İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bir un fabrikasının sel sonucu oluşan hasarına ilişkin sigorta tazminat davasının Yargıtayın bozma ilamı sonrası yeniden yargılamaya konu edilmesi.
Özet: Bir un fabrikası sahibinin sel nedeniyle buğday stoklarında oluşan hasarın sigorta şirketi tarafından tazmini talebiyle açtığı davada, yerel mahkemenin kısmen kabul ve tazminat ödenmesi yönündeki ilk kararı, Yargıtay tarafından bozulmuştur; Yargıtay bozma ilamında, yerel mahkemenin, önceki bozma kararında belirtilen sigortalı depoların alabileceği buğday miktarları göz önünde bulundurularak zarar hesabının yapılması gerektiği yönündeki talimatı yanlış yorumladığı ve bu nedenle hükme esas aldığı bilirkişi raporlarının hatalı olduğu belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2014
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili █████/2012 tarihli dava dilekçesinde; Müvekkilinin maliki olduğu un fabrikasının davalı şirket nezdinde...tarihinde ... poliçe numaralı yangın sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, yağan yağmur nedeniyle oluşan taşkın neticesinde fabrika deposundaki buğdayların hasarlandığını, hasar miktarının 5.094.193,44 TL olduğunu belirterek 5.094.193,44 TL hasar bedelinin, 23.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından davaya verilen cevap dilekçesinde; Sigortalanan işyerinde sel hadisesinin meydana gelmediğinin açık olduğunu, gerçekten bir zarar var ise de bunun emtianın nem oranının ve dolayısıyla kızışmanın artması ile gerçekleştiğini, Yangın Sigortası Poliçe Genel Şartları’nın A.4.4. maddesi uyarınca bu şekilde meydana gelen hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu, su basması olayının gerçekten yaşandığı kabul edilse dahi davacı sigorta ettirenin Yangın Sigortası Poliçe Genel Şartları’nın B.1/1.2 uyarınca gerekli kurtarma ve yardım önlemlerini almadığını ve bu yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bunun yanı sıra Yangın Sigortası Poliçe Genel Şartları’nın B.1/1.7 maddesinde yer alan araştırma ve inceleme yapılmasına izin verme yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacının incelenen ticari defterlerindeki kayıtlara göre hasarın meydana geldiği ana kadar 5.797.863,32TL'lik ürünün mevcut olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyasından alınan █████/2012 tarihli bilirkişi raporunda; hasara konu fiili emtianın değerinin 2.112.878,66 TL olarak belirlendiği, eksper raporunda da bu değerin alındığı, █████/2013 tarihli bilirkişi raporunda da bu hesaplamadan hareket edildiği, kurtarılan 40 ton buğdayın bu hesaplamaya dahil edilmediği, olay sonrası sele maruz fiili emtia için depodaki ürün miktarının 7.450.287 kg ve hasar gören ürün miktarının 3.084.494,4 kg olup, 0,6850 TL'den 2.112.878,66 TL'lik üründe hasar meydana geldiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasındaki tespite göre büyük depo için 6.145.542 kg, küçük depo için 1.304.745 kg olmak üzere toplam 7.450.287 kg üründen hasar gören buğdayın 3.084.494,4 kg olduğu, 40 ton buğdayın kurtarıldığının davacının kabulünde olduğu, bu tutarın talep edilmediği, 40 tonluk emtia bedelinin de hesaplamaya dahil edilmediği, hasarın oluştuğu binanın konumuna göre yol tarafından gelecek bir akışın yapının içine doğrudan girebileceği ve sel gibi büyük akışlarda yapıların düz bir alanda olması nedeniyle herhangi bir şekilde engellenmesinin mümkün olmadığı, yol tarafından araç girişi yapılan kapı tarafından sel suyunun yükselmesi halinde duvarlardan yükselen suyun iç kısma geçebileceği, bu noktada yapıların sel felaketi karşısında duvarlarının daha yüksek olması, kapı girişinin yol tarafından kapatılarak yan tarafa alınması halinde kısmen engellenebileceği, ancak un fabrikasına araçların girişlerinin sağlanabilmesi için önden kapı olması gerektiği, bu durumda yüzey sularının kapıdan her zaman girmesinin beklenebileceği, binanın yapısı ile ilgili olarak sigortalı davacının zararın ortaya çıkmasının önlenmesi için gerekli özeni göstermediğinin söylenemeyeceği, kendisine yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, bilirkişilerin son ve ek raporlarıyla anlaşıldığından rapor doğrultusunda; Davanın kısmen kabulüne, 2.008.696,17 TL tazminatın █████/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya avans olarak ödenen 1.004.348,08 TL'nin infazda nazara alınarak toplam alacak miktarından düşülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, mahkememizce verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Esas, ... karar sayılı █████/2022 tarihli ilamı ile bozulmakla, mahkememizin ████████ Esasına kaydı yapılmış ve açık yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi başkanlığının ... esas, ... karar sayılı bozma ilamında; ".. Dava, işyeri sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin önceki bozma ilamında, tespit dosyasında alınan █████/2012 tarihli bilirkişi raporunun, davacıya ait sigortalı depoların alabileceği buğday miktarlarına ilişkin belirlemeler bakımından göz önünde bulundurulup zarar hesabının yapılması gereğine değinilmiştir. Bozmaya uyan mahkeme tarafından alınıp hükme esas kabul edilen, bilirkişi heyetinin █████/2019 tarihli kök ve █████/2021 tarihli ek raporlarında, bozma ilamı yanlış yorumlanmak suretiyle zarar miktarı konusunda görüş bildirildiği görülmektedir. Zira; davaya konu su baskını olayının gerçekleşmesinden 8 gün sonra mahallinde yapılan incelemelere ilişkin tespit dosyasında alınan █████/2012 tarihli raporda, alttan gelen su ve bu suyun etkisiyle gerçekleşen nem-terleme sonucu kızışmaya maruz kalan depolardaki buğdayların alt ve üst bölümlerinden olmak üzere bozulduğu; halihazırda bozulmuş buğday miktarının 3.084.494,40 kg. olduğu ve orta kısımlarda sağlam buğdayların bulunduğu; ancak hemen ıslah ve nakil yapılmaması halinde zararın artabileceği hususları tespit edildikten sonra, iki depodaki toplam buğday miktarının 7.450.287,00 kg. olduğu tespit edilmiştir. Davacının iki deposundaki buğdayların 40 tonluk kısmı olayın hemen sonrasında (█████/2012 tarihli rapora esas tespitin yapılmasından önce) davacının çabalarıyla kurtarılmış olmasına rağmen, miktarın fazlalığı ve ıslah-nakil çalışmasının süre bakımından mümkün olmayışı nedeniyle, tespitteki raporda fiilen saptanmış tüm buğdayın bozulup █████/2012 tarihinde ... Odası gözetiminde imha edildiği de dosya kapsamıyla sabittir. Bu itibarla; fiilen hasar görmüş buğday miktarının hesaplanması gerektiğinin bozma ilamında belirtildiği şeklinde yanlış yoruma dayanarak, 3.084.494,40 kg. Buğday için hesaplamanın yapıldığı rapor, hatalı tespitler içerdiğinden hükme esas alınabilecek nitelikte değildir. Açıklanan nedenlerle; davacının fiili olarak zarar gören emtia miktarının 7.450.287,00 kg. olduğuna ilişkin █████/2012 tarihli tespit bilirkişi raporundaki miktar üzerinden zarar hesabının yapılması ve poliçedeki su baskını hasarları için öngörülen % 2 (50.000 Euro'yu geçmemek kaydıyla) muafiyet oranı dahilinde indirim yapılarak davacının talep edebileceği hasar bedelinin saptanması için rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Dairemizin önceki bozma ilamında, davacının uzun yıllardır su baskınına maruz kalan işyeri için su tahliye sistemlerinin yeterli olup olmadığı konusunun detaylı biçimde irdelenmesiyle, hesap edilecek zarar tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmeyeceğinin hükümde tartışılması gereğine vurgu yapılmıştır. Sigortalı işyerinin su tahliye sistemlerinin yeterli olup olmadığı bakımından alınıp hükme esas kabul edilen █████/2019 tarihli kök ve █████/2021 tarihli ek raporda; 85 cm yükseklikteki ön duvarı aşıp depolara dolan suyun miktarı dikkate alındığında, suyun tahliyesine ilişkin yerdeki mazgalların bu yoğunluktaki suyu tutmasının beklenemeyeceği; ancak 1 metre derinlikte hendeğe sahip bir sistemin bu tür su baskınlarını kısmen engelleyebileceği, bu tür derin mazgal sisteminin nadir uygulamalar olduğu ve genelde 25-30 cm derinlikte mazgalların kullanıldığı; tüm bu sebeplerle de su tahliye sistemi bakımından davacıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı şeklinde görüş bildirildiği görülmektedir.
