:
Asıl alacak
: 42.000,00 TL
Ödeme tarihİ
: 29.09.2022
Takip tarihi
: 25.02.2023
İşlemiş gün sayısı
: 149
İşlemiş faiz miktarı
:
29.09.2022-31.12.2022 arası 93 gün % 15,75
42.000,00 x 93 / 365 x 0,1575 = 1685,46
31.12.2022-25.02.2023 arası 56 gün % 10,75
42.000,00 x 56 / 365 x 0,1075 = 692,71
TOPLAM
: 2.378,17 TL
Sonuç
:
Dava konusu olayda sürücü ...'ın % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
Davacı şirketin talep edebileceği maddi zararının 42.000,00 TL olduğu,
Davacı şirketin talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 2.378,17 TL olduğu..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı kararında; "....Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ... Tarih E. 37, K. 9, R.G. ... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak idi ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. ..." şeklinde belirtilmiştir. Taraflar tacir olduğundan mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas, ... karar sayılı kararı)
Alınan bilirkişi raporu ile, meydana gelen olayda davalı şirket çalışanı ...'ın davalı şirkete ait iş makinesine manevra yaptırırken hatalı manevrası sonucu davacı şirkete ait araca çarparak hasar verdiği, Bu nedenle davalı şirket çalışanı ...'ın olayda %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı şirkete ait ... plakalı kamyonun sürücüsünün ise olay anında hatalı bir manevrası olmadığından kendisine kusur yüklenmesi mümkün olmadığı, araçta görülen hasarın düzeltme işlemiyle giderilebileceği, damperin sökülüp tekrar montajının gerektiği dikkate alındığında, kaza tarihi itibariyle 42.000,00 TL'lik bir şasi düzeltme işçiliğinin kadri marufunda olacağı belirtildiğinden dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu mahkememizce de hükme esas alınmış ve Davanın kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının... 7. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 3.003,98 TL ilam harcından peşin yatırılan 751,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.252,98 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 751,00 TL peşin harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 7.446,40 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!