Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, benzer markaların 42. sınıf hizmetlerde karıştırılma ihtimali nedeniyle kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Özet: Taraflar arasında süregelen marka uyuşmazlığında, davacının "..." ibareli önceki tarihli markaları ile davalının "..." ibareli başvuru konusu markasının temel unsurlarının aynı olduğu, görsel ve işitsel açıdan güçlü benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Özellikle 42. sınıf hizmetler kapsamında, markaların ilk beş harfinin birebir aynı dizilime sahip olması ve sadece son harf farkının telaffuz veya kavramsal ayrım yaratmaması nedeniyle, ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu kabul edilmiştir. Bu bağlamda, ilk derece mahkemesi, markalar arasındaki emtia benzerliği ve yüksek işaret benzerliğini gözeterek, davacı lehine kurumsal kararın 42. sınıf hizmetler yönünden iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne hükmetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: █████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali, Marka HükümsüzlüğüTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu marka ile tanınmış ve çok bilinen markalara hizmet verdiğini, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin ██████████ sayılı ve "..." ibareli markanın 09, 16, 35, 36, 38, 41, 42 ve 45. sınıflarda tescili için yaptığı başvuruya itiraz ettiklerini, diğer davalı Kurum tarafından markalar benzer bulunarak bir kısım mal ve hizmetler başvuru kapsamından çıkartılmış ise de, 42. sınıfın değerlendirme dışı bırakıldığını, oysa 42. sınıf bakımından da emtia benzerliği bulunduğunu, SMK'nın 6/5-6 ve 9. fıkraları uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-10676 sayılı kararının 42. sınıf hizmetler yönünden iptaline ve dava konusu markanın 42. sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı Şirket vekili, davacı markalarının kapsamında 42. sınıfın yer almadığını, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, 42. sınıf hizmetlerin bilinçli tüketicilere hitap ettiğini, markalar arasında iltibas oluşmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvuru kapsamında 42. sınıfta yer alan hizmetlerin, davacı yanın ███████████, ██████████ ve ███████████ sayılı işlem ve dava dosyasına dayanak markaları kapsamında birebir yer aldığı, ayrıca yine ██████████ sayılı ve yalnızca hükümsüzlük talebine mesnet marka kapsamında da yer aldığı, davalı yanın ██████████ sayılı bu marka bakımından SMK'nın 25/7. maddesi düzenlemesi kapsamında kullanmama def’i ileri sürdüğü görülmüş ise de ███████████, ██████████ ve ███████████ sayılı markalar açısından kullanmama def’i kapsamında bir inceleme yapılması zaten mümkün olmayacağından ve bu markaların da aynı sınıf ve esas unsuru içerdiği görüldüğünden, ███████████ sayılı marka açısından ileri sürülen bu itirazın, nihai kanaat açısından doğrudan bir etkisi olmayacağının değerlendirildiği ve SMK'nın 25/7 kapsamında ek bir inceleme yapılmadığı; dava konusu markanın asli unsurunun "..." kelimesi olarak algılanacağı; davacı yanın önceki tarihli markaları ise "...", "...", "... unified commerce" gibi yazım biçimlerine sahip olan ve fakat tamamı "..." esas unsurunu içeren markalar olup anılan ibarenin de dilimizde ya da yaygın bilinen yabancı dillerde bir anlamı olmadığı, yaratım/özgün bir kelime olduğu; "..." şeklindeki dava konusu marka ile "...-n" şeklindeki davacı markalarının ilk beş harflerinin birebir aynı dizilime sahip olduğu, yalnızca sondaki "n" harfi itibariyle markaların farklılaştığı, ancak gerek "-n" sesinin son harf şeklindeki kullanımının çekinik bir ses oluşu gerekse de "-n" harfinin eklenmesinin markalar arasında kavramsal bir farka, ek bir hece oluşumuna ya da bütünsel telaffuzlarını etkileyen bir sonuca yol açmaması nedeniyle kelimelerin harf dizilimsel görsellik ve işitsel açıdan birbirlerinden somut bir biçimde uzaklaşmadıkları; her iki markanın da "..." ve "..." şeklinde üç heceli telaffuz edilecekken bu telaffuzlarında son derece güçlü bir benzerlik ilişkisi ortaya çıkacağı; netice itibariyle dava konusu edilen 42. sınıf hizmetlerin, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da yer almakta olduğu, taraf markalarını oluşturan işaretler arasındaki benzerlik düzeyi ile birlikte emtialar arasındaki ayniyet düzeyindeki ilişki bir arada gözetildiğinde, 42. sınıfın ilgili tüketici kitlesi nezdinde dahi taraf markalarının karıştırılabilecek düzeyde benzer olarak algılanabilecekleri kanaatine varıldığı; davacı yanın SMK'nın 6/6. maddesi kapsamında ticaret unvanına dayalı üstün hak sahipliği uyarınca itirazlarda bulunduğu, davacı yanın ticaret unvanının kılavuz unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin zaten davacı adına tescilli markaların asli unsuru olduğu gibi yine davacı ticaret unvanındaki amaç konu ve faaliyet alanlarının da bu markalar kapsamında kalan 42. sınıf hizmetler ile örtüştüğü görüldüğünden, SMK'nın 6/6. maddesi kapsamında davacı yan lehine ek bir korumanın ortaya çıkmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022-M-10676 sayılı kararının talep ile bağlı kalınarak 42. sınıf yönünden iptaline, ██████████ sayılı markanın talep ile bağlı kalınarak 42. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı şirket vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının özgün bir kompozisyona sahip olduğunu, markalar arasında iltibas oluşmayacağını, "..." ibaresinin "icat" anlamına geldiğini ve 42. sınıf hizmetlerde tanımlayıcı olduğunu, anılan sınıftaki hizmetlerin bilinçli tüketicilere hitap ettiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın "..." ve davacının mesnet markalarının "..." ibareli esas unsurları arasında, ilk beş harfin markalarda aynı dizilimle yer alması nedeniyle benzerlik bulunduğu, tüketicilerin markaların başlangıç kısımlarına daha çok dikkat edecekleri, mesnet markaların esas unsurunun sonunda bulunan "n" harfinin görsel ve işitsel olarak iltibası önleyici bir fark yaratmadığı, nitekim, davalı Kurum tarafından da markaların benzer bulunarak, bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartıldığı, ancak, başvuru kapsamında kalan 42. sınıf hizmetler yönünden de taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ile diğer davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davalı ... vekili ile diğer davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... vekili ile diğer davalı şirket vekilince istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.