Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirket yöneticilerinin usulsüz para transferleri ve hileli kayıtlarla şirketi 51 milyon TLnin üzerinde zarara uğratmasından kaynaklanan tazminat davasını ele alıyor.
Özet: Bu dava, davacı şirketin eski yöneticileri olan davalıların, şirketin karar ve icra organlarını kontrol ettikleri dönemde, şirketin kasasını kendi kasaları gibi kullanarak, usulsüz işlemlerle şirket dışına para çıkardıkları ve özellikle 1.200.000 USDlik döviz alımında 1.080.000 USDlik kısmın şirkete intikal etmemesine rağmen hileli kayıtlar yaparak şirketi zarara uğrattıkları iddiasıyla açtığı bir tazminat davasıdır; davalılar ise zamanaşımı ve tedbirli yönetici özenini gösterdikleri savunmasıyla davanın reddini talep etmekte olup, bilirkişi raporları ve incelenen şirket defterleri, ilgili belgeler neticesinde şirket aktifinden çıkan bu tutar nedeniyle oluşan zararın dava tarihi itibarıyla 1.507.692,24 USDye, TL karşılığının ise 51.564.732,94 TLye ulaştığını tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025DAVA
: Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: davalıların █████/2016 yılına kadar müvekkili şirketin karar ve icra organlarını hem ortak hem yönetici sıfatıyla kontrol ettiklerini, davalıların kendi aralarında sürekli para transferleri yaptıkları, birlikte hareket ettikleri hususunun bilirkişi raporları ve Masak raporları ile tespit edildiğini, davalıların müvekkil şirketin kasasını kendi kasaları gibi kullandıkları, usulsüz işlemlerle şirket dışına para çıkardıkları, birbirleriyle ve şirketle nakit alışverişlerinin olduğu, bir tanesinin de işbu dava konusu ... şirketi meselesi olduğunu, müvekkili şirketi temsilen ... Döviz’den 1.200.000 USD döviz satın aldıklarını, bunun 120.00 USD kısmını şirkete teslim ettiklerini, kalan 1.080.000 USD kısmın ise şirkete intikal etmediğini, ... Döviz tarafından müvekkili şirkete gönderilen ihtarname cevabında dövizlerin dava dışı ... tarafından teslim alındığını öğrendiklerini, dava dışı ...’a karşı İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esasına kayıtlı olarak 1.080.000 SD’nin karşılığının müvekkiline iadesi için dava açtıklarını, davanın kabulü ile 5.005.692 TL’nin yasal faiziyle birlikte müvekkili şirkete verilmesine hükmedildiğini, devam eden süreçte █████/2023 tarihinde alınan özel amaçlı yeminli mali müşavirlik raporu ile 1.080.000 USD için kasaya konulmuş gibi hileli kayıt yapıldığı, bu tutarın kasaya konulmadığı, ortakların yöneticilerin haberinin olmadan bu işlemin yapılmasının mümkün olmadığı, şirketin bu işlem sebebiyle rapor tarihi itibariyle zararının 1.517.140,66 USD olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.080.000,00 USD tutarındaki meblağdan şimdilik 100 USD belirsiz alacak davası olarak █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, faizi aşan munzam zarar yönünden şimdilik 100 USD’nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilleri hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından İstanbul ....Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, ceza dosyasının istinaf incelemesinde olduğunu, müvekkillerinin tedbirli bir yönetici özeniyle hareket ettiğini, şirket yönetim kurulu üyelerinin ibra edilip edilmediğinin de araştırılmasının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Davanın, anonim şirket yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davası olduğu, uyuşmazlığın; davalılar hakkında alınmış ibra kararı bulunup bulunmadığı, davalılar tarafından şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, şirket yöneticisinin sorumluluğu koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hükmedilebilecek tazminat miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dosyanın 2 kişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile dosya kapsamı, taraf ticari defter ve belgeleri ile İstanbul ....Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya kapsamında alınan raporlar incelenmek suretiyle uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ... ve Hukukçu Prof. Dr. ...nın █████/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından ibraz edilen 2013-2014-2016 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığını, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinin Mahkemenin takdirlerinde olduğunu, yapılan incelemeler neticesinde, davaya konu olayda davalıların 21.12.2016 tarihine kadar davacı şirketin karar ve icra organlarını hem ortak hem de yönetici sıfatıyla kontrol ettiklerini, davacı şirketin 2016 yılı defter kayıtları, banka transfer belgeleri ve USD kasa hesabı incelendiğinde; ... A.