Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü verilen dosyada, gerekçeli kararın katılana Tebligat Kanununa uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle dosyanın iadesi.
Özet: Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık temyiz itirazının hukuki bir neden olarak kabul edildiği bu kararda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının davaya katılan tarafa tebliğ sürecinin usulsüz olduğu, zira 7201 sayılı Tebligat Kanununun bilinen en son adrese ve ardışık MERNİS adresine tebligat kurallarına uyulmayarak, farklı bir adrese yapılan tebligatın iade edilmesi sonrası aynı adrese Kanunun 35. maddesine göre tebliğ yapılmasının hatalı olduğu tespit edilerek, dosyanın katılan tarafa kararın usulüne uygun tebliği, tebliğ evrakının ve olası yeni temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesi için iadesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddiHakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanığın süresindeki 23.12.2021 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde yer alan "cezayı kabul etmiyorum" şeklindeki ifadenin, hukuki bir temyiz nedeni olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 02.07.2019 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan ...'a adına tebliğe çıkarıldığı ancak söz konusu tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.Şöyle ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da izah edildiği üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1 maddesi gereği tebligatın bilinen en son adres esas alınarak ve Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesindeki yönteme uygun olarak yerine getirilmesi, aynı Kanun'un 10/2. maddesinin ise; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi gereği, 21/1 madde kapsamında tebliğ işleminin sonuçsuz kalması durumunda uygulanacağı, bu meyanda gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, öncelikle bilinen en son adrese, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ yoluna gidilmesi, bu şekilde çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi durumunda aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresi esas alınarak ve tebligata MERNİS şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerektiği" ne dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği belirlenmiştir.Somut olayda ise gerekçeli kararın, katılanın bilinen en son adresi esas alınarak tebliği yoluna gidilmediği gibi farklı bir adrese çıkarılan tebligatın tebliğ imkânsızlığı nedeniyle bila-tebliğ iade edilmesi üzerine yine aynı adres esas alınarak bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği belirlenmekle, katılanın bilinen son adresine tebligat yapılmaksızın yerine getirilen tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından, inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçen katılana usulüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ ve tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.