İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satıştan kaynaklı kompresör bakım hizmeti fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacının, kompresör bakım ve onarım hizmetleri karşılığında davalıdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterleri ve davalı tarafından BA formlarında beyan edilen e-faturalar esas alınarak, davalının takibe konu hizmetleri aldığının ve davacının icra takip tarihi itibarıyla belirli bir miktar alacağının bulunduğu tespit edilmiş, böylece davalının itirazının haksız olduğu ve davacının alacak talebinin kısmen haklı çıktığı ortaya konulmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin kompresör bakım, onarım, servis hizmeti alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete takibe konu faturalarda yazan mal ve hizmet verildiğini, verilen mal ve hizmete karşılık düzenlenen faturalar değişik kanallardan hem mail ortamında defalarca hem de kullanılan fatura otomasyon programı olan ---------- vasıtasıyla borçluya tebliğleri yapıldığını, ödemesinin talep edildiğini, davalı şirketin müvekkil şirkete olan takibe konu faturalardan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmış ancak anlaşmaya sağlanmadığını, bunun üzerine işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalının yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamını, borçlunun, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri (hem mahkeme için hem de dava şartı arabuluculuğa ilişkin) ve ücreti vekaletin (ilam vekalet ve arabuluculuk taraf vekalet ücretinin) davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin takibe konu miktarda borcunun bulunmadığını, davalının ödemeyi gerçekleştirdiğini, davacının beyanlarının gerçek dışı olduğunu, yapılan itirazın iptali talebi ile ikame edilen işbu davada, yapılan itirazın müvekkil şirketin hukuki menfaatinin korunması bakımından elzem olduğunun kabulü gerektiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte, itiraza konu icra takibi ile talep edilen alacak miktarının haklı olup olmadığının tespiti bakımından tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, tek taraflı olarak gönderilen ve müvekkil şirketin alacağı kabul ettiğine dair bir beyanı bulunmayan mailler ile ücretli bir şekilde satın alınarak kullanılan ---- adlı muhasebe yazılım programı vasıtasıyla müvekkil şirkete tebliğ edildiği belirtilen, usule ve yasaya uygun olarak bildirimde bulunulmayan faturaların delil olarak kabulüne muvafakatlerinin olmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine ------tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 137.390,97 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen -------- tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı ve davalı şirketin tacir olduklarını, davacı ile davalı şirket arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının elektronik ortamda tutulan defterlerinin usulüne uygun olarak yasal süresi içinde e-beratlarının oluşturulduğu, envanter defterinin noter açılış tasdikinin yapıldığı, HMK 222. Mad. göre lehine kesin delil oluştaran ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 113.602,83 TL alacağının bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 130.635,88 TL asıl alacak talebinde bulunduğu, davalının mal ve hizmet satış ve alışlarına ait faturalarının ----- Formları ile beyanları ve davacı tarafından davalı adına düzenlenen e-faturaların ------ görüntüleme programında görüntülendiği, tüm faturaların davacıya elektronik ortamda davalı tarafa iletilme tarih ve zamanının görüntülendiği dikkate alındığında davacının icra takibinde konu ettiği faturaların davalı tarafından mal veya hizmet alışlarına ilişkin BA Formu ile beyan edildiğinden bu faturaların muhteviyatı mal veya hizmetin davalı tarafından alındığına delil oluşturacağı kanaatine varıldığını beyan etmiştir. Bilirkişi ek rapor içeriğine göre; davacı ve davalı şirketin tacir olduklarını, davacı ile davalı şirket arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının elektronik ortamda tutulan defterlerinin usulüne uygun olarak yasal süresi içinde e-beratlarının oluşturulduğu, envanter defterinin noter açılış tasdikinin yapıldığı, HMK 222. Mad. göre lehine kesin delil oluştaran ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 113.602.83 TL alacağın bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 130.635,88 TL asıl alacak talebinde bulunduğunu, davalının mal ve hizmet satış ve alışlarına ait faturalarının BA Formları ile beyanları ve davacı tarafından davalı adına düzenlenen icra takibine konu edilen ---------görüntüleme programına yüklenerek, e-imzası ve sorgulaması yapılmış, yapılan sorgulamada faturaların davalı tarafa elektronik ortamda iletildiği ------- sisteminden görüntülendiği, başka bir anlatımla davacının para ile satın aldığı muhasebe programından yapılan bir sorgulama olmadığı, tüm faturaların davacıya elektronik ortamda davalı tarafa iletilme tarih ve zamanının görüntülendiği dikkat alındığında davacının icra takibinde konu ettiği faturaların davalı tarafından mal veya hizmet alışlarına ilişkin BA Formu ile beyan edildiğinden bu faturaların muhteviyatı mal veya hizmetin davalı tarafından alındığına delil oluşturacağı kanaatine varıldığı, davacının 113.602,83 TL asıl alacak ve 4.603,30 TL işlemiş faiz olmak üzere (T.T.K. md. 1530 göre) 118.206,13 TL talep edebileceğini, davalı vekilin █████/2024 tarihli duruşmaya katıldığı, ticari defter ve kayıtların sunulması için ihtar edildiği, ancak davalı veya vekilinin incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı dosya kapsamından anlaşıldığı, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenemediğini beyan etmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 113.602,83 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği -------davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ----- davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği --------, davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 113.602,83 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, fatura düzenlenmesinin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte bir işlem olmadığı, fatura tarihinin faize başlangıç yapılamayacağı, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, TTK 1530. Maddenin somut uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığı, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ------Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 113.602,83 TL asıl alacak üzerinden avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan hümolunan alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 7.760,20 TL’den peşin olarak yatırılan 1.659,35 TL'nin mahsubu ile 6.100,85 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.659,35 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 7.500,00 TL bilirkişi, 107,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.095,4‬0 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%82,68 kabul) 6.693,27 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 23.788,14 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%82,68 kabul) 2.976,48 TL'sinin davalı taraftan, (%17,32 Ret) 623,52 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,-----------e Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!