T.C. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin, hatır çeki kaynaklı menfi tespit davasında zorunlu arabuluculuk şartının dava açılmadan tamamlanmaması nedeniyle usulden ret kararı.
Özet: Bir şirketin, hatır çeki olarak verildiğini iddia ettiği bir çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin durdurulması ve ihtiyati tedbir kararı alınması talebiyle açtığı menfi tespit davasında, mahkeme, 01.09.2023 tarihinden itibaren menfi tespit davalarını da kapsayan zorunlu arabuluculuk şartının dava açılmadan önce yerine getirilmemiş olmasını temel gerekçe olarak kabul etmiştir; zira, arabuluculuk sürecinin dava açıldıktan sonra tamamlanması, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a(2) maddesi uyarınca telafi edilebilir bir eksiklik olmadığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği kanaatine varmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiDAVA
: Davacı vekili █████/2025 harç tarihli asıl dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilimiz şirketin zarara uğramaması açısından İİK md. 72 uyarınca--------- bedelli çekin hatır çeki olması nedeniyle öncelikle söz konusu çek için takibe geçilmesi ihtimaline binaen icra takibinin açılması halinde icra takibinin durdurulması için öncelikle teminatsız olmadığı takdirde uygun görülecek nakdi veya kesin kati ve süresiz banka teminat mektubu mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Müvekkilimizin keşidecisi olduğu--------şirketine hatır çeki olarak verildiğinden mütevellit müvekkilimizin davalılara söz konusu çek yönünden borçlu olmadığının tespitine, Kötü niyetli davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine, Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale saygıya arz ve talep ederiz. " denmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili -----harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilimiz şirketin zarara uğramaması açısından İİK md. 72 uyarınca-------- bedelli çekin hatır çeki olması nedeniyle öncelikle söz konusu çek için takibe geçilmesi ihtimaline binaen icra takibinin açılması halinde icra takibinin durdurulması için öncelikle teminatsız olmadığı takdirde uygun görülecek nakdi veya kesin kati ve süresiz banka teminat mektubu mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Müvekkilimizin keşidecisi olduğ--------------- şirketine hatır çeki olarak verildiğinden mütevellit müvekkilimizin davalılara söz konusu çek yönünden borçlu olmadığının tespitine, Kötü niyetli davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine, Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale saygıya arz ve talep ederiz. " denmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava menfi tespit talebine ilişkindir.7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.Ticari davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü █████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle bu fıkrada yer alan ''paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında'' ibaresi ''para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında'' şeklinde değiştirilmiştir.01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un31.maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olmuştur. Eldeki asıl ve birleşen dava 29.11.2025 tarihinde açılmıştır. Davacı tarafça 08.12.2025 arabuluculuk son tutanakları dosyaya sunulmuştur.Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115.maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki aksi bir kabulün arabuluculuk kurumunun içi boşaltacağı ve salt tamamlanması gereken şekilsel başvuru konumuna düşüreceğinden de kuşku bulunmamaktadır.Bu bilgilere göre; 7445 sayılı Kanun'un 31.madde hükmü ile TTK'nın 5/A hükmünde değişiklik yapıldığı, asıl ve birleşen davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu ve mutlak ticari dava olduğu, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda menfi tespit davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği ve 01.09.2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen dava yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmadığı sabit olmakla davaların usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Asıl Dava Yönünden Yargılama gideri;a- Peşin alınan 10.758,83 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 10.143,43 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,b-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,c-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Birleşen Dava Yönünden Yargılama gideri;a- Peşin alınan 10.758,83 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 10.143,43 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,b-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,c-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.