İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde sigorta şirketinin uluslararası karayolu taşımacılığında hasar gören cam emtiası için taşıyıcıya karşı açtığı rücuen tazminat davası ve kusur oranları.
Özet: Bir sigorta şirketinin, uluslararası karayolu taşımacılığı sırasında hasar gören cam emtiası için sigortalısına yaptığı ödemeyi, taşıyıcıdan rücuen talep ettiği tazminat davasında; bilirkişi raporunda CMR Konvansiyonu uyarınca taşıyıcının varış yerindeki hasardan sorumlu olduğu, ancak yükleme ve istifleme kusurları nedeniyle göndericinin %75, denetim eksikliği nedeniyle taşıyıcının ise %25 oranında müterafik kusurlu bulunduğu, toplam hasarın 5.536,58 EUR olduğu ve taşıyıcının CMRdeki sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanabileceği tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Anonim Şirketine ait cam emteasının davalı şirketin taşıyıcısı olduğu nakliye esnasında hasara uğradığını, meydana gelen hasar sebebiyle 5.448,98 euro hasar tazminatının tespit edildiğini, bu yüzden müvekkili şirket sigortalısına 5.448,98 euro ödeme yapıldığını, davalının hukuken sorumlu olduğunu, davalı şirkete yapılan rücu taleplerinin neticesiz kaldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, 5.448,98 euro tazminatın ödeme tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları olduğunu, söz konusu taşımanın 29.09.2023 tarihinde gerçekleştiğini, bu yüzden 1 yıllık süreyi geçtikten sonra davanın açıldığını, bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, somut olayda herhangi bir temlikten bahsedilemeyeceğini, bu yüzden aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, ilgili hasarın istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklandığını, müvekkilinin ilgili hasarda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın ... Sigorta Anonim Şirketine ihbar taleplerinin olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca davalının cevap dilekçesinde talep ettiği ihbarın kabulüne karar verilmiş ve ... Sigorta Anonim Şirketine dava dilekçesi ve duruşma zaptı tebliğ edilerek ihbar edilmiştir.Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1- Davaya konu taşımacılık; Türkiye - Bulgaristan arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaıa ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği,2- Davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varıldığı, hasarın meydana gelme sebepleri yükleme ve istiflemeye izafe edilebildiği ölçüde müterafik kusur değerlendirmesi yapılabileceği,Davaya konu hasarda; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan göndericinin asli kusurlu, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen taşıyıcıların tali kusurlu olduğu kanaatine varıldıTaktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere meydana gelen kısmi hasarda müterafik kusur oranları; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan asli kusurlu göndericinin %75 oranında, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen tali kusurlu taşıyıcıların %25 oranında müterafik kusurlu oldukları kanaatine varıldığı,3- Heyetimizce Toplam hasar bedelinin 5.573,98 EUR olarak hesaplandığı,Hasarlanan cam emtiası için sovtaj bedelinin 37,40 EUR olarak belirlendiği,Toplam hasar bedeli olarak; 5.573,98 EUR - 37,40 EUR: 5.536,58 EUR olarak belirlendiği,4- Dava konusu yurtdışı karayolu taşıma işinde hasar ihbarının, CMR Konvansiyonuna göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı,5- Sayın Mahkemenin davalı taşıma şirketini tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; davaya konu taşımacılık işinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının “taşıyıcının sinirli sorumluluk” ilkesinden yararlanabileceği kanaatine varılmakla beraber taşımacılık faaliyetinde kısmen hasarlanan hasarlı olarak tespit edilen 198 plaka / 1.429,56 m2 cam emtiasının 13.752,00 kg ağırlığında olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarının 138.164,66 EUR olduğu, davaya konu hasar için hazırlanan ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarının 5.448,98 EUR olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı; ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarından daha yüksek olduğu, bu nedenle; somut olayda sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığı kanaatine varıldığı6- Sayın Mahkemenin heyetimizce tespit edilen (göndericinin 675 oranında asli kusurlu ve taşıyıcının 9025 oranında tali kusurlu) müterafik kusur oranlarını taktir. Etmesi durumunda; davalı taşıma firmasının ödeyeceği tazminat tutarı:Heyetimizce belirlenen toplam tazminat tutarı 5.536,58 EUR**425: 1.384,15 EUR olarak hesaplanıp Sayın Mahkemenin taktirine sunulduğu,7- CMR Konvansiyonu madde 27/1 hükmü gereği; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı 22.08.2024 tarihinden itibaren 905 faiz uygulayabileceği kanaatine varıldığı,8- Somut olayda yükün alıcıya teslimi ile davaya konu taşımacılık için davacı sigorta şirketi tarafından açılan dava tarihi arasında bir yıldan daha fazla süre olduğu tespit edildiğinden davacının taşıma şirketine tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğradığı, davacı tarafından tazminat talebi için açılan dava tarihinin zaman aşımı süresi içinde açılmamış olduğu kanaatine varıldığı,CMR Konvansiyonunda; tazminat için dava açma süresi CMR 32/l1-a hükmüne göre bir yıl olarak hüküm altına alınmıştır. CMR Konvansiyonu hükümlerinde arabuluculuk gibi bir detay bulunmadığı (arabuluculuk görüşmelerinde geçen süre dikkate alındığında yükün alıcıya teslimi ile davaya konu taşımacılık için davacı sigorta şirketi tarafından açılan dava tarihi arasında bir yıldan daha az süre olduğu), bu nedenle; davaya konu tazminat için davacı sigorta firması tarafından açılan tazminat davasının zaman aşımına girip girmediğinin tamamen Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Sayın Mahkeme EK görevlendirmesi gereği, KÖK rapora vaki beyan ve itirazlar incelenmiş ve değerlendirilmiş olup; nihai takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere, KÖK rapor sonuç ve kanaatimi değiştirmeyi gerektirir yeni bir değerlendirme sonucuna ulaşılmamıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; taşıma sözleşmesi kapsamında, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde; dıavacı şirkete ... no'lu Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... A.Ş.'ye ait Cam emteası, davalı şirketin taşıyıcı olduğu Türkiye'den Bulgaristan'a yapıları nakliyesi esnasında hasara uğradığını, sözkonusu emtiada meydana gelen hasar sebebiyle; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 22.08.2024 tarihinde 5.448,98.-EURO hasar tazminatı ödendiğini, davalının , taşınan emtiaada oluşan hasar nedeniyle meydana zarardan CMR ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre taşıyıcı sıfatıyla hukuken sorumlu olduğunu beyan etmiş ve rücuen tazminat isteminde bilinmiştir.Davalı davaya cevap dilekçesinde; davaya konu taşımanın 29.09.2023 tarihinde gerçekleşmiş olup davanın 22.10.2024 tarihinde açıldığını, dava 1 yıl içinde açılmadığından zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, dava konusu edilen eşyanın hasara uğramasının sadece istifleme ve ambalajlama kifayetsizliğinden kaynaklandığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi uyarınca rücu davasının açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, zararın sigorta poliçesi kapsamında bulunması ve sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması, sigortalının da zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Dosya kapsamından, sigortalı ... Anonim Şirketi ile davacı arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiği, meydana gelen zararın bu poliçe kapsamında kaldığı, davacının, sigortalısına ödeme yaptığı ve sigortalının, zarar sorumlusuna karşı dava hakkının olduğu anlaşıldığından, davacının işbu davada aktif husumet ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir.Öncelikli davalının zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; TTK m. 1188 de yer alan hak düşürücü sürenin doğup doğmadığı incelendiğinde TTK m. 1188 'de " Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer.(2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer.(4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." hükmü bulunmaktadır.CMR Konvansiyonunda yapılan taşımacılıklarda taşıma faaliyeti sırasında meydana gelen hasar, kayıp ve geç teslimlerle ilgili dava açma süresi hüküm altına alınmıştır.CMR Konvansiyonu -Madde 321. Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir.Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar:a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren,b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde,c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir. " şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.Somut olayda; dosya arasındaki belgeler ve bilirkişi raporundan; Emtia, 29.09.2023 tarihinde, ... plakalı nakliye aracına sigortalı firmanın İstanbul’daki tesisinden yüklenerek, ... A.Ş. adlı nakliyeci firma sorumluluğunda Bulgaristan’a sevk edilmiş olup, nakliye aracı, 11.10.2023 tarihinde, alıcı firmanın Bulgaristan’daki tesisine varmış olup, emtianın buraya tahliyesi esnasında yapılan kontrollerde 198 plaka camın dorse içerisinde hasarlandığı, 19.10.2023 tarihinde TBTZM-74 Referans Kodu ile Şişecam tarafından hazırlanan yazıda; sevkiyatın başarılı bir şekilde teslim edilmediğinin ve kırık cam miktarının araç plakaları da bildirilerek davalıya bildirildiğine ilişkin evrak mevcuttur.Dosyada mevcut bulunan ve dava dışı firma tarafından davalıya mail yolu ile iletildiği bildirilen bu belge ile sevkiyat numarası, vasıta numarası ve hasarlı ürün miktarından da bahsedilemek suretiyle davalıya bildirimde bulunulduğu belirtilmektedir. Bu evrakın mail ile davalıya gönderildiği iddia edildiğinden tebliğine ilişkin bir evraka rastlanmamıştır. Ancak dosya arasındaki belgelerden yükün alıcısına █████/2023 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; yükün alıcıya teslim tarihi : 11.10.2023 tarihi olduğundan bu tarihte süre işlemeye başlamıştır. Bu süreden sonra 1 yıllık sürenin dolduğu tarih █████/2024 tarihidir. Ancak davacı taraf hak düşürücü süre içerisinde █████/2024 tarihinde arabululucuya başvurmuş ve █████/2024 tarihinde arabuluculuk süreci sona ermiştir. Arabuluculuk süreci devam ettiği mmüddetçe sürelere duracağından, arabuluculuğun bittiği tarih ile davanın açılma tarihi olan █████/2024 tarihi dikkate alındığında huzurdaki davanın süresinde açıldığının kabulü gerekmiştir.Dosya kapsamında taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, alanında uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.Dosya kapsamında alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan █████/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle █████/2025 tarihli raporda özetle; " 1- Davaya konu taşımacılık; Türkiye - Bulgaristan arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaına ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği,2- Davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varıldığı, hasarın meydana gelme sebepleri yükleme ve istiflemeye izafe edilebildiği ölçüde müterafik kusur değerlendirmesi yapılabileceği,Davaya konu hasarda; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan göndericinin asli kusurlu, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen taşıyıcıların tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,Taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere meydana gelen kısmi hasarda müterafik kusur oranları; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan asli kusurlu göndericinin %75 oranında, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen tali kusurlu taşıyıcıların %25 oranında müterafik kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, kusurlu oldukları kanaatine varıldığı,3- Heyetimizce Toplam hasar bedelinin 5.573,98 EUR olarak hesaplandığı,Hasarlanan cam emtiası için sovtaj bedelinin 37,40 EUR olarak belirlendiği,Toplam hasar bedeli olarak; 5.573,98 EUR – 37,40 EUR: 5.536,58 EUR olarak belirlendiği,4- Dava konusu yurtdışı karayolu taşıma işinde hasar ihbarının, CMR Konvansiyonuna göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı,5- Sayın Mahkemenin davalı taşıma şirketini tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; davaya konu taşımacılık işinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” ilkesinden yararlanabileceği kanaatine varılmakla beraber taşımacılık faaliyetinde kısmen hasarlanan hasarlı olarak tespit edilen 198 plaka / 1.429,56 m² cam emtiasının 13.752,00 kg ağırlığında olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarının 138.164,66 EUR olduğu, davaya konu hasar için