Nitelikli zimmet davasında, yerel mahkemenin hatalı zamanaşımı düşme kararının bozulması ancak Yargıtay incelemesi sırasında ilaveli zamanaşımının dolmasıyla davanın düşürülmesi.
Özet: Ağır Ceza Mahkemesinin, sanıklar hakkında atılı nitelikli zimmet suçundan, suç tarihi itibarıyla henüz dolmayan dava zamanaşımı süresi gerekçesiyle kamu davalarının düşmesine karar vermesi kanuna aykırı bulunmuş, ancak Yargıtay incelemesi tarihi itibarıyla ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından ve bu durum yeniden yargılama gerektirmediğinden, Yargıtay, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararSUÇ
: ZimmetHÜKÜM
: Zamanaşımı nedeniyle düşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Sanıkların üzerlerine atılı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/2. maddelerinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunun anılan maddelerde öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla 765 sayılı Kanun'un 102/2 ve 104/2 ile 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli, 22... aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi 09.03.2000 olmakla hüküm tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi,Kanuna aykırı, katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 3 22... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.