Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sıfır araçta garanti kapsamında ortaya çıkan gizli ayıp (yağ eksiltme) nedeniyle değişim veya bedel indirimi talep edilen, zamanaşımı savunmalı alacak davası.
Özet: Davacı, 2020 yılında satın aldığı ve garantisi devam eden sıfır aracında 2022den itibaren başlayan aşırı yağ eksiltme problemi yaşadığını, yetkili servislerin bu sorunu defalarca başvurmasına rağmen gideremediğini, aracın uzun süreler serviste kalmasına rağmen arızanın devam ettiğini belirterek, araçtaki sorunun gizli ayıp olduğunu iddia etmekte ve ayıpsız misliyle değişimini, mümkün olmazsa ayıp oranında bedel indirimi ile birlikte faiz talep etmektedir; davalı satıcı ise, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve herhangi bir kusur ya da hilesi olmadığını savunarak taleplerin reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 27.07.2020 tarihinde davalılardan .... Motorlu Araçlar'ın üreticisi olduğu diğer davalı ..... Motorlu Araçlar'ın ise satıcısı olduğu .... Şase numaralı .... Motor numaralı .... isimli 0 km aracı satın aldığını, davalılar tarafından müvekkiline satılan aracın 3 yıl garantisi olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin bu süreçte aracın tüm periyodik bakımlarını ve harici arızlarını yine davalılardan Renault maisce yetkilendirilen ..... Otomotiv .... Şubesinde ve yine davalı .... Otomotiv .... şubesinde yaptırdığını, ancak henüz garanti süresi dolmadan 2022 yılının Ağustos-Eylül aylarında müvekkilinin aracının yağ eksilttiği şikayetiyle yetkili servislerden olan .... Otomotiv ..... Şubesine başvurduğunu, yetkili servis tarafından sorunun buji ile ilgili olabileceği belirtilerek buji değişimi yapıldığını ve sorunun giderildiği söylenmişse de müvekkilinin kısa süre içerisinde aynı sorunla karşılaştığını, bu nedenle her iki yetkili servise de başvurduğunu ve yetkili servis tarafından yine aracın motoruna yağ eklenip belirli bir süre bindikten sonra kontrol edelim denilerek aracın servis kaydı dahi yapılmadan servisten çıkartıldığını, bu süreçte müvekkilinin aynı sorunu yaşamaya devam ettiğini, sürekli olarak davalı .... Otomotiv .... ve dava dışı .... Otomotiv .... Şubesine başvurmasına rağmen yetkili servisler tarafından sorunun çözülemediğini ve sorunun çözülmesi için çaba da harcanmadığını, sorunun tespiti ve giderilmesi için müvekkilinin aracının defalarca ve uzun süreler boyunca serviste kalmasına rağmen aynı sorunu yaşamaya devam ettiğini, sorun ile ilgili yetkili servisler tarafından üretici firmaya bilgi verilip verilmediği ve üretici firma tarafından arıza tespiti yapılıp yapılamadığını bilemedikleri gibi yetkili servis tarafından müvekkilinin yaptığı servis girişlerinin de kayıt altına alınıp alınmadığının bilinmediğini, 14.02.2022 tarihinde araca yapılan periyodik bakımda araçta 1 litre yağ eksik olduğunun saptandığını ve ilk fırsatta yapılması gerekenler kısmına araçta yağ eksik olduğu not edilerek 08.04.2022 tarihine randevu verildiğini, davaya konu aracın yaklaşık 1.5 - 2 yıl bu şekilde servis tarafından yağ eklenerek kullanıldıktan sonra en son 22.12.2023 tarihinde müvekkilinin araç ile yolda kaldığını ve aracı çekici ile servise götürmek zorunda kaldığını, bunun üzerine yeniden yağ dolumu yapılmışsa da henüz çok geçmeden 25.03.2024 tarihinde müvekkilinin yine yolda kaldığını ve yine çekici ile servise gittiğini ve yine aracın yağ eksilttiğinin saptandığını, müvekkilinin aracı satın aldığında gerekli dikkat ve özeni göstererek incelemesini yaptığını fakat araçta bir problem görmediğini, araçtaki bu ayıpları müvekkilinin önceden fark etmesinin imkânı olmadığını, araçtaki ayıp kullanım esnasında da ortaya çıkacak cinsten/kullanım kaynaklı olmayıp gizli ayıp olduğunu, gizli ayıp, alıcıdan beklenecek ölçüdeki olağan gözden geçirme ve muayeneyle ortaya çıkmayan ayıp olduğunu, satıcının malı teslimle yükümlü olduğu gibi belirtilen niteliklerde ve ayıpsız olarak teslim etmekle de yükümlü olduğunu, davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle müvekkiline gizli ayıplı olarak satılan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde müvekkiline satılan aracın ayıplı kabul edilerek ayıp oranında indirim yapılarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin aracın satın alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ..... Motorlu Araçlar Alım Satım Tic. A.ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .... Motorlu Araçlar Alım Satım Tic. A.Ş.'nin yetkili bayisi olduğunu, tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 12. Maddesinde Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava konusu aracın müvekkili şirketten 29.07.2020 tarihinde satın alındığını, iddia olunan dava konusu olayda müvekkili şirketin kusur ya da hilesi bulunmamakta olup, dava konusu talep ve iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4.maddesi uyarınca tüketici alım satımlarında satılan maldaki ayıp açık ayıp niteliğinde ise, malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde; gizli ayıp niteliğinde ise, 2 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal, yani dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede, ihbar edilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde aracının 2022 yılının Ağustos-Eylül aylarında yağ eksiltme şikayetiyle dava dışı yetkili servis olan ..... Otomotiv Bahçeşehir şubesine başvurduğunu iddia etmiş ise de davacı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, taraflarına ilk kez davacının iddiasından 1,5 yıl sonra 22.12.2023 tarihinde yağ eksiltme şikayetiyle başvurulduğunu, dolayısıyla satıcıyı hemen haberdar etmeyen alıcının, sonradan ayıp nedeniyle satıcıya karşı herhangi bir talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirketten 29.07.2020 tarihinde 2020 model .... marka ..... model sıfır aracı ayıptan ari, hasarsız ve çalışır vaziyette satın alındığını, malın ayıplı sayılması için objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması, maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içermesi gerektiğini, dava konusu araçta ise mevzuatta tanımlanan anlamda bir ayıp bulunmamakla beraber araç niteliksel ve niceliksel vasıflarında maddi, hukuki veya ekonomik bir eksiklik taşımadığını, davacının dava dilekçesinde dava konusu aracın yağ eksiltme sorunu ile yetkili servise gittiğini belirttiğini ve aracın yağ eksiltme sorununun üretim kaynaklı gizli ayıplı olduğunu iddia ettiğini, davacının öne sürdüğü arıza ile ilgili herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını ve aracı 93.753 kilometreye kadar kullanmaya devam ettiğini, sadece bu durumun bile davacı talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu, davacının aracı 29.07.2020 tarihinde müvekkili şirketten satın almış olmasına rağmen aracın 93.753 km kadar bakım ve onarımlarını müvekkili şirket yetkili servisinde yaptırmadığını, aracın bakım ve onarımlarını dava dışı yetkili servis ..... Yetkili Servisinde yaptırdığının kayıtlardan anlaşıldığını, davacının ilk olarak 97.753 km'de ve aracın garanti süresi dolduktan sonra yani 30.11.2023 tarihinde "araçta yağ eksiltiyor" şikayetiyle müvekkili şirket yetkili servisine çekici yardımıyla geldiğini, yapılan kontroller sonucunda araçta oluşan yağ eksikliğinin normal toleransta olduğunun görüldüğünü, müşteri memnuniyeti kapsamında distribütör firma olan davalı ..... A.Ş. ile iletişime geçilerek araçta ücretsiz yağ değişimi ve motor yağı filtre değişimi yapıldığını, ayrıca çekici ücretinin de davacıdan talep edilmeyerek müşteri hizmetleri bütçesinden karşılandığını, bu onarım sonrası davacıya aracında herhangi bir yağ eksiltme olup olmadığının net tespiti için her 1.000 km' de bir ve toplamda 3 kere kontrol için yetkili servise gelmesi talep edildiğini, zira distribütör firma olan davalı .....'in kullanım kitapçığında 1.000 km için 0,5 litre yağ eksiltmesi normal kabul edilmekte olup 0,5 lt üzerinde bir eksilme olduğu takdirde bir sorunun varlığından söz edilebileceğini, ancak davacının aracını iyi niyetten uzak olarak yaklaşık 2,5 ay sonra 12.02.2024 tarihinde ve 100.328 km de yani onarım yapıldıktan 6.575 km yol yaptıktan sonra yeniden yağ eksiltme şikayetiyle müvekkili şirket yetkili servisine geldiğini, yapılan kontroller sonucunda aracın yeniden