hazırlanan ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarının 5.448,98 EUR olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı; ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarından daha yüksek olduğu, bu nedenle; somut olayda sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığı kanaatine varıldığı,6- Sayın Mahkemenin heyetimizce tespit edilen (göndericinin %75 oranında asli kusurlu ve taşıyıcının %25 oranında tali kusurlu) müterafik kusur oranlarını taktir etmesi durumunda; davalı taşıma firmasının ödeyeceği tazminat tutarı:Heyetimizce belirlenen toplam tazminat tutarı 5.536,58 EUR*%25: 1.384,15 EUR olarak hesaplanıp Sayın Mahkemenin taktirine sunulduğu,7- CMR Konvansiyonu madde 27/1 hükmü gereği; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı 22.08.2024 tarihinden itibaren %5 faiz uygulayabileceği kanaatine varıldığı, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.Mahkememizce tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda " Kara yolu ile CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşımacılıklarda araç yükleme, indirme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme faaliyetlerinin sorumluluğunu düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.Bu nedenle; araç yükleme, indirme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme faaliyetlerinin sorumluluğu TTK – 4. Kitap hükümlerine göre yapılmıştır.Bu konuda düzenleme TTK – 4. Kitap 863. madde ile yapılmış olup ilgili maddede hem aracı yükleyen, indiren, araç içi istiflemeyi ve sabitlemeyi yapan gönderici firmaya hem de bu yükü taşıyan taşıma firmasına sorumluluk vermiştir.Kara yolu ile yapılan taşımacılıklarda genel piyasa uygulaması; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitlemeyi yapan gönderici/gönderici adına bu işi yapan kişilerin asıl sorumlu olduğu, bu faaliyetleri denetleyip uygun ambalajlama ve uygun araç içi istifleme/sabitleme yapılmaması durumunda bunu taşıma senedine şerh düşmeyen taşıma firmasının tali kusurlu olduğu yönündedir.CMR Konvansiyonunda yapılan taşımacılıklar için genellikle taşıma firması tarafından düzenlenen CMR Taşıma Senedinde matbu olarak yazılan “Aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajlamadan meydana gelebilecek hasarlardan ... A.Ş sorumlu değildir” uyarısının genel bir uygulama olduğu kanaatine varılmıştır. Taşıma firması tarafından taşınacak yükün ambalajına, araç içi istifleme veya araç içi sabitlemenin kara yolu taşımacılığı için uygun olmadığı kanaatine varılıp durumun CMR Taşıma Senedine şerh olarak düşülmesi durumunda; uygunsuzluk şerhi düşülen CMR Taşıma Senedine gönderici veya gönderici adına bu işlemleri yapan firmanın da imzasının alınması gerekmektedir.Taktiri tamamen Sayın mahkemeye ait olmak üzere araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitlemenin kara yolu taşıması için uygun olmadığına dair CMR Taşıma Senedine şerh düşüp bu CMR Taşıma Senedini de gönderici firmaya imzalatmayan taşıyıcının da sorumlu olduğu kanaatimizi muhafaza etmekteyiz.IV – SONUÇ
:Sayın Mahkeme EK görevlendirmesi gereği, KÖK rapora vaki beyan ve itirazlar incelenmiş ve değerlendirilmiş olup; nihai takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere, KÖK rapor sonuç ve kanaatimi değiştirmeyi gerektirir yeni bir değerlendirme sonucuna ulaşılmamıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.Dosyamız ile emsal mahiyetteki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi ████████ E., █████████ K. Sayılı kararında " Somut olayda da hasar, yükleme ve istifleme/sabitlemeden kaynaklandığından, davalı taşıyıcı meydana gelen hasardan sorumlu değildir. O halde, İlk derece mahkemesinin aynı yöndeki değerlendirmesi ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak bu halde dahi taşıyıcının, yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturacaktır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarih, █████████ E., █████████ K. sayılı ilamında da benzer yönde değerlendirmeler yapılmıştır. Somut olayda da, ilk derece mahkemesince bu hususun dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları haklı bulunmuştur.Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davaya konusu hasarın, yükleme ve istifleme/sabitlemeden kaynaklandığı, yüklemenin ve boşaltmanın da davacının sigortalısına ait bulunduğu, dolayısıyla CMR'nin 17/4-c maddesi kapsamında davalının meydana gelen hasardan sorumlu olmadığı, bununla birlikte davalının da yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğün ihlalinin davalı taşıyıcı bakımından müterafik kusur teşkil ettiği belirlendikten sonra davalının kusur oranın değerlendirilmesi gerekmektedir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ile detaylı gerekçeli denetim ve hükme elverişli bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket nezdinde sigortalı dava dışı şirketin, Bulgaristan'da mukim dava dışı firmaya ihraç ettiği emtianın davalı şirket tarafından sevkiyatının gerçekleştiği esnada hasara uğradığı, hasar bedelinin sigorta sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı firmaya ödendiği, bu nedenle TTK 1472 maddesi gereği davacının halefiyet rücu hakkı oluştuğu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporundan ve tüm dosya kapsamından davaya konu hasarda; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan göndericinin asli kusurlu, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen taşıyıcıların tali- müterafik kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davalı tarafça her ne kadar taşıma senedine“Aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajlamadan meydana gelebilecek hasarlardan ... A.Ş sorumlu değildir” şeklinde şerh düşüldüğü gerekçesi ile sorumlu olunmadığı iddia edilmiş ise de ; taşıma firması tarafından taşınacak yükün ambalajına, araç içi istifleme veya araç içi sabitlemenin kara yolu taşımacılığı için uygun olmadığını kontrol etme yükümlülüğününü bulunduğu ve bu yükümlülüğü ihlal ettiğinden müterafik kusurlu olduğu kanaatine varıldığından bilirkişi raporunda yer alan kusur değerlendirilmesi mahkememizce de uygun bulunmakla davacının açmış olduğu davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulanmasına göre de haksız fiillerde zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür. Somut olayda da, sigortalı emtiada meydana gelen hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyerek TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olan davacı, TBK'nın 99. maddesi uyarınca ödediği yabancı paranın aynen tahsilini veya anılan miktarın vade ya da fiili ödeme günündeki rayicine göre Türk Parası ile ödenmesini haksız fiil sorumlusu davalıdan sorumluluğu oranında isteyebilecektir. Davacının dava dilekçesi içeriğinden 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca tercih hakkını yabancı para üzerinden tahsil olarak kullandığı da gözetildiğinde, mahkememizce talep doğrultusunda yabancı para üzerinden tahsil hükmü kurulmuştur.Öte yandan, CMR'nin 27. maddesi “Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir, yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar.” hükmünü haizdir. Dosya kapsamında her ne kadar dava dışı kişi tarafından hasarın davalıya bildirimine ilişkin belge sunulmuş ise de; bu belgenin mail yolu ile gönderildiği ve tebliğine ilişkin belge bulunmadığından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ E., █████████ K. Sayılı kararı) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 1.384,15 EURO'nun, dava tarihinden itibaren, CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranını geçmemek üzere EURO cinsinden bir yıllık mevduata Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki satış kuru değerine göre hesaplanacak TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.515,43 TL harçtan peşin alınan 3.459,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 55,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.3- Davacı tarafından yatırılan 3.459,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,6- Davacı tarafça yapılan 488,40 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 170,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.658,40 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 2.961,47 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,7- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,8 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 914,47 TL'sinin davalıdan, 2.685,53 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...Hakim ...