İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, taşıma esnasında hasar gören ve alıcı tarafından reddedilen kargo ürününün 194.983,20 TL bedelinin tazmini için açılan, kargo şirketinin ambalaj sorumluluğunu tartıştığı kara taşımacılığı davası.
Özet: Bir ticari davada davacı, kargo şirketinin taşıma sorumluluğundaki "dikkat kırılır" etiketli ürünün taşıma sırasında kutusunun patladığını ve ürünün kırık teslim edildiğini, alıcının kabul etmeyerek iade ettiğini, davalının hasar tutanağı düzenlemekten kaçındığını iddia ederek 194.983,20 TL tazminat talep ederken; davalı ise kargoyu dıştan sağlam aldığını, taşıma sürecinde hasar kaydı oluşmadığını, ambalajlamanın göndericinin sorumluluğunda olduğunu, ürünün çalışmamasının taşıma kaynaklı olmadığını ve davacının yetersiz ambalajlama kaynaklı kendi kusurundan menfaat sağlamaya çalıştığını savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; 15 Ocak 2024 Pazartesi günü saat 13:48’te... şubesi tarafından alınan ... numaralı kargolarının ... alıcısına ulaştırılmak üzere 16 Ocak 2024 Salı günü saat 04:55'te transfer sürecinde göründüğünü ve aynı gün saat 09:51'de teslim birimi olan ... Kargo ...-... şubesine ulaştığını, kargonun ... Kargo tarafından ürünün kutusunun patlatıldığını, kutunun dağıldığını ve alıcıya ürünün kırık bir şekilde ulaştırıldığını, bu sebeple alıcının ürünü kabul etmediğini ve fotoğraflarını çekip ürünün iadesini talep ettiğini ve aynı gönderi numarasıyla müvekkili firmaya gönderilerek patlak, kırık ve bozuk bir durumda tekrar kapıya bırakıldığını, müvekkili firmanın ürünü kabul etmemesine rağmen davalı firma çalışanları tarafından ürünün kapıya bırakılarak terk edildiğini, ürünün üzerinde 'dikkat kırılır' ibaresi olmasına rağmen dikkat edilmediğini ve sonuçta ... Kargo Şubesi 'nin bu durumda hiçbir şeyin yapılamayacaklarını belirttiklerini, davalı firmaya müvekkili firma çalışanının ürünün bize geldiği şekilde fotoğraflarını çekip kendilerine ürünün böyle geldiğine dair bir tutanakla verin demesine rağmen 'biz böyle bir tutanak veremeyiz' dediklerini, ... ... Kargo Şubesi 'nin bu tutanağı vermesi gerektiği halde vermediğini, 'gidin onlardan bu tutanağı alın' dediklerini, sonuçta ürünü teslim eden ... Kargo Şubesi 'nin teslim ettikleri şekilde tutanak tutmaktan ve sorumluluktan kaçındıklarını bildirerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ... Kargo şirketi tarafından taşıma esnasında hasara uğraması nedeniyle alıcı ... Anonim Şirketi tarafından teslim alınmayan cihazın 194.983,20 TL bedelinin tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; ... gönderi kodlu kargonun, davacı tarafça müvekkili şirkete taşınması amacıyla teslim edildiğini, bu esnada dış ambalajda bir sorun görülmeyerek gönderinin transfer sürecinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmasına mahal vermeyecek şekilde gerçekleştirilip varış birimine ulaştırıldığını, müteakıben söz konusu gönderinin, alıcı şirkete teslimat için götürüldüğünü, alıcısı tarafından kabul edilmeyen gönderinin tekrar göndericisine iade edilmek üzere taşımasının yapıldığını ve iade teslim işleminin gerçekleştiğini, ancak akabinde davacı tarafça kargonun taşıma esnasında hasarlandığından bahisle müvekkili şirkete tazmin başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketin ambalajlama işlemi üzerinde kontrol yükümlülüğünün bulunmadığından ambalajlamanın davacı sorumluluğunda olduğunu, aksini iddia eden davacının gönderiyi; taşımaya uygun, yeterli bir şekilde ambalajladığını ispatla yükümlü olduğunu, ilgili gönderi için müvekkili şirket bünyesinde değerlendirme yapıldığını, yapılan değerlendirmede, kargonun birim geçişlerinin, transfer merkezlerindeki tüm kayıtlarının incelendiğini, bu süreçte kargonun hasarına ilişkin tespit/tutanak bulunmadığını, nitekim müvekkili şirketin tüm kargoları geçtikleri birimlerde kontrol ettiklerini, herhangi bir olumsuzluk tespit etmesi halinde durumu tutanak altına aldıklarını, bununla birlikte, ilgili birim tarafından davacının iddia edildiği şekilde kapıya bırakılmadığı bilgisinin alındığını, birimden alınan bilgiye göre firma çalışanı