onarımlarının yapıldığını ve aracın davacıya sorunsuz, çalışır ve tam vaziyette teslim edildiğini, akabinde davacının yeniden 06.03.2024 tarihinde, bu defa farklı bir şikayetle "arıza ışıkları yanıyor" şikayetiyle müvekkili şirket yetkili servisine çekici yardımıyla geldiğini, yapılan kapsamlı kontroller sonucu araçta herhangi bir arıza tespit edilmediğini ve tüm kontroller yapıldıktan sonra aracı davacıya yeniden sorunsuz çalışır bir vaziyette teslim edildiğini, ayrıca iyi niyet ve müşteri memnuniyeti kapsamında çekici bedeli ..... tarafından karşılanarak davacıdan herhangi bir bedel yine talep edilmediğini, içten yanmalı motorda yağ tüketimini, yanma sürecinin sonucunda tüketilen yağ miktarı olarak tanımlamanın mümkün olduğunu, yağlama işlemi sırasında yağın bir kısmının yanmaya katıldığını, içten yanmalı motorlarda bir miktar yağın yanmasının normal karşılandığını, bununla birlikte motor içi sıcaklıkların yüksek olmasının yağ buharlaşma oranını da arttırdığını, buharlaşan yağ çevre normları nedeni ile atmosfere salınmayıp, turbo arkasından tekrar emme manifolduna verilip yanma çevrimine katıldığını, dış koşulların, sürüş şeklinin ve yapım toleranslarının yağ tüketimi üzerinde doğrudan etkileri olduğunu, özellikle günümüz motorlarında düşük hacimli motorlardan daha yüksek güç elde edilmek istendiğinden daha fazla zorlandığını, bu nedenle de eski teknoloji motorlara göre daha fazla motor yağı silindirde benzine karışarak yandığını, bunu bir arıza olarak değerlendirmemek gerektiğini, motorlardan istenen performansa bağlı olarak yağ tüketim değerlerinin değişkenlik gösterebildiğini, dava konusu araçta bulunan motorun cc'si itibariyle günümüz motorları için normalin üzerinde bir güç ürettiğini, bu nedenle bu motorun normalden daha fazla ısınmakta olduğunu ve yağ tüketiminin de 1600 cc gücü düşük motorlara göre biraz daha fazla yağ tükettiğini, ancak bu tüketim değerlerinin üreticinin öngördüğü değerler olduğunu ve bir arıza belirtmediğini, kullanım bakım el kitabında da yazdığı gibi 1000 km de 500 ml’yi geçen bir yağ tüketimi oluşur ise müşterinin servise başvurması yani bir problem olduğu anlamına geldiğini, oysa davacının aracındaki yağ tüketiminin bu değerlerin altında olduğunu ve arıza durumunun söz konusu olmadığını, davacı kanunun kendisine sunduğu seçimlik haklardan ücretsiz onarım hakkını kullanmış olup bu nedenle muhatabın artık sözleşmeden dönme hakkını veya ayıp oranında indirim hakkını kullanmasının da mümkün olmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir problem bulunmamakta olup ayıbın söz konusu olmadığını, onarıma onay vererek sorunu çözülen davacının seçimlik haklarından “misli ile değişim” isteme hakkının olmadığını, davacı tarafından araçta meydan gelen arızalar gerekçesiyle aracın kullanılamadığı, aracın aylarca serviste kaldığını iddia ettiğini ancak bu iddiasını ispatlayan herhangi bir somut ve yazılı delilin dava dosyasına sunulmadığını, davacı şirkete ait aracın ilgili arıza şikayeti ile sadece 3 kez yetkili servise geldiğini, davaya konu aracın son servis ziyaretinde ise yetkili servis tarafından araçta hiçbir arıza bulunmadığını, davaya konu aracın 29.07.2020 tarihinden itibaren dört yılı aşkın süredir davacı yeddinde halen kullanılmakta olduğu gözetildiğinde, somut olayda aracın nasıl ve hangi şartlar altında kullanıldığının da değerlendirilmesi gerektiğini, davacıya müvekkili şirketçe gereken özen gösterilerek, müşteri memnuniyeti çerçevesinde yardımcı olunmaya çalışıldığını, müşterinin araçla ilgili tüm endişelerinin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini, sonuçta müvekkili şirketin Türkiye’de yaygın satış ağı olan, köklü bir otomobil firmasının bayiliğini yaptığını, müvekkili şirket tarafından muhataba karşı ayıplı herhangi bir hizmette bulunulmadığı gibi ayıplı araç satışının da gerçekleştirilmediğini, sonuç olarak davacının iddia ve taleplerinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığı gibi iyi niyetli olarak görülmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının aracın misli ile değişim talebiyle belirsiz/kısmi/terditli dava açamayacağından dolayı usulden