Davacının müterafik kusuru bulunmadığını kabulün gerekçesi yapılan bilirkişi heyet raporunda dahi, 1 metre derinliği olan üstü mazgallarla kapatılmış su tahliye sisteminin, davaya konu su baskını tarzı olaylarda kısmen etkili olabileceği belirtilmiş olmasına rağmen, davacının müterafik kusuru bulunmadığına dair mahkeme kabulü, olayın özelliklerine uygun düşmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; kısmen de olsa sigortalı emtianın bulunduğu depolara su girişini engelleyecek bir tahliye sisteminin, girecek su miktarını ve dolayısıyla da ıslanacak buğday miktarını azaltacağı; ıslanan buğday miktarının azalmasının da oluşacak nem ve terleme sonucu kızışmayla bozulacak emtia miktarını düşüreceği ve emtianın kurtarılması imkanının artacağı hususları dikkate alındığında, dava konusu olaydan 6 yıl öncesine dayanan dönemde 4 kez aynı nitelikteki su baskınları nedeniyle emtiası zarar gören tacir davacının müterafik kusuru bulunduğu kabul edilip, tazminattan hakkaniyete uygun oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmadan tazminata karar verilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir. .." şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı kapsamında dosyanın önceki bilirkişilere tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti ek raporunda; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş dosyasında alınan █████/2012 tarihli bilirkişi raporunda yer alan depolara ilişkin depo taban alanı ve depolarda yer alan buğday yüksekliği esas alınarak depoların teknik depolama kapasitesi hesaplandığını, tespit öncesi kurtarılan 40 ton dahil 7.490.287 kg ve bedeli 7.490.287 kg x 0.685 TL =5.130.846.595 TL olduğunu, iki depodaki toplam buğday miktarı = 6.145.542 kg +1.304.745 kg =7.450.287,00 kg (40 ton hariç), iki depodaki toplam imha edilen buğday miktarı = 2.993.982 kg +501.825 kg =3.495.805,00 kg, hasarlı buğday tutarı = 3.084.494,4 kğ x 0.685 TL =2.112.878,66 TL, 07.08.2011 tarihi itibariyle kur karşılığı üzerinden hesaplanan 122.735 TL olarak poliçede belirlenen muafiyet tenzili ve 15.387,20 TL imha bedelinin ilavesi ile; 2.112.878,66+15.387,20 =2.128.265,86 -122735=2.005.530,86 TL (Tazmin yükümlülüğü) hasar bedelinin hesaplandığını, iki depodaki toplam buğday miktarı = 6.145.542 kg + 1.304.745 kg = 7.450.287,00 kg bedeli = 7.450.287,00 x 0.685 = 5.103.446,595-TL muafiyet tenzili = 122.735,00-TL, iki depodaki muafiyet tenzilli toplam buğday bedeli = 4.980.098,20-TL , iki depodaki imha bedeli dahil toplam buğday bedeli = 4.996.098,20 TL olduğu kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, Yargıtay bozma ilamı kapsamında davacıya ait iki depodaki toplam buğday miktarının 7.450.287,00 kg olduğu, 40 tonluk kısmın olayın hemen sonrasında davacı tarafından kurtarılmış olmasına rağmen miktarın fazlalığı ve ıslah çalışmasının süre bakımından mümkün olmayışı nedeniyle tüm buğdayın bozulduğu, █████/2012 tarihinde Ziraat odası gözetiminde imha edildiği, davacının fiili olarak zarar gören emtia miktarının 7.450.287,00 kg olduğu, hasar tarihi itibariyle ... buğday birim fiyatının 685 kuruş olarak belirlendiği, 7.450.287,00 kg buğdayın 0,685 kuruş ile çarpılması sonucunda davacının 5.103.446,59-TL zararının oluştuğu, bu zarardan %2 oranında muafiyet tenzili olan 50.000 EURO'nun düşülmesi gerektiği, █████/2011 tarihi itibariyle kur karşılığı üzerinden hesaplanan 122.735,00-TL poliçede belirlenen muafiyet tenzilinin düşülmesi ile toplam buğday bedelinin 4.980.711,00-TL olduğu, buğdayların imha bedeli olan 15.387,20-TL 'nin de ilavesi ile davacının iki deposundaki toplam buğday bedelinin 4.496.098,20-TL olduğu, sigortalı emtianın bulunduğu depolara su girişini engelleyecek bir tahliye sisteminin, girecek su miktarını ve ıslanacak buğday miktarını azaltacağı; ıslanan buğday miktarının azalmasının da oluşacak nem ve terleme sonucu kızışmayla bozulacak emtia miktarını düşüreceği ve emtianın kurtarılması imkanının artacağı, dava konusu olaydan 6 yıl öncesine dayanan dönemde de 4 kez aynı nitelikteki su baskınları nedeniyle emtiası zarar gören tacir davacının gerekli önlemi almadığı, zararın artmasına neden olduğu, bu sebeple müterafik kusuru bulunduğu, talep edebileceği 4.996.098,20-TL' tazminatta %20 oranında (4.996.098,20-TL * %20 = 999.219,64-TL)'nin düşümü sonucunda davacının zararının 3.996.878,56-TL olduğu, hüküm vermeye elverişli denetime açık █████/2025 tarihli son bilirkişi ek raporundan anlaşıldığından, Davanın kısmen kabulüne, 3.996.878,56-TL tazminatın █████/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya avans olarak ödenen 1.004.348,08-TL'nin infazda nazara alınarak toplam alacak miktarından düşülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın kısmen kabulüne, 3.996.878,56-TL tazminatın █████/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya avans olarak ödenen 1.004.348,08-TL'nin infazda nazara alınarak toplam alacak miktarından düşülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen 273.026,77-TL karar harcından, peşin alınan 75.648,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 197.377,97-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 75.648,80-TL harç ile toplam 29.298,55-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 22.987,49-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 950,00-TL yargılama giderinin, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 204,63-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 463.750,28-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 165.624,08-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 15 günlük sürede temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!