İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Eksik Tasfiye Süreci Sonucu Sicilden Terkin Edilen Bir Limited Şirketin Alacaklı Talebiyle Ek Tasfiye İçin İhyası Davası.
Özet: Davacı, icra takibi ve itirazın iptali davası ile kesinleşen ödenmemiş fatura alacağının tahsili amacıyla, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ihyasını talep etmekte; tasfiyenin usulsüz kapatıldığı ve tüzel kişiliğin erken sona erdirildiği iddia edilirken, Ticaret Sicil Müdürlüğü tasfiye sürecinde mevzuata uygun hareket ettiğini ve ek tasfiye için mahkeme kararıyla yeni tasfiye memuru atanması gerektiğini savunmakta, mahkeme ise şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı ve borcu nedeniyle Türk Ticaret Kanunu 547. maddesi kapsamında ihyasının gerekip gerekmediğini değerlendirmektedir.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili tarafından ... Ltd. Şti'ne █████/2018 tarihli fatura kesildiğini, faturanın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... 17.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin borca ve yetkiye itiraz etmesi üzerine dosya .... 6.İcra Dairesinin ...esasını aldığı ve akabinde itirazın iptali davası açıldığını, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalıya gönderilen ödeme emrinin tebliği ile dosyanın kesinleştiğini, ihyası istenin şirketin █████/2023 tarihinde tüzel kişiliğinin sona erdiğini, tasfiyenin usulsüz olduğunu belirterek; ... Tic. Ltd. Şti'ne tasfiye memuru atanmasına ve şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye süresinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğu olduğunu,henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapılmış, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkil Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın niteliği gereği ”Yasal hasım” konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini ve yargılıma giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Tasfiye memuru ...'a yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.
KANITLAR VE GEREKÇE
:
Dava; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi göstermesi ile aynı yasanın 547.maddesi hükmüne dayalı ...Tic. Ltd. Şti' ihyası istemine ilişkindir.
Davacı tarafça gösterilen deliller toplanmış, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiş, ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
İhyası istenilen .... Ltd. Şti'nin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan merkez adresinin mahkememizin yargı yetkisinin bulunduğu idari sınırlar içinde kaldığı saptandığından, uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve T.T.K.nun 547/1 . maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
İhyası istenen şirketin sicil kayıtları celbedilerek incelenmiş, şirket kaydının █████/2023 tarihinde terkin edildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... 37. Noterliği'nin ... tarihli ... sayı ile tasdikli 06.12.2023 tarihli 2 sayılı Genel Kurul Kararı neticesinde sicilden terkin edilen... sicil nolu ... Ltd. Şti'nin ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için TTK 547 maddesi kapsamında şirketin ihyası istemi olduğu görülmüştür.
Tüzel kişiliği olan bir şirketinin ticaret Sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları, ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler.
Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir.
TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiş olup, TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.
Her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden icra takibi bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında devam eden işlerin yürütülmesi için şirketin ek tasfiye için yeniden ihyası ile tesciline karar vermek ve bu işlemlerini yapması için tasfiye memuru olarak ataması gerektiği anlaşılmakla dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi olan davalı Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İhyası istenen şirket 2021 yılında başlatılan icra takibinden haberdar olduğu halde usul ve yasaya aykırı şekilde tasfiyenin tamamlandığından bahisle şirketi sicilden terkin ettirmiştir. Tasfiye memuru usulsüz tasfiye nedeni ile aşağıda açıklanacak nedenlerden ötürü davacının yaptığı yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekle mesul tutulması gerektiği, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kabulü ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ...sicil nosu ile kayıtlı ... Ltd. Şti'nin ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait...esas ...karar sayılı ilamı sonrasında ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ve davanın işlemlerindeki ek tasfiyeye yönelik olarak ihyasına sicile kayıt ve ilanına,
2-Tasfiye memuru olarak Hüseyin Sarıhan'ın atanmasına ücret takdirine yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının davalı/ tasfiye memuru ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı/ tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 592,50-TL yargılama giderinin davalı/ tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafça yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!