İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, çelik imalat alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan, hammadde suistimali, eksik imalat ve karşılıksız çek alacağına dayalı itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalı ile imzaladığı çelik imalat alt yüklenici sözleşmesi kapsamında teslim ettiği hammaddelerin davalı tarafından amacı dışında kullanılması, imalatın tamamlanmaması, işçilik avanslarının karşılığının verilmemesi ve karşılıksız çıkan bir çekten kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalının savunma sunmaması ve ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine yapılan yargılamada, bilirkişi raporu davacının ticari kayıtlarının usulüne uygun olduğunu ve sözleşmeyi teyit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili █████/2024 havale tarihli dava dilekçesi ile, davalı borçlu hakkında ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından haksız olarak icra dairesinin yetkisine, takibe, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.1 maddesinde "İş bu sözleşmenin veya tadillerinden, değişikliklerinden veya eklentilerinden kaynaklanan sözleşmenin varlığı, geçerliliği, ifa edilmesi, ihlal edilmesi veya feshedilmesi ile ilgili tüm ihtilafları uyuşmazlıklar veya talepler İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri' de görülecek ve çözümlenecektir." hükmü bulunduğunu, taraflar ... İcra Dairelerinin ve mahkemelerinin yetkisini sözleşme ile kabul etmiş olduğundan takip yetkili icra dairesinde başlatıldığını, yetki itirazının haksız olduğunu, davalı borçlu ... Şirketi müvekkil şirket arasında 26.04.2022 tarihli ... Projesi Çelik İmalat İşleri Alt Yüklenici Sözleşmesi ve ekleri imzalandığını, yapılan sözleşme gereği ... Projesi Çelik imalat İşleri kapsamında hazırlanan sözleşmenin 7.2 maddesinde müvekkil şirket tarafından davalı şirkete teslim edilen hammadde davalı şirket tarafından profil, saç, köşebent, yürüme yolu, korkuluk, merdiven vb. ürünler olarak imal edileceğini, yapılan sözleşme kapsamında Müvekkil şirket tarafından, davalı tarafa farklı zamanlarda 569.270 kg hammadde teslim edildiğini, davalı firmanın teslim edilen on hammedenin sadece hurda dahil 344.882 kg kısmının imalatının yapıldığını, davalı tarafça geri kalan 224.387 kg hammadde ile müvekkile herhangi bir imalat yapılmadığını, müvekkil şirketi, davalı firma tarafından hammaddelerin, sözleşmeye aykırı şekilde müvekkil şirketle ilgisi olmayan imalatlar için kullanıldığı tespit edildiği ve bu konu ile ilgili davalı firmaya ... 44. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, bu ihtarname ile davalı tarafın yapması gereken imalatları müvekkil şirkete 3 gün içinde teslim etmesi istendiğini, ancak davalı tarafça müvekkile teslimat yapılmadığını, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete teslim edilen hammaddenin davalı tarafça başka firmalar için kullanıldığı ve elinde olmadığı anlaşıldığından taraflar arasında görüşme sağlanmış ve davalı taraf hammadde bedelini ödeyeceğini belirttiğini ve 63.290 kg hammadde karşılığını müvekkile ödemiş, 161.097 kg hammadde açısından müvekkile borçlu kaldığını, söz konusu hammaddenin bugün itibariyle karşılığı 4.678.000 TL' olduğunu, davalı şirketin söz konusu borcuna istinaden sadece keşidecisi ...Şirketi olan 05.08.2023 tarihli, 844.000,00 TL bedelli müşteri çeki vermiş olduğunu, bu çek de karşılıksız çıktığı ve takip konusu yapıldığını, müvekkil şirket tarafından işçilik için avans ödemesi yapılmış olduğu halde davalı şirket söz konusu işçilikleri de tamamlanmadığından cari hesapta da müvekkil şirkete 578.414,07 TL borçlu durumda olduğunu, takibe konu tutar müvekkil şirketin cari hesap alacağı ve teslim edildiği halde üretimi yapılmayan hammadde karşılığına ilişkin olup borçlu şirketin takibe haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile, ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğe çıkarıldığı, yasal süresi içerisinde davaya karşı cevaplarını sunmadığı görüldü.
