7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesine aykırı, MERNİS adresine doğrudan tebligatın usulsüzlüğü ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle verilen bozma kararı.
Özet: Gerçek kişilere yapılacak tebligatlarda, 7201 sayılı Kanuna göre iki aşamalı bir yol izlenmesi gerektiği; öncelikle bilinen son adrese tebligat çıkarılması, bu adreste muhatabın bulunamaması veya tebligatın mümkün olmaması halinde ancak adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Kanunun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılabileceği, dolayısıyla bilinen en son adres yerine doğrudan MERNİS adresine tebligat çıkarılmasının usulüne aykırı olduğu ve savunma hakkını kısıtladığı tespit edilerek, dosyanın bu usul eksikliğinin giderilmesi için hükmü veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.1) Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun'un 21/2 hükmü uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanun'un 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanun'un 20... . maddelerinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.2) Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanun'un 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2 hükümleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun'un 21/2 hükmüne göre tebliği mümkün olabilecektir.7201 sayılı Kanun'un 10/2 ve 21/2 hükümleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2 hükmüne göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi, yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir.Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince;Davalı ...’ın MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2 hükmü uyarınca doğrudan karar ilâmının tebliğ edilmesi usulsüzdür. Davalının bilinen en son adresine karar ilâmının tebliğe çıkarılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip tebligatın buraya yapılması gerekirken UYAP'ta kayıtlı MERNİS adreslerine 7201 sayılı Kanun'un 21/2 hükmüne göre doğrudan tebligat yapılması usulüne uygun değildir.Bu itibarla sözü geçen eksiklik giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeple;Belirtilen işlemin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.