Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, marka başvurusu ve mevcut markalar arasındaki karıştırılma ihtimali nedeniyle reddedilen YIDK kararının iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının "... com+şekil" ibareli marka başvurusunun, davalıya ait "..." ibaresini içeren markalarla karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle Marka Dairesi Başkanlığı İtiraz ve Yeniden İnceleme Kurulu (YIDK) tarafından reddedilmesine karşılık, ilk derece mahkemesinin markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal açıdan karıştırılma tehlikesi bulunmadığına hükmederek YIDK kararını iptal etmesine yönelik davalıların yaptığı istinaf başvurusunu ele almaktadır; davalılar, "..." ibaresinin kendi tanınmış markalarının esas unsuru olduğunu ve dava konusu markanın yüksek düzeyde karıştırılmaya yol açtığını ileri sürmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: █████████ - █████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: YİDK Kararının İptaliTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 Tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin ██████████ sayılı "... com+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın reddine karar verildiğini, ancak bu karara yönelik davalı itirazının YİDK tarafından kabul edildiğini müvekkili başvurusunun reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile davalının redde mesnet markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, tek başına ayırt edicilik taşımadığını ve bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının, markaların karıştırılmasına yol açmayacağını, müvekkili başvurusunda yer verilen şekil ve görsel unsurların başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığını ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-12200 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı Şirket vekili, müvekkilinin kurye aracılığıyla parakende ürün satışı gerçekleştiren bir teknoloji platformu hizmeti sunduğunu, 2015 yılından beri Türkiye'nin 81 ilinde hizmet verdiğini, "..." markası ile online yemek siparişi verildiğini, bir çok seri markası bulunduğunu, ilgili markaların Avrupa'da ve ABD'de de faaliyete başladığını, yatırımlarının artmasıyla tanınırlığının arttığını, markalar arasında benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın "..." markasının serisi izlenimi yarattığını, marka kapsamlarının da aynı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, davacının "...+ şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının "Şekil+..." ibareli tescilli markaları arasında, her ne kadar bazı ortak ibareler yer alsa ve emtia benzerliği oluşsa da, markanın bütünselliği ilkesi gözetildiğinde biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak hedef tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, tüketicilerin bu markaları benzer olarak değerlendirilemeyeceği, taraf markalarının renk, süsleme, tasarımsal görüntü ve işaretlerin anlamı dikkate alındığında farklı olduğu, taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı, SMK'nın 6/1 maddesindeki koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2021-M-12200 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili, markaları oluşturan işaretler arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, diğer yandan markaların kapsadığı hizmetlerin yüksek düzeyde benzediğini, davaya konu marka başvurusunda diğer davalının redde mesnet markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin aynen kullanıldığını, anılan ibarenin davaya konu mallar yönünden tanımlayıcı veya tasvir edici olmadığını, bu kapsamda taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılmaya sebebiyet verecek düzeyde benzer bulunduğunu, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, "Peşin harç" ve "başvuru harcı" olmak üzere toplam 359,80 TL yargılama giderinden sadece müvekkili Kurumun sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı Şirket vekili, müvekkiline ait markalar ile davacıya ait marka başvurusunun ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, karşılaştırmaya konu markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarının esas unsurunu oluşturduğunu, buna rağmen bu ibarenin, davacı markasında aynen esas unsur olarak kullanıldığını, dava konu marka başvurusunda, "..." ibaresi dışında ayırt edici kelime unsurunun bulunmadığını, bir bütün olarak davacı markasına bakıldığı zaman ilk olarak göze çarpan unsurun "..." ibaresi olduğunu, müvekkili markaları davacı marka başvurusu arasında sınıfsal ayniyetin de bulunduğunu, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğu hususu dikkate alınmadan tesis edilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 10.06.2020 tarihinde ██████████ sayılı "... com+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 42. sınıfta hizmetlerin yer aldığı, davalı şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın reddedildiği, bu karara yönelik davalı Şirket itirazının ise YİDK'in 31.12.2021 tarih ve 2021-M-12200 sayılı kararıyla kabul edildiği ve davalı Şirketin itirazına mesnet ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ sayılı "..." asıl unsurlu markalar ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafa 01.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalılar vekillerinin istinaf itirazları gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık, başvuru ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığıdır.Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru "... com" ibaresi ile bu ibarenin üzerinde konumlandırılmış ve çatıyı andıran bir figür ile farklı renklerdeki şekil unsurlarından oluşmuştur. Bu hali ile markanın asli unsurunu "..." ibaresi oluşturmaktadır. Zira başvurudaki şekil unsurları ayırt edicilikte tali unsur konumunda olup, "..." ibaresi ise hizmetin sunulacağı yeri göstermektedir. Davacının redde mesnet alınan markalarının asli unsurlarını ise "..." ibaresi oluşturmaktadır. Buna göre redde mesnet markaların asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresinin, anlamsal bir farklılık katmayan "elim" eki ile birlikte dava konusu başvuruda kullanılması nedeniyle taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu, başvuruda yer verilen "..." ve şekil unsurunun, başvuruyu redde mesnet markalardan yeterince farklılaştırmadığı, bu hali ile taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, başvurunun, redde mesnet markaların yeni bir versiyonu gibi algılanma ihtimalinin bulunduğu ve SMK'nın 6/1. maddesinde anlamında iltibas koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.Ancak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının başvurusunun kapsamında bulunan 42. sınıf hizmetlerin tamamının, redde mesnet davalı markalarının kapsamlarında aynen yer aldığından, emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, aynı yöndeki davaya konu YİDK kararının yerinde olduğu gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Davanın REDDİNE,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-Davacının adli yardım talebinin ilk derece yargılaması sırasında kabul edildiğinden Hazine tarafından karşılanan 2.400,00.TL bilirkişi ücreti, 424,00.TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 2.824,00.TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,7-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine, 8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 150,00.TL posta masraf ve 738,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 888,00.TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine,9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),10-Davalılardan peşin olarak alınan 269,85'er.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.