Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kambiyo senedine dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle verilen usulden ret kararını onadı.
Özet: Kambiyo senedine dayalı icra takibine karşı, davacının senetlerin rıza dışı elde edildiğini ve dolandırıcılık olduğunu ileri sürerek borçlu olunmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatı talep ettiği menfi tespit davasında, davanın ticari niteliği nedeniyle dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmaması gerekçesiyle ilk derece mahkemesince usulden ret kararı verilmiş; istinaf mahkemesi bu kararı onarken, yapılan temyiz incelemesinde de ilk derece mahkemesinin kararında, mahkemenin sıfatına ilişkin maddi hata dışında hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilerek önceki kararların doğru olduğu anlaşılmıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tokat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı müvekkil aleyhinde 05.08.2024 tarihinde Tokat İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davacının takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, davalı şirket ile herhangi bir ticari alışveriş veya buna benzer bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafından davalı şirket ve davalı şirket yetkilisi ... aleyhinde dolandırıcılık, hırsızlık iddialarıyla Tokat Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin tek yetkilisinin ... isimli kişi olduğunu, takibe konu edilen senette alacaklı tarafın davalı şirket, borçluların davacı ve ... olduğunu, takibe konu senetlerin başka bir firmaya verilmek üzere imzalı vaziyette davacının işyerinde muhafaza edildiği esnada ... tarafından bilgi ve rıza dışı alınmış olduğunu, sonrasında ... tarafından doldurularak sahibi olduğu şirkete davacıyı borçlandırılarak haksız kazanç elde etmek istenildiğini, davacı ile davalı şirketin asla bir ticari ilişkisinin söz konusu olmadığını, davalı şirketin tüm ticari defter kayıtları incelendiğinde böyle bir alacağın ve ticaretin varlığına rastlanmayacak olduğunu, davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;Kambiyo senetleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı TTK) düzenlenmiş olduğundan bu senetlerden kaynaklanan uyuşmazlık aynı Kanun'un 4. maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olup söz konusu davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, ticari nitelikli menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde açılan işbu davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerekmekle huzurdaki dava yönünden dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının esasa dair iddialarını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlendiği dikkate alınarak davacı tarafça dava şartı arabuluculuk başvurusunun eldeki dava ikame edilmeden önce yapılmadığı anlaşıldığından ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığından ve verilen bir haftalık kesin sürede arabuluculuk son tutanak aslı sunulmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, takip çıkış miktarı kapsamında dava arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddedilerek davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup davanın ticari dava olduğu ve zorunlu arabuluculuğa tabi bulunduğu davacı tarafça arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle yerel mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi sonrasında açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, Tokat Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatı ile bakılması gerektiğinin mahallinde düzeltilecek maddi hata olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!