Marka hükümsüzlüğü ve tecavüzün mevcut olmadığının tespiti davasında, gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescil iddialarının davacının ilk kullanım ispat edememesi nedeniyle reddi.
Özet: Bu hukuki süreçte, davacı, davalı adına tescilli bir markanın hükümsüzlüğünü, markanın gerçek sahibinin kendisi olduğunu ve kendi kullanımlarının tecavüz teşkil etmediğini iddia ederken, davalı markanın kendisine ait olduğunu savunmuştur; bilirkişi raporu, davacının davalıdan önce markayı ticari olarak kullandığını veya kötü niyetli tescil olduğunu ispatlayamadığını, aksine davalının marka kullanımlarının daha erken tarihlerde başladığını tespit ederek, davacının gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescile dayalı hükümsüzlük taleplerinin koşullarının oluşmadığını belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, davalı adına tescilli olan --------ibareli markanın gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu savunduğu, Davacı, bu markanın hükümsüzlüğünü talep etmekte ve ayrıca davacı tarafından yapılan kullanımların davalının marka hakkına tecavüz etmediğinin tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı, -------- kurduğunu ve kanalın isminin de ---- olduğunu belirtmişti Ayrıca, davalı, markadaki ---- de kendisine ait olduğunu ifade ettiği Davalı, davacının -----yılında Instagram üzerinden bu ismi kullanmaya başladığını iddia etmekte ve marka isminin kendisine ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E
: Dava, Davalı adına tescilli ------ markanın gerçek hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlüğü ve mevcut davacı kullanımlarının davalı markasına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespiti taleplidirMahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Dava dilekçesi ekinde yer alan ------ başlıklı belge ise her ne kadar dava konusu marka ve logoya ilişkin ise de, adi yazılı olması nedeniyle kullanıma dair bir ispat da göstermemesi nedeniyle dikkate alınmamıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemelerde, davalının cevap süresi geçtikten sonra sunmuş olduğu dilekçesinin kabulü halinde, davalının dava konusu markayı en erken----- tarihinde kullandığının tespiti nedeniyle, davacının kendisine ait fikri mülkiyet hakkı nedeniyle SMK'nun 6/6'ncı maddesine göre hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemelerde, davalının cevap süresi geçtikten sonra sunmuş olduğu dilekçesinin kabulü halinde, davalının dava konusu markayı en erken ----tarihinde kullandığının tespiti nedeniyle, kötü niyetli tescile ilişkin başka bir bilgi ve belge de bulunmadığından SMK'nun 6/9'uncu maddesindeki kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı yönünde raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalıya ait --------ibareli markanın gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğü, davacı kullanımlarının marka hakkına tecavüz etmediğinin tespitine ilişkin olup, davalı tarafından bu markayı ilk kullananın kendisi olduğu iddiasıyla davanın reddini talep ettiği, taraflarca sunulan tüm deliller toplandıktan sonra aldırılan bilirkişi raporunda hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, davacının davaya konu ------ Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından tescilsiz olarak yapılan kullanımların da sağcı gazete ve şekil bakımından hem mahkememiz tarafından incelenen görseller hem de bilirkişi heyetine göre benzer olduğu, kullanımların da yine yayın hizmetleri haber ajansı hizmetleri alanında benzer olarak kullanıldığı, buna göre taraflarca gerçek hak sahipliği iddiası yönünden ilk kullanımın kimin tarafından yapıldığı yönünde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacıya ait ------- tarihinde oluşturulduğu, hesaptan yapılan paylaşımın ilk olarak----tarihinde yapıldığı, davacının ------ tarihinde yapıldığı, yine davacıya ait olan ------ yılında oluşturulduğu fakat ilk paylaşımın ----- tarihinde yapıldığı, davacıya ait diğer sosyal medya hesaplarında ise ---- tarihinden önce yapılan herhangi bir paylaşımın tespit edilemediği, davalıya ait ---- tarihinde oluşturulduğu, davalıya ait -------oluşturulduğu ve ilk paylaşımın da bu tarihte yapıldığı, bilirkişi raporuna göre davacı tarafından davalıdan daha önceki tarihte davaya konu markayı markasal olarak kullandığına dair herhangi bir yazılı ispat vasıtası sunulmadığı, bilirkişi raporuna göre davalının ilk marka kullanımı sayılacak paylaşımların ---- tarihinde olduğu, davacının ise ilk marka paylaşımlarının-----tarihli olduğu, her ne kadar davacı tarafça ---- hesabında ilk paylaşımın --- tarihinde yapıldığı iddia edilmiş ise de bilişim bilirkişisine göre söz konusu hesabın kullanıcı adının ----------şeklinde olduğu daha sonra kullanıcı adının değiştirildiği, sağcıgazeteyedek şeklinde olduğu, kullanıcı adı değişimi nedeniyle yapılan o paylaşımın sağcı gazete markasal paylaşım olarak kabul edilemeyeceğinin tespit edildiği, davacının gerçek hak sahipliğini ispatlayamadığı yine kötü niyetli tescil bakımından ise davacının davalıdan önce markayı kullandığını ispat edememesi karşısında davacının mevcut delil durumuna göre markayı ilk ihdas eden kişi olduğu, bu nedenle kötü niyetli tescilden bahsedilemeyeceği, bu şekilde SMK 6/3 ve 6/9. Maddeleri uyarınca talep edilen hükümsüzlük taleplerinin reddine, tecavüz olmadığının tespiti yönündeki talepler bakımından ise davacının tescilli marka sahibi olduğu, marka tecilini 2023 yılında başladığı fakat tescilsiz marka kullanımını 2021 yılına dayandığı, bu nedenle davacının , davalı markasının tescilinden sonra davacı markasına benzer şekildeki kullanımlarının davacıya SMK kapsamında sağlanan tecavüz eylemlerine karşı koruma sağladığı davacının bu marka üzerindeki gerçek hak sahipliğini ispat edemediği, bu nedenle marka tescilinden sonraki kullanımların SMK kapsamında davacı markasına benzer olması halinde tecavüz teşkil edeceği anlaşıldığından tecavüz teşkil etmediği yönündeki davacı taleplerinin de reddine karar verilerek neticeten davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Davanın REDDİNE,1-Eksik alınan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,2-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,3-Hükümsüzlük yönünden
: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,4-Marka hakkına tecavüz olmadığının tespiti yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025