Genel kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davada, avukatın mazeretlerinin reddedilerek davanın açılmamış sayılması kararının, HMK 150/4 uyarınca yenileme dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle Yargıtayca bozulması.
Özet: Şirket genel kurul kararlarının iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davacı vekilinin duruşmalara katılmaması üzerine dosyayı önce işlemden kaldırması, yenileme sonrası davacının tekrar duruşmaya gelmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi ve bu kararın istinaf tarafından onanması üzerine Yargıtay; Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/4 maddesi gereğince, yenilenen davanın duruşma gününün davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmediği ve tebligat eksikliği giderilmeksizin davacının mazeretinin reddedilerek davanın açılmamış sayılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 12. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 03.02.2020 tarihli genel kurul gündeminin 2, 3, 4, 5 ve 7. maddelerinin kanun, ana sözleşme dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurulun anılan kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yargılamanın hiç bir duruşmasına katılmadığı, 17.01.2022 tarihli 9 no.lu celsede yine hazır olmadığı ve bu sefer mazeret dilekçesi de sunmadığı, aynı tarihli duruşmada davalı vekilinin "davacı taraf bu zamana kadar hiç bir duruşmaya katılmamıştır. Son iki celsedir mazeret dilekçesi de sunulmamıştır. Geçen celse ara kararı uyarınca hazırlanan muhtıra davacı vekiline tebliğ edilmemiş ise de, dürüstlük kuralı da gözetilerek davacı tarafça takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu ve davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince sunulan yenileme dilekçesi üzerine yeni duruşma gününün belirlendiği, davacının 23.05.2022 tarihli 10 no.lu celseye de katılmadığı, davalı vekilince ikinci kez takipsiz bırakılmış olan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dosyasının basit yargılamaya tabi olduğu, davanın ilk olarak 17.01.2022 tarihinde işlemsiz bırakıldığı, yenileme sonrası davacı vekilinin 23.05.2022 tarihli duruşmaya mazeret sunulduğu, ancak belgelenmeyen mazeretin reddine karar verildiği, dava dosyasının ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhameleri Kanunu'nun (HMK) 320/4 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 17.01.2022 tarihli oturumda HMK'nın 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, davacının yenileme dilekçesinin duruşma günü ile birlikte taraflara tebliğ edilmediği, ancak taraf vekillerinin duruşma gününden haberdar oldukları ve davalı vekilinin duruşmaya katıldığı, davacı vekilinin ise haberdar olduğu duruşma için mazeret dilekçesi sunduğu, tebligat ile güdülen amacın gerçekleştiği ve tarafların duruşmadan haberdar oldukları, kabul edilebilir mazeret bulunması hâlinde mahkemece tarafların mazeretinin kabulü ile tarafların yokluğunda yargılama yapılabileceği, davacı vekilince sunulan vekaletnamede birden fazla vekilin yer almasına ve başkalarını tevkil etme etkisi bulunmasına rağmen, davacı vekillerinin hiç bir oturuma katılmaması karşısında İlk Derece Mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı şirketin 03.02.2020 tarihli genel kurulunda alınan 2, 3, 4, 5 ve 7 no.lu kararların iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince 17.01.2022 tarihli duruşmada dosyanın taraflardan birisi tarafından yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından 14.04.2022 tarihli dilekçe ile dosyanın yenilendiği, 19.04.2022 tarihli yenileme tensip tutanağı ile davanın kaldığı yerden devamı ile 23.05.2022 tarihinde sonraki duruşmanın yapılmasına karar verildiği, yenileme dilekçesinin duruşma günü ile taraflara tebliğ edilmediği, 23.05.2022 tarihli duruşmaya davacı vekili tarafından aynı tarihli mazeret dilekçesi sunulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece davacı vekilinin duruşmalara devamlı olarak mazeret sunduğu, usulüne uygun olmayan mazeretinin reddinin gerektiği belirtilerek dava dosyasının ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, HMK'nın 150/4 hükmü gereğince yenileme dilekçesinin, yeni duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken tebligat yapılmaksızın davacının mazereti reddedilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.