reddine, davanın görev yönünden reddine, davanın zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan reddine, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, davanın bayii olması nedeniyle husumet yokluğundan reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu aracın üreticisi veya satıcısı müvekkili şirket olmadığını, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, davaya konu edilen aracın ticari nitelikte olduğu ve ticari amaçla kullanıldığının açık ve net olduğunu, davacının aracı teslim alırken muayene ederek teslim aldığını, araçta herhangi bir arıza olmadığını, aracın çalışır durumda olduğunu ve talebine uygun olduğunu açıkça kabul ettiğini, araçların Bakanlık onaylı tüketiciye satış öncesi "Uygunluk Belgesi" alındığını, aracın müşteriye teslim edilmeden önce hiçbir işlem görmediğinin açıkça ortada olduğunu, davacının araçta var oldu4ğunu iddia ettiği gizli olmayan ayıpların aracın teslim tarihinde de var olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davaya konu aracın ayıpsız, hasarsız, çalışır durumda ve davacının talebine uygun şekilde teslim edilmiş olup davacının buna ilişkin imzasının mevcut olduğunu, araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, tekrarlayan bir arıza-gizli ayıp-üretim hatası söz konusu olmadığını, araçlarda bir miktar yağ eksilmesinin normal olduğunu, motor verimimin arttırılması ve yakıt sarfiyatının azaltılması amacıyla motor çalışma sıcaklığının yüksek olmasından ortaya çıktığını, eksilme, yüksek çalışma sıcaklığı sonucu yağın buharlaşması nedendi ile oluştuğunu, bir araçta dış koşulların, sürüş şeklinin ve yapım toleranslarının yağ tüketimi üzerinde doğrudan etkileri olduğunu, özellikle günümüz motorlarında düşük hacimli motorlardan daha yüksek güç elde edilmek istendiğinden daha fazla zorlanmakta olduğunu, bu nedenle de eski teknoloji motorlara göre daha fazla motor yağı silindirde benzine karışarak yanmakta olduğunu ve bunun bir arıza olmadığını, aracın kaza geçirip geçirmediği, yetkili servisleri olmayan yerlerde işlem görüp görmediğinin bilinmediğini, şirket adına kayıtlı bir aracın kazaya karışma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, bu nedenlerle haksız, usule ve hukuka aykırı davanın usulden reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması durumunda ise esastan küllen reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, araçtaki ayıp nedeniyle aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde ayıp oranında indirim yapılması istemine ilişkindir.Dava konusu araçta ayıp olup olmadığı, aracın üretimden kaynaklı gizli ayıp kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davalıların sorumlu olup olmadıkları, TBK'nun 227. Maddesine göre seçimlik haklarını kullanıp kullanamayacağı, ayıp bedeli noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplıysa TBK'nun 227. Maddesi kapsamında hangi seçimlik hakkın kullanılmasının uygun olacağı konusunda rapor düzenlenmek üzere dosyanın bilirkişilere teslim edildiği, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda; dava konusu aracın motorundaki yağ eksiltme problemi nedeni ile belirli zamanlarda yetkili servise geldiği anlaşılmakla birlikte, ancak aracın 1.000 km'de kaç litre yağ eksilttiğinin dosya içeriğinden saptanmasının mümkün olmadığı, aracın kullanım kilometresi ve servis kayıtları dikkate alındığında araçtaki bu sorunun üretimden kaynaklı bir problem ya da gizli ayıplı olarak değerlendirmesinin mümkün olmadığı, davacının davalılardan talep edebileceği bir bedelin olmadığı tespit edilmiştir.6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 227. Maddesine göre;“Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.”HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; ayıp iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu hususun ispatlanamadığı, alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 2.200,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı .... Motorlu Araçlar Alım Satım Ticaret Anonim Şirketi tarafından sarf edilen10,00TL'nin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip .....¸e-imzalıdırHakim ....¸e-imzalıdır