Ş.'den alınan 1.200.000 USD'nin tamamının kasa hesabına işlendiğini, fakat yalnızca 120.000 USD'sinin banka hesaplarına iade edildiğini, kalan 1.080.000 USD'nin ise şirkete intikal etmediğini, bu kapsamda, ilgili tutarın davacı şirket aktifinden çıkarılması nedeniyle oluşan zararın dava tarihi olan 24.10.2024 itibariyle 427.692,24 USD faizle birlikte toplam 1.507.692,24 USD'ye ulaştığını, bu tutarın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 24.10.2024 tarihli döviz alış kuru olan 34,2011 TL/USD baz alınarak hesaplandığında, şirketin toplam zararının 51.564.732,94-TL olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket ticari sicil kayıtları, Genel Kurul Kararları incelendiğinde, şirketin 23.06.2016 tarihinde yapılan genel kurulunda yönetim kurulunun “Davalılar ... (Münferiden Yetkili / Yönetim Kurulu Üyesi), ... (Münferiden Yetkili /Yönetim Kurulu Üyesi), ...(Münferiden Yetkili / Yönetim Kurulu Başkanı),... (Münferiden Yetkili / Yönetim Kurulu Başkan Vekili) ve ... (Münferiden Yetkili / Yönetim Kurulu Üyesi)” şeklinde oluştuğu, seçilen yönetim kurulu üyelerinin tamamının 3 yıl süre için şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olarak atandıklarının tespit edildiğini, 21.12.2016 itibarı ile ise TMSF kayyumlarının yönetime atandığını, davalılar bakımından sorumluluk şartlarının (zarar, hukuka aykırılık, illiyet bağı, kusur) gerçekleştiğini, davalıların sorumluluğu bakımından zamanaşımı süresinin dolmadığını, 2013, 2014 ve 2016 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantı tutanaklarına dava dosyasında rastlanmadığından bahse konu yıllara dair ibraya ilişkin bir değerlendirme yapılamadığı şeklinde görüş sunmuşlardır.Davacı vekili █████/2025 tarihli dava değerinin belirlenmesi dilekçesi ile; Dava değerini 1.080.000,00-USD'ye yükselttiğini bildirmiştir.TTK'nun 553/1.maddesi "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri taktirde hem şirkete hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur."TTK'nun 555/1 maddesi "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler" şeklinde düzenlenmiştir.6102 sayılı TTK'nın 557/1.maddesinde; birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her birinin, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zararın şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı,6102 sayılı TTK'nın 558/2.maddesinde; şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararının, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldıracağı, diğer pay sahiplerinin dava haklarının ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşeceği, düzenlemeleri yer almaktadır.Bilindiği üzere, yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Bir başka deyişle, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracaktır. Şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davası açma hakkını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesi gereğince; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecektir.Somut uyuşmazlıkta, davalılar █████/2016 tarihine kadar davacı şirketin karar ve icra organlarında hem ortak, hem de yönetici sıfatındadır. Davacı şirketin 2016 yılı defter kayıtları, banka transfer belgeleri ve USD kasa hesabı incelendiğinde ... AŞ'den alınan 1.200.000 USD'nin tamamının kasa hesabına işlendiği, fakat yalnızca 120.000 USD'sinin banka hesaplarına iade edildiği, kalan 1.080.000 USD'nin ise şirkete intikal etmediği sabittir. Bu kapsamda ilgili tutarın şirket aktifinden çıkarılmış olması nedeniyle oluşan zarar bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle 51.564.732,94 TL olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte haksız fiil tarihi itibariyle zarar miktarının tespiti gerekmekte olup, haksız fiil tarihi olan █████/2016 tarihi itibariyle zarar miktarı 3.544.668,00 TL'dir. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile dava konusu olaya ilişkin olarak davacı tarafından şirket ortağı ...'a açılan dava neticesinde davanın kabulü ile 5.005.692 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ve kısmen tahsilat yapılmıştır. Bu sebeplerle mahkememizce açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 3.544.668,00-TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan İstanbul ... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan tutarla tahsilde tekerrür yaratmayacak şekilde tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,-Davalıların zamanaşımı itirazlarının REDDİNE,-3.544.668,00-TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan İstanbul ... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan tutarla tahsilde tekerrür yaratmayacak şekilde tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,1-Alınması gereken 242.136,28-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 241.708,68-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA,2-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri olan 855,20-TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 502.806,84-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,5-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 31.045,00-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir KAYDINA,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. █████/2025Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır