Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satım kaynaklı itirazın iptali davasında, tahsil edilmiş asıl alacağın işlemiş faizine ilişkin alacak talebi ve davalı savunmaları.
Özet: Davacı, ticari satış sözleşmesinden doğan asıl alacağın ihtiyati hacizle tahsil edilmesinin ardından, bu alacağa bağlı olarak işlemiş faiz alacağını tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı taraf, alacağın zamanaşımına uğradığını, mal tesliminin davacı tarafından ispat edilemediğini ve faturanın tek başına borcu kanıtlamaya yetmediğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyada taraflarınca davalı borçluya Örnek No: 7 █████/2024 tarihli ödeme emri gönderilmiş olduğunu, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz etmiş olduğunu, bu nedenle söz konusu takibin durdurulmuş olduğunu, haksız olarak icra takibine itiraz eden davalı tarafla işbu davayı açmadan önce arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirilmiş ancak herhangi bir neticeye varılamamış olduğunu, işbu ödeme emrine ilişkin borcun asıl alacaklarına bağlı faiz alacağı olduğunu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş numaralı dosya kapsamında ihtiyati haciz talebi ile birlikte asıl alacağın taraflarınca borçludan tahsil edilmiş olduğunu, ancak asıl alacağın tahsil edilmesine ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne kadar olan sürede işlemiş olan faiz alacağının taraflarına ödenmemiş olduğunu, bu nedenle icra takibi başlatmış olup takibe itiraz eden davalılara işbu davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin müvekkilinden ürün almak istemiş, bunun üzerine davalı şirket ile müvekkili şirket arasında satış sözleşmesi kurulmuş olduğunu, müvekkili şirketin işbu satış sözleşmesine binaen kendisine yüklenilen edimi yerine getirmiş, anlaşılan malların teslimini davalı şirkete gerçekleştirmiş olduğunu, ancak müvekkilinin malları teslim etmesine ve kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmesine rağmen davalı şirketin para borcunu ifa etmemiş olduğunu, bunun üzerine taraflarınca asıl alacak bakımından Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya ile ihtiyati haciz kararı alınmış olup bu karara bağlı olarak Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyada icra takibi başlatılmış ve davalı şirketten asıl alacağın icra yoluyla tahsil edilmiş olduğunu, ancak davalının sadece asıl alacağı ödemiş olup, bu süre içerisinde asıl alacağa bağlı faiz alacağı da işlemiş olması rağmen faiz alacağını ödememiş olduğunu, bu nedenle açtıkları takibe de itiraz etmiş ve takibin durdurulmuş olduğunu, faiz alacağının asıl alacağın fer'ileriden olduğunu, asıl alacak bakımından muacceliyet gerçekleştiğinde asıl alacağın fer'ileri bakımından da muacceliyet gerçekleşeceğini beyanla; davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini davacı yanca ödenmediği iddia edilen faturadan kaynaklı alacağa yönelik zamanaşımı itirazları bulunduğunu, bu bakımdan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacının, dava konusu alacağın müvekkili şirket ile aralarındaki faturadan kaynaklanmakta olduğunu iddia etmekte olduğunu, dava konusu malların müvekkili şirkete teslimine ilişkin ispat yükünün davacıda olup davacı tarafından hiçbir belge sunulmamış olduğunu, malın teslimi veya hizmetin verildiği konusunda ispat külfetinin davacı yanda olup teslimi veya hizmeti usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerektiğini, hiçbir şekilde fatura ve fatura içeriklerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının faturaya konu malları müvekkili şirkete teslim ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığını, faturanın davalıya tebliğ edilmiş olmasıınn da, malın ve/veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin veya verildiğinin belgesi olmadığını, bu durumda malın teslimi veya hizmetin verildiği konusunda ispat külfeti davacı yanda olup teslimi veya hizmeti usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerektiğini, bu aşamada davanın reddine karar verilmemesi halinde tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, bilirkişiye bu hususta yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ediyor olduklarını, davaya konu somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın; ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği iddia olunan fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacak nedeni ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkin olması hasebiyle, davacının kendi ticari kayıtlarında dayanak belgeleri olmadan, alacaklı olarak gözükmesinin, davalıdan alacağı bulunduğunu