Mahkememizce █████/2024 Tarihli celse ara kararı gereği, Kocaeli Asliye ticaret mahkemesine talimat yazılarak davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek davacı ile ticari ilişkisinin tespiti, davacının alacaklı olup, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında davalı yanın inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını hazır etmediğinin bildirildiği görüldü.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, DAVACININ 2021-2022-2023 yılları ticari defter ve kayıtları ve dosyada mevcut e mailler de incelenerek davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğu konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, taraf şirketler arasında 26.04.2022 tarihinde imzalanan ... Çelik İmalat İşleri Alt Yüklenici Sözleşmesi” nin şirket tarafından İşveren sıfatıyla ve davalı şirket tarafından yüklenici sıfatıyla imzalanmış olduğu, dosyaya sunulan, davalı şirkete ait ... adresinden davacı şirkete ait e-posta adreslerine gönderilen yazışmaların ekinde Hammadde Talep Formları bulunduğu, talep edilen hammadde toplamının 453.871,39 Kg olduğu, dosya kapsamına ve incelemeye sunulan belgelere istinaden davalı şirket uhdesinde kaldığı beyan edilen 161.097 kg malzemeye ilişkin, davacı şirket tarafından belge ve kayıtlar ile açıklama yapılması gerektiği kanaatinin oluştuğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre; davalının takip tarihi itibarıyla 482.938,62 TL cari hesap borcu bulunduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görüldü.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek ne kadarlık bir hammaddenin davalıya teslim edildiği, ne kadarlık iş üretildiği, ne kadarlık çelik in davalıda kaldığı, ve davacı alacaklı ise miktarının ne olduğu konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli raporunda, heyetçe kök rapordaki tespitlere ek olarak yapılan teknik incelemeler neticesinde; dosya kapsamında ... A.Ş. ... İşlerinde toplam 355.498,02 kg işlenmiş çelik kullanıldığı dosyaya sunulan hak ediş raporları ve raporlara istinaden düzenlenen faturalardan anlaşıldığını, sözleşmeye göre hammaddenin %10 fire verebileceği kabul edilmiş olduğundan; 7 nolu hak edişe kadar yapılan toplam çelik işi için kullanılan hammadde miktarı yaklaşık olarak 394.997,80kg olarak hesaplandığını, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davalı ... Şti. “ne ne...A.Ş. ... İşlerinde kullanılmak üzere kaç kg çelik hammaddesi teslim edildiğinin tespit edilemediğini bildirdikleri görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, Dava 2004 sayılı İİK 67/1 maddesi gereği açılmış itirazın iptali davasıdır. İİK 67/1 maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
Davacı taraf, davalı ile arasında █████/2022 tarihli ... Projesi Çelik İmalat İşleri Alt Yüklenici Sözleşmesi ve ekleri imzalandığını, sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından, davalı tarafa farklı zamanlarda 569.270 kg hammadde teslim edilmesine rağmen davalı firmanın teslim edilen hammedenin sadece hurda dahil 344.882 kg kısmının imalatını yaptığın geri kalan 224.387 kg hammadde ile davacıya herhangi bir imalat yapılmadığını, davalının daha sonra 63.290 kg hammadde karşılığını davacıya ödediğini 161.097 kg hammadde açısından davalının davacıya borçlu kaldığını, söz konusu hammaddenin dava tarihi itibariyle karşılığı 4.678.000 TL olduğunu, davacının davalıdan cari hesap alacağı ve davalının karşılık olarak mal vermediği ham medde bedelleri için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını takibe davalının takibe itiraz ettiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
... 18.. İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... AŞ. borçlunun dosyamız davalısı ... Ltd Şti. olduğu alacak tutarının 2.750.000,00 TL █████/2023 (sözleşme ve protokolden kaynaklı alacak) olduğu anlaşılmıştır.
Davacının huzurdaki davayı 2.750.000,00 TL üzerinden açmış olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda yetkili icra müdürlüğünün Kocaeli İcra Müdürlükleri olduğu gerekçesi ile İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisine açıkça itiraz ettiği, ayrıca icra takibine, yetkiye, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, borcun tümüne, tüm ferilerine, takip dayanağı sözleşmeye, sözleşmedeki imzaya, sair tüm masraf ve bedellere açıkça itiraz edttiği anlaşılmıştır. Davacı taraf davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.1 maddesinde taraflar itilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra dairelerini yetkili kıldıklarından davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz mahkememizce reddedilmiştir.
