Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ele alınan, mobilya siparişinde ayıplı ve geç teslimat nedeniyle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin dava.
Özet: Davacı, davalıya sipariş ettiği koltukların vaat edilenden daha geç ve ayıplı olarak teslim edilmesi üzerine sözleşmeden dönerek, ödenen bedelin iadesi, temerrüt faizini aşan menfi/müspet zararının tazmini veya ürünün ayıpsız misli ile değiştirilmesi gibi taleplerde bulunmuş; davalının savunma sunmadığı davada mahkeme, taraflar arasındaki imalat niteliğindeki istisna sözleşmesi kapsamında davalının işi tam ve gereği gibi ifa etmeyerek ayıplı teslim gerçekleştirmesi nedeniyle davacının uğradığı zararlardan sorumlu olduğuna ve sözleşmenin haklı feshi sonucu oluşan tüm zararların davalıdan tahsil edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
:müvekkilinin davalıya Ocak-Şuat 2023 döneminde toplam 8 adet koltuk/sandalye siparişi verdiğini, ürünlerin 2 ay sonra tamamlanacağı belirtilmesine rağmen 4 ayda ve üstelik ayıplı olarak teslim edildiğini, ayıp nedeni ile sözleşmeden dönüldüğünü belirterek ödenen bedelin iadesi talep edildiğini, B.çekmece ..... Noterliği’nin 04.08.2023 tarihli ..... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, ancak cevap alınamadığını izah edilen nedenlerle 10.000TL Mobilya satış bedelinin iadesine, temerrüd faizini aşan bir zarar nedeniyle 1.000TL menfi /müspet zararın ödenmesine, bunun mümkün olmaması halinde mobilyanın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi veya satış bedelinden indirim yapılmasına, bedel iadesinde veya satış bedelinden indirim halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı maddi zararların tazmini istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 8 adet sandalye siparişi verildiği, toplam 45.000 TL ödeme yapıldığı, ürünlerin geç teslim edildiği ve imalat kaynaklı gizli ayıplar içerdiğinin belirtildiği, davacının ayıp nedeniyle uğradığı zarar miktarı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Davalı, davacının talep ettiği sandalyelerin yapılması ve teslimi işini belirli bir ücret karşılığında, bağımsız olarak üstlendiğinden taraflar arasındaki sözleşme, istisna sözleşmesidir (TBK. m. 470). Davacı taraf, davalının üstlenmiş olduğu işleri tam ve gereği gibi zamanında yerine getirmediğini iddia etmekte ve uğradığı zararları talep etmektedir. İstisna sözleşmesinde ayıplı ifa halinde iş sahibinin haklarını düzenleyen TBK. m. 475 hükmüne göre: “Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.TBK. m. 475 hükmü, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanma imkanı olan iş sahibine sözleşmeden dönme, ücretin indirilmesi, eserin tamiri ve tazminat talebi haklarını sağlamaktadır. Davacının doğan zararlar nedeniyle genel hükümlere göre de tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacının yukarıda anılan ayıplı ifadan kaynaklanan haklarını kullanabilmesi için ispat kuralı gereği, ayıplı ifanın varlığını ve bu ifadan kaynaklanan zararın miktarını geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği açıktır. Davalının üstlenmiş olduğu inşaat işini gereği gibi yerine getirmediği, bir takım yapıların bulunduğu tespit edildiğinden, ayıplı ifa nedeniyle tespit edilen zararların davacıya ödenmesi gerektiği açıktır.Sözleşmeye aykırılık nedeniyle borçlunun sorumluluğuna ilişkin TBK. m. 112 hükmüne göre: “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”. Yine TBK. m. 114 hükmüne göre: “Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır”. Görüldüğü üzere anılan yasa hükümleri gereği, sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi sonucu, oluşan bütün zararların, müsbet ve menfi zarar kapsamında, davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği açıktır.Menfi zarar, uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifa etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olup, menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Y. 15. HD.nin E. █████████, K. █████████ sayı ve 24.5.2004 tarihli kararı). Menfi zarar kapsamına; sözleşme yapılmasına güvenilerek başka bir sözleşme fırsatının kaçırılmasından doğan zarar, sözleşme giderleri, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zarar ve dava masrafları girer (Y. 15. HD.nin E. █████████, K. █████████ sayı ve 24.5.2004 tarihli kararı).Müspet zarar (olumlu zarar); sözleşme nedeniyle mal varlığında artışı beklenen meblağın, sözleşmenin haksız feshinden ötürü mal varlığına girmemesinden kaynaklanan zarardır. Müspet zarar; alacaklının gereği