göstermeyeceğini, diğer yandan, faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacak olduğunu, bu bakımdan müvekkili şirketin davacı yana faturadan kaynaklı borcu bulunmadığından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, bilirkişiye bu hususta yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ediyor olduklarını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla faturalara işletilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle, davacı tarafından takip öncesi faiz işletilmiş olup hangi tarihten itibaren hangi tür faiz talep edildiğinin belli olmadığını, mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, para borcunun ifa edileceği tarih veya süre sözleşmede öngörülmemişse, borçlunun kural olarak, faturanın veya eş değer ödeme talebinin kendisi tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda temerrüde düşmekte olduğunu, faturanın alınma tarihi belli değilse borçlunun, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda temerrüde düşecek olduğunu, bu bakımdan borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talebinin bir an için haklı olduğu düşünülse dahi açıklanan gerekçelerle faiz başlangıç tarihi ve faiz türü hatalı şekilde talep edilmiş olup aşan tutar bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu talep edilen alacağın likit bir alacak olmadığını, bu bakımdan davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ürün teslimi yapılmamış olduğunu, davacının dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ürün satışı yapmış olduğunu ve ürünlerin teslimini gerçekleştirmiş olduğunu iddia etmekte olduğunu, söz konusu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, zira müvekkili şirkete dava dilekçesinde bahsedilen faturalara konu ürünlerin teslim edilmemiş olduğunu, bu sebeple davacı tarafça davaya konu faturaların ödenmesi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının dava dilekçesinde dayanak olarak göstermiş olduğu faturaların malın teslim edildiğine karine teşkil etmediğini, davacının yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmesi gerektiğini, teslimin gerçekleştirildiğinin davacı tarafından fatura haricinde başkaca belgeler ile kanıtlanması gerektiğini, icra inkar tazminatına hak kazanılabilmesi için gerçekleşmesi gereken şartlardan birisinin de icra takibine karşı haksız itiraz yapılması olduğunu, müvekkili şirket tarafından herhangi bir ürün teslim alınmamış ve dolayısıyla yapılan icra takibinde müvekikli şirketin itirazının haksız bir itiraz olmadığını, işbu nedenle davacının icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığını, davacının gerçekleşmemiş bir satışın ve teslimin yapıldığı iddiasıyla kötü niyetli bir icra takibi başlatmış olduğunu, bu durumunun yukarıda ayrıntıları ile izah edilmiş olduğunu, işbu sebeple dosya kapsamında davacının kötü niyeti açıkça ortada olup davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ediyor olduklarını, davacı ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacının ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını, davacının, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu beyanla; tüm hukuki hakları saklı kalmak üzere; davanın usul ve esastan tümden reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024 tarihli fatura asıl alacaklarının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile tahsil edildiği ancak takip tarihi olan █████/2024 tarihine kadar işlemiş reeskont faizinin ödenmediği iddiası ile davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine toplam 87.914,29 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Tarafların 2023-2024-2025 yılı ticari defter ve kayıtlarının █████/2025 günü saat 14:50'de mahkememiz duruşma salonunda mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenmesine ve bilirkişi raporu tanzim edilmesine karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ... █████/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın 2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil
niteliği taşıdığını, davalı tarafın 09.05.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği ancak yerinde inceleme
talebinde bulunduğunu, davalı vekili Av. ...’nun 08.05.2025 tarihli yerinde inceleme dilekçesinde beyan ettiğini, ... e-posta adresine 13.05.2025 ile 20.05.2025 tarihlerinde e-posta
gönderildiğini ve inceleme için iletişim kurulmaya çalışıldığı ancak rapor tarihi itibariyle herhangi
bir geri dönüş yapılmadığını, ilgili e-posta yazışmalarının kayıt altında olduğunu, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığını, bu husustaki
