İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, bankalarca kullandırılan ticari kredilerden doğan itirazın iptali davasında davacı bankanın borçluların yetki ve gecikme cezası itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olduğuna dair iddiaları.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın ticari kredilerden ve ticari kredili mevduatlardan kaynaklanan ödenmemiş alacaklarının tahsili amacıyla borçlu şirketler ve müteselsil kefiller aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı banka, kredi sözleşmelerinden doğan borcun ödenmemesi üzerine davalıların takibe ve borca haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalılar ise icra takibinin usulüne uygun yetkili icra dairesinde başlatılmadığını iddia ederek kendilerine karşı yapılan takibin hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır.

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; İcra Ve İflas Kanununun 50.maddesinde; “Para veya teminat borcu için takip hususunda hukuk usulü muhakemeleri kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.” şeklinde düzenlemenin mevcut olduğunu, İİK 50. Maddenin yollamasıyla HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerinin yetkili merciinin tespitinde uygulanacağını, HMK. 10. Maddesine göre de sözleşmenin ifa yerinin önem arz ettiğini, borçlular tarafından imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin yetkiye ilişkin bölümleri dikkate alındığında kesin yetkiye ilişkin bir adresin belirlenmediğini, yani münhasır yetkili olmadığını, Kanunen yetkili olduğu icra dairelerinin yanında İstanbul adliyeleri dendiğini, bu nedenle sözleşmeden doğan ve para alacağına ilişkin bir genel yetkili icra dairesinde takip başlatmanın alacaklının tasarrufunda olduğunu, bu nedenle borçlunun itirazlarının tamamının haksız ve de hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili banka ile imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında ile borçlu şirketlere kredi limiti tahsis edildiğini, bu kapsamda borçlulara büyük miktarda kredi kullandırıldığını, ... Malzemeleri İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Malzemeleri İnşaat Taahhüt Temizlik Turizm Yemekçilik Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin müşteri sıfatıyla, ..., ... ile ... 'un ise müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesi bağlamında borçluların Müvekkili bankaya karşı müştereken borçlu ve müteselsilen kefil olarak büyük miktarda borçlu olduklarını, borçlu şirketler hakkında Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı duruşmasında █████/2024 tarihinden başlamak üzere üç ay süre ile geçici mühlet kararı ve İhtiyati Tedbir Kararı verildiğini, şirketlere karşı takibe geçilemediğini, kredi sözleşmeleri çerçevesinde kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine; muaccel olan ve temerrüde düşülen borçların ödenmesi için, yasal hükümler ve sözleşmesel kabuller gereğince borçlulara kredi hesaplarının katı ile borcun ödenmesi adına Üsküdar .... Noterliğinin █████/2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, münhasır delil niteliğinde olan müvekkili banka kayıtları ile davalıların borçlu oldukları hususunun tartışmasız olduğunu, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak takibe ve borca itiraz ettiklerini, davacı banka tarafından Üsküdar ... noterliğinin █████/2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde tüm taleplerin açıkça belirtildiğini, söz konusu ihtarnamede geciken borç tutarları ile toplam alacak tutarları miktarları ve deposu istenen tutarların hepsinin açıkça ve ayrıca belirtildiğini ve talep edildiğini, yine bu tutarlar üzerinden yalnızca gecikme cezası Genel Kredi Sözleşmesine uygun olarak miktarı değişse de takip talebinde belirtilip davalı borçlulardan talep edildiğini, bu sebeple borçluların itirazlarının bu yönden de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların gecikme cezası oranına itirazlarının yersiz bir itiraz olduğunu, müvekkili banka tarafından davalıların yapmış olduğu itiraz sonucunda Türk Ticaret Kanunu m.5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince 16.08.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin 22.08.2024 tarihli oturumda davalılarla yapılan görüşmede müspet sonuç alınamaması üzerine anlaşamama tutanağı ile tamamlandığını, davalıların müvekkili bankaya borçlu olduklarını bilmelerine rağmen, sırf alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacı ile ve kötü niyetli olarak itiraz etmeleri sebebiyle; davalıların İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyalarına ilişkin tüm itirazlarının iptali ve icra takiplerinin aynen devamına, davalıların takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere Müvekkili bankaya inkâr tazminatı ödemelerine karar verilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının kabul edilemez olduğunu, öncelikle davaya konu icra takibi açısından İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün yetkili olmadığını, davalıların müvekkilinin adresinin bulunduğu yer olan ... Adliyesi Yargı alanında olması sebebiyle yetkili İcra Müdürlüğü'nün ... İcra Müdürlüğü olduğunu, icra takibinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi gereğince müvekkilinin yerleşim yerinde başlatılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde HMK madde 10 gereğince, sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceğini, bu doğrultuda TBK gereğince para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiği, davacının banka işlemlerini şubelerinin bulunduğu yerden de yürüttüğünü ve belirtilen sebepler ile İzmir Banka Alacakları icra dairesinin yetkili olduğu yönündeki iddialarının kabul edilebilir olmadığını, Genel kredi sözleşmelerinin ... Bankası ... Şubesi nezdinde imzalandığını, bu bakımından da alacaklının yerleşim yerinin ... olacağını, yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olduğu hususunun açık olduğunu, İzmir İcra Dairelerinin taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri bakımından hiçbir şekilde yetkisinin bulunmadığını, müvekkillerinin davacı bankaya hiçbir borcunun bulunmadığını, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibinde borcun tümüne, asıl alacak miktarına, gayri nakdi alacak miktarına, masrafa, gecikme cezasına, vekalet ücretine, faize ve tüm ferilerine tümüyle itiraz ettiklerini, işbu davaya konu itiraz edilen icra takibinin davacı bankanın dayanak gösterdiği Genel Kredi Sözleşmesi ve Üsküdar .... Noterliği'nin ihtarnamesine dayanılarak başlatıldığını, bu belgelerde yer alan hiçbir hususun müvekkillerinin borçlu olduğuna dayanak teşkil etmediğini, icra takibinin asıl alacak, gayri nakdi alacak, masraf ve gecikme cezası alacağına dayanılarak başlatılmış olduğunu, müvekkillerinin belirtilen alacak kalemleri bakımından hiçbir borcunun bulunmadığını, dayanak belge olarak sunulan Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde, müvekkillerinin sözleşmede kefil olarak yer aldığının görüldüğünü, Kredi sözleşmesinde Banka müşterisi olarak ... ve ...'un yetkilisi olduğunu ... Malzemeleri İnş. Taahh. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'un yetkilisi olduğu ... İnş. Malz. İnş. Taahh. Tem. Turi. Yem. Tic. ve San. Ltd. Şti.' leri bakımından 26.07.2024 tarihinde Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında adı geçen şirketlere 3 aylık geçici mühlet verilmesine karar verildiğini, geçici mühlet kararından haberdar olması akabinde haksız ve hukuka aykırı olarak, yalnızca henüz vadesi dahi gelmemiş alacağını doğrudan tahsil etme amacıyla, kötü niyetli olarak müvekkillerine başvurulduğunu, kefillerin gayri nakdi alacaklardan ve çek depo bedelinden sorumlu tutulamayacağını, asıl alacak bakımından ise borcun vadesinin gelmediğini, henüz muaccel olmadığını, davacı bankadan müvekkillerine gönderilen herhangi bir kat ihtarnamesinin bulunmadığını, ayrıca banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine “risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisinin, söz konusu alacağın mevcut olduğunu ve istenebilir olduğunu da göstermediğini, icra takibinde gayri nakdi alacakların depo edilmesinin değil tümüyle tahsilinin talep edilmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının varlığını iddia ettiği borcun muaccel olmadığını ve henüz vadesinin gelmediğini, belirtilen ihtarname sonrasında bankaya olan tüm borçların ödendiğini ancak bu tarihten sonra Haziran ve Temmuz aylarında taksit ödemelerinin yapılamadığını, bu doğrultuda müvekkili şirkete herhangi bir ihtar yapılmadığı gibi diğer kredi taksitlerinin de vadesinin gelmediğini, davacı banka tarafından kredi kullanılan şirketler bakımından konkordato geçici mühlet kararı verildiğinden kötü niyetli olarak kefillere başvurulduğunu, 40 sayfadan ibaret Genel Kredi Sözleşmesi metni ve genel işlem koşulu kullanıldığı uyarısı ve bilgilendirme başlıklı metinin müvekkilleri tarafından imzalanmadığını bildirerek davanın ve tüm taleplerinin reddine, %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin davacı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından ..., ... ve ... aleyhine 1.997.604,30 TL asıl alacak, 7.072.810,00 TL gayri nakdi alacak, 28.478,35 TL masraf, 43.597,12 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 9.136.489,77 TL takip çıkış miktarı üzerinden ilamsız takip yoluyla █████/2024 tarihinde başlatıldığı, davalı vekilinin icra dosyasındaki itiraz dilekçesinde yetkili icra müdürlüğünün ... icra müdürlüğü olduğunu bildirerek yetkiye, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu belirlenmiştir.Taraflar arasındaki takip ve davaya konu Genel Kredi Sözleşmesinin ... Bankası Aş ... Şubesi ile ... Malzemeleri İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İnşaat Malz. İnş. Taahhüt Temiz. Tur. Yemek Tic. ve San. Limited Şirketi arasında düzenlendiği, sözleşmede kefillerin ..., ... ve ... oldukları, sözleşmenin 32.2.2 maddesinde tarafların aralarındaki her türlü uyuşmazlığın çözümünde kanunen yetkili Mahkeme ve İcra Daireleri yanında İstanbul Merkez / Çağlayan Mahkeme ve İcra Dairelerinde yetkili olduğunu kabul ettikleri belirlenmiştir.Somut olayda davanın davacı tarafça davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine itirazlarının iptaline yönelik olarak açıldığı, davalı tarafın icra dosyasındaki itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itirazla birlikte yetkili İcra Müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olduğunu bildirerek İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz ettikleri, takip ve davaya dayanak genel kredi sözleşmesinin davacı bankanın ... Şubesi tarafından düzenlendiği, sözleşme tarafı şirketler ile müteselsil kefil olan davalıların adreslerinin ... olduğu, taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 32.2.2 Maddesinde kanunen yetkili Mahkeme ve İcra Dairelerinin yanında ... Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği, İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı, davacı bankanın İzmir'de şubesinin bulunmuş olmasının İzmir İcra Dairelerini yetkili kılmayacağı, bu hale göre iş bu davaya konu icra takibinin yetkili yer İcra Dairesinde başlatılmadığı nazara alındığında yetkili icra dairesinde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından iş bu itirazın iptali davasının bu nedenle usulden reddi gerektiği belirlenerek davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;1-Yetkili icra dairesinde yapılmış icra takibi bulunmadığından davanın Usulden Reddine,2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin olarak yatırılan 156.028,41 TL'den mahsubu ile bakiye 155.413,01 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-HUAK 18/A maddesi gereğince Zorunlu Arabuluculuk kapsamında 3.800,00 TL Arabuluculuk giderinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara verilmesine,5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan...e-imzalıdırÜye...e-imzalıdırÜye...e-imzalıdırKatip...e-imzalıdır