Tek yetkili distribütörlük sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan tazminat ve karşı dava karar düzeltme isteminin reddi.
Özet: Taraflar arasındaki tek yetkili distribütörlük sözleşmesinin haksız feshi iddiasıyla davacının maddi, manevi ve kar mahrumiyeti tazminatları talep ettiği, davalının ise davacının satış sonrası hizmetleri aksatması nedeniyle uğradığı zararların tazminini talep ettiği asıl ve karşı davalarda, ilk derece mahkemesinin asıl davayı kısmen kabul, karşı davayı ret kararının temyiz incelemesi sonucu onanması üzerine, her iki tarafın da sunduğu karar düzeltme talepleri Yargıtayca usul ve yasaya uygun bulunmayarak reddedilmiş ve taraflara para cezası uygulanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, 2024/4 Karar
HÜKÜM
: Kısmen kabul (asıl dava), ret (karşı dava)
Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 28.02.2002 tarihinden beri devam eden tek yetkili distribütörlük sözleşmesinin davalı tarafça haksız ve tek taraflı olarak 21.03.2008 tarihli ihtarname ile 22.07.2008 tarihi itibariyle feshedildiğini, davalının bu işlemi nedeniyle davacının uğradığı zararın 210.000.000,00 TL'yi aştığını ileri sürerek şimdilik 5.000.000,00 TL maddi zarar, 5.000.000,00 TL yoksun kalınan kâr, 5.000.000,00 TL denkleştirme tazminatı ve 15.000.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah ile müddeabihi artırmış, karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin tek satıcılık veya münhasır distribütörlük olmadığını, davalının Türkiye'de yerleşik bir şirket kurmak istediğini Eylül 2007 tarihinde davacıya açıkladığını, ancak taraflar arasında bu yeni durum üzerinde anlaşma sağlanamadığını, ayrıca davacının satış sonrası hizmetleri aksatması ve dağıtımını yaptığı diğer marka ürünlere öncelik tanıması nedeniyle davalı tarafından davacıya 21.03.2008 tarihli bir ihtarname gönderilerek sözleşmenin 22.07.2008 tarihi itibariyle feshedileceğinin bildirildiğini, bu ihtarın yazılı süreye uygun düzenlendiğini, davacının önce 03.04.2008 tarihli ihtarname ile davalıdan tazminat istediğini, sonra 10.04.2008 tarihinde gazetelerde davalı aleyhine ilânlar verdiğini, davalının bu ilanlarla ilgili olarak davacı aleyhine haksız rekabet davası açtığı gibi 11.04.2008 tarihli ihtarı göndererek aralarındaki ilişkinin 10.04.2008 tarihi itibariyle feshedildiğini bildirdiğini, bu feshin derhal fesih niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağını, ayrıca maddi ve manevi tazminat taleplerinin de esasen haksız ve fahiş miktarda olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava olarak; karşı davalının satış sonrası garanti ve servis yükümlülüklerini ihlal etmesi, yanlış pazarlama ve fiyat politikaları uygulaması nedeniyle müvekkilinin tüketici davalarına maruz kaldığı gibi zararına satışlar yapmak zorunda kaldığını, böylece maddi zarara uğradığını ileri sürerek 300.000,00 USD maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 22.05.2025 tarihli, █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr, portföy tazminatı, uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine, karşı dava ise, asıl davanın davacısı, karşı davanın davalısı şirket tarafından yasal garanti ve satış sonrası hizmetlerin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların tahsili istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
V. SONUÇ
: Taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harçları peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen HUMK'un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 3.605,00'şer TL para cezalarının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!