değerlendirmenin mahkememize bırakıldığını, davacı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 6 adet
ve KDV dahil 484.279,97 TL tutarlı fatura alacağını takibe konu ettiğini, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 484.279,97 TL
alacaklı olduğunu, dosya muhteviyatına sunulan ve davacı taraftan talep edilen tüm belge ve bilgiler ışığında, davacı
tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu ettiği
faturalardan kaynaklanan 484.279,97 TL tutarlı asıl alacağını takip sonrası ferileri ile birlikte
tahsil ettiğini, davacı tarafın tahsil ettiği faturalardan kaynaklanan 484.279,97 TL tutarlı asıl alacak için dava
konusu Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 87.914,52
TL tutarında işlemiş faiz talep ettiğini, davacı tarafından tahsil ettiği faturaların fatura tarihlerinden başlayarak ticari temerrüt faiz
oranlarıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası takip tarihi olan
13.09.2024 tarihine kadar 87.914,52 TL tutarında işlemiş faiz hesapladığını, faiz türünün takip
talebinde beyan edilmediğini, davacı taraf vekili Av. ... ile yapılan telefon görüşmesinde
işlemiş faizin ticari temerrüt faiz oranlarıyla hesaplandığının beyan edildiğini, davacı tarafın dava
dilekçesinde ise reeskont avans faizi talep ettiğini, öncelikle davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne/düşürüldüğüne dair dosya
muhteviyatına sunulan herhangi bir belge ve bilginin olmadığını, nihai takdirin mahkememize bırakılarak takip ve dava dilekçesindeki talep ve beyanlar doğrultusunda fatura tarihlerinden
başlayarak 13.09.2024 tarihine kadar işlemiş faizin ticari temerrüt ve reeskont avans faiz
oranlarıyla olmak üzere 2 (iki) seçenek halinde hesaplandığını, bu duruma göre işlemiş faizin ticari temerrüt faizi oranlarıyla 87.914,94 TL, avans faiz oranlarıyla
94.616,10 TL olarak hesaplandığını, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile, dava dilekçesinde dava değerinin şimdilik 1.000,00 TL olarak belirtilmiş olduğunu, dava konusu alacağın, asıl alacağa bağlı olarak işlemiş faiz alacağından ibaret olduğunu, dosya kapsamındaki belgeler, bilirkişi incelemesi ve icra dosyası kayıtları uyarınca takip konusu faiz alacağının gerçek miktarının belirlenmiş bulunduğunu, taraflarına tebliğ edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın talep sonucunu HMK md. 107 uyarınca arttırıyor olduklarını beyanla; dava dilekçesinde şimdilik 1.000,00 TL olarak belirtilen dava değerinin 87.914,52TL olarak artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ███████-172 E. - ███████ K. sayılı kararı )
Somut olayın değerlendirilmesinde davacının talebinin davalı hakkında talep edilen ihtiyati haciz kararı sonrası tahsil edilemeyen asıl alacağa bağlı işlemiş faiz talebine ilişkin olduğu, davacı taraf satım konusu malların davalı tarafa teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini iddia etmekte iken davalının malların teslim edilmediğini savunduğu, taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olmasına ve davalı tarafa gerekli ihtarın yapılmış olmasına rağmen davalının defterlerini sunmadığı, davacı tarafın lehine delil niteliği taşıyan ticari defterlerinde işlemiş faiz talebine konu █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024 tarihli faturaların kayıtlı olduğu, davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi nazara alındığında HMK m.222/3 hükmü uyarınca fatura konusu malların teslim edilmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Davacının işbu davadaki talebinin işlemiş faize ilişkin olması hususu nazara alındığında ve davalı hakkında ihtiyati haciz kararına dayanak Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyası nazara alındığında davalının belirtilen faturalardan kaynaklı alacağa ilişkin olarak temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmiş ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında ticari temerrüt faizi talep ediliğinde bilirkişi raporundaki bu hesap dikkate alınmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle ve davacı vekilinin bu yöndeki bedel artırım dilekçesi nazara alınarak açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğinde icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 6.005,44 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç ile 1.484,30 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.911,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.093,54 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 855,20 TL, tamamlama harcı 1.484,30 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 6.165,00 TL olmak üzere toplam 8.504,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!