Davalı taraf, taraflar arasında akdedilen sözleşme altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirtmesine rağmen mahkememizce davalı şirket yetkilisi Hamza Yiğit'e usulüne uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket yetkilisi mahkememizde hazır olmamıştır. HMK 171/1 maddesi gereği davalı taraf sözleşme altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu ikrar etmiş sayılmış ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmıştır. Davalı taraf talimat mahkemesine ticari defterlerini sunmadığından davalı tarafın ticari defterleri incelenemiştir.
Davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişinin dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli raporda davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, taraf şirketler arasında 26.04.2022 tarihinde imzalanan ... Alt Yüklenici Sözleşmesi” nin şirket tarafından İşveren sıfatıyla ve davalı şirket tarafından yüklenici sıfatıyla imzalanmış olduğu, dosyaya sunulan, davalı şirkete ait efefÜhybendustriyel.com adresinden davacı şirkete ait e-posta adreslerine gönderilen yazışmaların ekinde Hammadde Talep Formları bulunduğu, talep edilen hammadde toplamının 453.871,39 Kg olduğu, dosya kapsamına ve incelemeye sunulan belgelere istinaden davalı şirket uhdesinde kaldığı beyan edilen 161.097 kg malzemeye ilişkin, davacı şirket tarafından belge ve kayıtlar ile açıklama yapılması gerektiği kanaatinin oluştuğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre; davalının takip tarihi itibarıyla 482.938,62 TL cari hesap borcu bulunduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görüldü.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek ne kadarlık bir hammaddenin davalıya teslim edildiği, ne kadarlık iş üretildiği, ne kadarlık çelik in davalıda kaldığı, ve davacı alacaklı ise miktarının ne olduğu konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli raporunda, heyetçe kök rapordaki tespitlere ek olarak yapılan teknik incelemeler neticesinde; dosya kapsamında ... A.Ş. ... İmalat İşlerinde toplam 355.498,02 kg işlenmiş çelik kullanıldığı dosyaya sunulan hak ediş raporları ve raporlara istinaden düzenlenen faturalardan anlaşıldığını, sözleşmeye göre hammaddenin %10 fire verebileceği kabul edilmiş olduğundan; 7 nolu hak edişe kadar yapılan toplam çelik işi için kullanılan hammadde miktarı yaklaşık olarak 394.997,80kg olarak hesaplandığını, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davalı ... Şti. “ne ne ...A.Ş. ...İmalat İşlerinde kullanılmak üzere kaç kg çelik hammaddesi teslim edildiğinin tespit edilemediğini bildirdikleri görüldü.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Davalı taraf ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediğinden HMK 222/3 maddesi gereği davacının defterleri davacı lehine kesin delil niteliğine haiz olup, dosyada aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları ile davacı taraf davalıdan 482.938,62 TL cari hesap alacağı olduğunu ispatlamıştır.
Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarında da sabit olduğu üzere davacı taraf davalı şirkete 569.270 kg hammadde teslim ettiğini belirmiş ise de dosya kapsamında ham maddelerin davalı şirkete teslim edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakta olup davacının, davalıdan hammadde sebebiyle alacaklı olduğu iddiası ispata muhtaçtır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan 482.938,62 TL alacağı bulunduğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 482.938,62-TL üzerinden devamına, asıl alacak 482.938,62-TL ye takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, taraflar arasındaki alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda %20 tazminat olan 96.587,72-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 482.938,62-TL üzerinden devamına, asıl alacak 482.938,62-TL ye takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 tazminatın davalıdan tahsiline,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda 96.587,72-TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 32.989,53-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta mahkememize yatırılan 33.213,13-TL peşin harç ile icra veznesine depo edilen 13.750,00-TL harç olmak üzere toplam 46.963,13-TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.973,60-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 46.963,13-TL harç ile yapılan 25.737,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısma tekabül eden 4.519,86-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 76.440,79 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısma tekabül eden 547,91-TL'sinin davalıdan, 2.572,09-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!