olduğu belirtilen Nisanur isminde bir çalışan ile ilgilileri tarafından görüşüldüğünü, üründe kırık/çatlak olmadığı ancak cihazın çalışmadığı bilgisinin alındığını, dolayısıyla ürünün çalışmıyor olmasının taşımadan kaynaklı bir hasar olamayacağından davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin taşınması istenen ürünü karton koli ambalajda taşımayı uygun gördüğünden nezaret yükümlülüğü kapsamında müvekkilinin taşımadan kaçınamadığını lakin taşıma hizmetini gerçekleştirirken göstermesi gereken en yüksek özeni gösterdiğini, nitekim müvekkili şirket tarafından yetersiz görülen ambalaj nedeniyle ambalajın sağlamlaştırılmak üzere bantlama yapılmasına rağmen müvekkili şirketin sorumlu tutulduğunu, ambalajlamasını göndericinin yaptığı gönderinin transfer esnasında taşıyıcı kusuru ile hasar görmesi ihtimalinde dahi TTK m.878/1,b ve m.878/2 hükümlerince müvekkili şirketin zarardan ötürü sorumululuğunun doğmayacağını, konunun gönderenin ambalajlamadaki yetersizliği olduğundan davacı şirketin kendi kusuruna dayanarak bir menfaat sağlamaya çalışmasının haksız olduğunu, ambalajlama işleminin kural olarak gönderenin hâkimiyetinde ve dolayısıyla sorumluluk sahasında gerçekleştirilen bir işlem olduğunu, gönderenin bu işlemi, taşınacak olan eşyanın sonraki süreçlerde taşıyıcıya zarar vermesini önleyecek şekilde, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu, gönderiyi yeterli bir şekilde ambalajlama ve etiketleme yükümlüğü davacıda olduğundan zararın yetersiz ambalajlama veyahut yetersiz işaretlemeden kaynaklanmadığını ispat yükünün de davacı şirket üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin rıza gösterilmediği müddetçe gönderi içeriğini sorma ve kontrol etme yükümlülüğü olmadığından ürünün davacı tarafından kırık bir şekilde teslim edilmiş olma ihtimalinin mevcut olduğunu dolayısıyla davacı tarafça ürünün sağlam teslim edildiğinin somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; bir an için Sayın Mahkeme tarafından, müvekkili şirketin sorumlu olduğu yönünde kanaat oluştuğu varsayımında dahi müvekkili şirketin kanuni limitle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini bildirerek fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın esastan reddine, aksi takdirde ise müvekkili şirket hakkında lehe olması kaydıyla sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacıya ait ve müşterisine gönderdiği ürünün kargo taşımasını yapan davalının ürüne hasar vermesi ve zamanında teslim yapmaması nedeniyle doğan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına taşıma uzmanı bilirkişi ... tarafından sunulan 13.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, navlun faturası, Sayın Mahkeme tarafından yapılan görevlendirme ve tüm dosya içeriği sonucu; 1) Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacının dava dışı gönderilene teslim edilmek üzere gönderdiği emtianın gönderilen tarafından teslim alınmadığı ve iade taşıması yapıldığı süreçte zayi veya hasar zararına uğrayıp uğramadığı, zararın taşıyıcının sorumluluğunda olup olmadığı, gecikme, hasar ve zayi kaynaklı zararı varsa miktarı ve zarar varsa bunun sebebi hususlarında olduğu, 2) Davacının zarar iddialarının dosya kapsamında sunulan delillerle sabit olmadığı, alıcı-gönderilenin sırf ambalajda sorunu gerekçe göstererek ürünü teslim almamasının teslim engeli şeklinde tezahür ettiği, 3) Alıcının 16.01.2024 tarihinde ürünü almayarak iade etmesi ve davalının iade taşımasını yaparak ürünü 22.01.2024 tarihinde gecikmeli taşıdığı ve teslim ettiği, 4) İade taşıması sonunda da tutanak veya uzman incelemesi ile hasar tespiti gereği gibi yapılmadığı, davacının kayıp veya zayi iddia etmediği, hasar iddiasının ise fotoğraflara göre sadece ambalaj hasarı olarak gözlendiği, geri iade taşıma sonunda hasar iddiasının davacı yanca ispat edilmesi gerektiği, davalının tutanak tanzim etmemesinin bu ispat külfetini değiştirmeyeceği, 5) Davacını derhal bir tutanak tanzim etmek, uzman incelemesi yaptırmak ve ambalaj içeriği emtiada hasar durumunu TTK m.889 gereği engeç yedi (7) gün içinde davalı yana bildirmek durumunda olmasına karşın, böyle bir bildirim sabit olmadığı, 6) Fotoğraflarda gözlenen ambalaj hasarının yük içeriğinde hasara yol açtığının sabit olmadığı, gidiş yönünde alıcının malı teslim almamasının hasar bakımından delil kabul edilemeyeceği, 7) Ambalaj hasarının içerik yüke sirayet ettiği ve bunun miktarının daha yüksek olduğu teknik olarak sabit olması halinde davalının 14.727,14 TL tazminattan sorumlu tutulabileceği, 6) Gecikme zararının sabit olmadığı, davalının geri taşıma için navlun talep edemeyeceği ancak zarar sabit olacak olursa, davalının ayrıca 2.021,01 TL gecikme tazminatı üst sınırı ile sorumlu tutulabileceği, 7) Nihai olarak gerek hasar zararı, gerek gecikme zararını ispat etmesi gerekenin davacı yan olduğu, tutanak ve sair şekilde TTK m.889 gereği zararı bakımından davacının somut delilleri dosyada sunulu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememiz dosyasına taşıma uzmanı bilirkişi ... tarafından sunulan 30.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; " Sayın mahkeme EK görevlendirmesi hususları gözetilerek yapılan EK inceleme ve değerlendirmede, - KÖK rapor sonuçlarını değiştirecek yeni bir sonuç hasıl olmadığı, - Davacının zararını ispat etmesi şartı ile davalıdan sınırlı sorumluluk esasına göre tazminat talep edebileceği, ancak dosyada zararı ispat edecek eksper raporu, hasar giderim faturası, hasar raporu ve sair delil bulunmadığı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Davacı vekili tarafından 03.07.2025 tarihli ıslah dilekçelerinde; müvekkili adına 1000 TL talepli olarak açılan davalarının değerinin artırılarak toplam 16.748,15 -TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla ambalaj ücreti ve gecikme ücreti için yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davaya konu ürünün dava dışı alıcıya gönderilmesi hususunda davalıya teslim edildiğinin, davalı tarafından dava dışı alıcıya teslim aşamasında dava dışı alıcı tarafından ürün kutusunun patlatılmış, dağılmış ve ürünün kırılmış olması nedeniyle alıcı tarafından ürünün iade edildiğinin, davacı tarafça ürünün bu şekilde kabul edilmemesine rağmen davalı tarafın ürünü kapıya bırakarak terk ettiğinin, ürünün taşıma sırasında zarar görmesi nedeniyle davacının zarara uğradığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, dosya içerisindeki delillerden raporda tespit edildiği üzere davacı tarafça ürünün taşınması için davalıya █████/2024 tarihinde teslim edildiği, davalı tarafça ürünün █████/2024 tarihinde dava dışı alıcıya ulaştırıldığı, alıcı tarafından ürün kabul edilmeyerek iade edildiği, davalı tarafından █████/2024 tarihinde iade tesliminin yapıldığı, davacı vekilince taşınılan ürüne ilişkin olduğu belirtilen 194.983,20 TL bedelli faturanın sunulduğu, davacı tarafça taşıma sırasında ürünün kırıldığına ve zarar gördüğüne ilişkin fotoğraflar sunulmuş ise de fotoğraflar incelendiğinde ürünün ambalajına, kutusuna ilişkin olduğu, ürün kutusuna ilişkin fotoğraflarda kutunun patlamış ve dağınık halde olduğu görülmekte ise de bu hususun ürünün zarar gördüğünün ispatına ilişkin yeterli delil oluşturmayacağı, yine ürünün alıcı tarafından iade edilmesinin de ürünün taşıma sırasında zarar gördüğünün ispatına ilişkin yeterli delil oluşturmayacağı, yine davacı vekilince kök rapora karşı sunduğu beyan ve itiraz dilekçesinde ürünün 1.300 USD bedelle tamir edildiğinin belirtildiği ancak zarar iddiası kapsamında ürünün tamirine ilişkin de herhangi bir delil sunulmadığı bu hususların mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunan kök ve ek raporda da tespit edildiği, yukarıda açıklanan nedenlerle davaya konu ürünün taşıma sırasında zarar gördüğünün ve bu iddia kapsamında zarar miktarının somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcının, peşin ve ıslah yoluyla alınan toplam 727,60 TL harcından mahsubu ile bakiye 112,20 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili yararına AÜTT gereği tayin ve takdir olunan 16.748,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair miktar yönünden kesin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar verildi. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!