gibi ve vaktinde olan ifaya taalluk eden menfaatine tekabül eder. Yani borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark, müspet zararı oluşturur.Dolayısıyla davacının ayıplı ifa nedeniyle oluşan zararlarını isteyebileceği açıktır.Sözleşmeden dönme, sözleşmeye geçmişe etkili olarak sona erdirme hakkını ifade eder. Taraflar sözleşmeden dönme hakkını sözleşmede düzenleyebilir. Sözleşmede buna ilişkin bir düzenleme yoksa, TBK genel hükümlerde sözleşmeden dönme, alacaklıdan kaynaklanan nedenlerle borçlunun borcunu ifa edememesinin alacaklı temerrüdü (TBK m. 106-110) ve alacaklı yüzünden borcun ifa edilemediği diğer hallerden (TBK m. 111) kaynaklanması halinde borçlunun başvurabileceği bir yoldur. Ayrıca tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun ifa güçsüzlüğü nedeniyle ifanın tehlikeye düşmesi halinde TBK m. 98’de ve borçlunun temerrüdü halinde TBK m. 125/ f. 3) alacaklıya tanınmış bir haktır. Borçlunun sözleşmeden dönme hakkı ise alacaklının temerrüdü halinde söz konusudur (TBK m. 110 ve m. 111). Sözleşmeden dönmenin sonuçları sadece borçlu temerrüdüne ilişkin TBK m. 125/ f. 3 hükmünde düzenlemiş olup, buradaki hükümlerin niteliğine ters düşmedikçe diğer sözleşmeden dönme hallerinde de uygulanır.Somut olayda; davacı taraf davalıya Ocak-Şubat 2023 döneminde toplam 8 adet koltuk/sandalye siparişi verdiğini, ürünlerin 2 ay sonra tamamlanacağı belirtilmesine rağmen 4 ayda ve üstelik ayıplı olarak teslim edildiğini ifade etmektedir. Davacı sözleşme konusu ürünlerdeki ayıp nedeni ile sözleşmeden döndüğünü belirterek ödenen bedelin iadesi talep etmektedir. Bu kapsamda davacı B.çekmece .... Noterliği’nin 04.08.2023 tarihli ..... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide ettiğini, ancak cevap alamadığını belirtmiştir.Davacı tarafın sözleşme uyarınca ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği ancak davalı tarafın ürün tesliminde temerrüde düştüğü ve ürünleri ayıplı teslim ettiği tespit edilmiştir. Davacı tarafın durumu tespit eden dönme hakkını kullandığını beyan ettiği ihtarnameye bir dönüş olmadığı, bu şartlar altında davacının dönme hakkını kullanmasının şartlarının oluştuğu ve sözleşmenin geçmişe etkili olarak sona erdiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte ibraz edilen sipariş formu, fatura kayıtları ve mali belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya 8 adet sandalye siparişi verildiği, toplam 45.000 TL ödeme yapıldığı, ürünlerin geç teslim edildiği ve imalat kaynaklı gizli ayıplar içerdiği tespit edilmiştir. Bilirkişiler tarafından yerinde yapılan teknik incelemede 8 sandalyenin tamamında yapısal zayıflık olduğu, 4 adedinin kırıldığı, kalan 4 adedinde ise aşırı esneme bulunduğu ve bu durumun ileride kırılmaya sebep olacağı değerlendirilmiştir. Ürünlerdeki ayıpların, ahşap sırtlık kalınlığının yetersiz olması, destekleyici parçaların bulunmaması ve yanlış yapıştırma teknikleri kullanılması gibi imalat hatalarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, tüm ürünlerde imalat kaynaklı gizli ayıp bulunduğu, söz konusu sandalyelerin dava tarihi itibariyle piyasa bedelinin 139.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir.Davacı tarafın sözleşme uyarınca ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği ancak davalı tarafın ürün tesliminde temerrüde düştüğü ve ürünleri ayıplı teslim ettiği tespit edilmiştir. Davacı tarafın durumu tespit eden dönme hakkını kullandığını beyan ettiği ihtarnameye bir dönüş olmamıştır. Bu şartlar altında davacının dönme hakkını kullanmasının şartlarının oluştuğu ve sözleşmenin geçmişe etkili olarak sona erdiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek bedel artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;1-Davanın KABULÜ ile; sözleşmeden dönme nedeniyle birlikte ifa kapsamında dava konusu 8 adet klasik barok tarzı ahşap sandalyenin davalı tarafa iadesi ile 45.000,00TL sandalye bedelinin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Sözleşmeden dönme nedeniyle 94.000,00TL menfi zararın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.495,09TL ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın 2.375,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.692,49TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 15.000,00TL bilirkişi ücreti, 333,00TL posta masrafı, 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 2.375,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 18.563,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ......Hakim ....¸e-imzalıdır