Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari nitelikteki dijital pazarlama ve reklam hizmetlerinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davası.
Özet: Ele alınan hukuki evrak, davacının internet üzerinden reklam ve dijital pazarlama hizmetleri karşılığında davalıdan tahsil edemediği alacak nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, ordinolar, mutabakat mailleri ve süresinde itiraz edilmeyen e-faturalarla hizmeti ve alacağını ispatladığını ileri sürmüş, davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış ve ticari defterlerini ibraz etmemiştir; mahkemece alınan bilirkişi raporu, davacının ticari defter ve belgelerine dayanarak davalının cari hesap borcunu teyit ederek, davacının itirazın iptali ve takibin devamı talebini destekler nitelikte bulgular sunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin; internet ortamında reklam satışı yayını ve takibi yapan .....com.tr sitesinin yayıncısı olduğu, müşterileri tarafından verilen reklamları internet sitesinde yayımlandığı, dijital pazarlama faaliyetleri yapıldığı, sadece reklamın yayınlanmakla yetinmeyip müşterilerine markalarına doğru mecranın belirlenmesi, bunun reklam verenlere sunulması, raporlama ve performans süreçleri hizmetinin de verildiği, davalıya da bu kapsamda hizmetler verildiğini, borçlu firma; müşterilerinden ve çözüm ortaklarından aldığı ilanları, reklamları müvekkilleri aracılığı ile internet ortamında yayın yapan internet sitelerinde yayınlattığını, davalı şirket ile müvekkillerinin “ordino yani reklam yayın formları” düzenlendiği, ordinolar yayınlanacak olan ilanının sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve verilen hizmeti kanıtlayıcı nitelikte olduğunu, davalı firma yetkilileri tarafından gönderilen mutabakat maillerinin de ispatlayıcı nitelikte olduğu, faturaların temel fatura senaryosu ile kesilmiş olduğu, e-faturanın kağıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahip olduğunu, davalıya usulüne uygun olarak e-faturaların tebliğ edildiğini, taraflarca faturaların kayıtlara alındığının sabit olduğunu, davalı tarafından 8 günlük yasal sürede faturalara herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğunu, bu kapsamda faturaya konu borca ve fatura içeriklerine davalı tarafından da kabul edildiğini gösterdiğini, lehlerine karine teşkil ettiğini, davalının aksini yazılı deliller ile kanıtlayabileceğinin, alacaklı olduklarının kendilerince ispatlı durumda olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, cari hesap alacağının toplam bedeli 1.736.217,18-TL olduğu, bu durumun ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle davalı şirketten alacaklı olduklarının anlaşılacağı, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle icra takibine geçildiğini, davalı şirketin haksız, nedensiz, kötü niyetli olarak ve zaman kazanmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, davalı şirketin yetki itirazının geçerli olamayacağını, arabuluculuktan sonuç alınamadığını, bu kapsamda davalı şirketin itirazının iptaline, takibin devamına ve %20’sinden az olmayacak şekilde icra-inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.736.217,18 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 1.542.417,18 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 1.542.417,18 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... .İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 1.542.417,18TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 308.483,43TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 105.362,51TL ilam harcından peşin alınan 20.969,16TL harcın mahsubu ile bakiye 84.393,3TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 20.969,16TL Peşin Harç olmak üzere toplam 21.584,56TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.086,53TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 513,46TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,7-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 105,00TL posta masrafı, olmak üzere toplam 6.105,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 5.423,54TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 229.665,88TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,9-Davalı vekilinin yargılama sırasında duruşmalara katılmaması, cevap ve beyan dilekçesi sunmaması, dosyaya ilişkin emek ve mesaisinin bulunmaması dikkate alınarak HMK'nun 323 vd maddeleri kapsamında yargılama gideri olarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip....¸e-imzalıdırHakim ....¸e-imzalıdır