Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için müşterek borçlu ve müteselsil kefil aleyhine açılan itirazın iptali davasında, icra takibinden sonra yapılan tahsilatlar nedeniyle davacının hukuki yarar eksikliği yönünden kısmen reddi kararı.
Özet: Bir bankanın genel kredi sözleşmesinden doğan alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, icra takibi başladıktan ancak itirazın iptali davası açılmadan önce bankanın hesabına yapılan ödemelerin alacaklının talebinden mahsup edilmesi gerektiği, bu tahsilatlar yönünden alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısım için usulden reddine, bakiye alacak yönünden ise itirazın iptali ile birlikte davalının icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesinin yerinde olduğu belirtilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı şirket ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kullandırılan kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, icra takibinde talep edilen faiz ve faiz oranlarının kanuna ve sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı tarafa bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine, davacı tarafın kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 22.12.2017 tarihinde davaya konu icra takibini başlattığı, ayrıca dava dışı şirket hakkında İzmir 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptığı, bu dosyada ipotekli taşınmazın 1.340.000,00 TL bedelle paraya çevrildiği, ihtar sonrasında 22.09.2017 tarihinde 1.975, 80... .09.2017 tarihinde ise 9.520,00 TL ödemelerin yapılmasından sonra takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce 29.05.2019 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte taşınmaz satışından elde edilen 1.340.000,00 TL, 24.06.2019 tarihinde 11.327,20 TL ve 04.02.2019 tarihinde 85.000,00 TL'lik ödemelere ilişkin tahsilatların sağlandığı, her ne kadar davacı tarafça icra takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce yapılan tahsilatlar mahsup edilmeden takip tarihi itibariyle ödeme emrinde talep edilen alacakların tamamı üzerinden itirazın iptali talep edilmiş ise de bu tarihler arası yapılan tahsilat yönünden itirazın iptalini talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı, davanın toplam 1.436.327,20 TL alacak için hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddinin gerektiği, bu miktar dışında kalan davacı tarafın fazlaya ilişkin 3.230,12 TL asıl alacak ile 112.673,75 TL işlemiş faiz isteminin reddinin, 986.267,87 TL asıl alacak ile 81.821,12 TL işlemiş faiz yönünden davalının itirazının iptalinin gerektiği, itirazın iptaline karar verilen toplam alacağın likit olması ve haksız itiraz nedeni ile davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasının yerinde olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davaya konu İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının kısmen iptali ile takibin 986.267,87 TL asıl alacak, 81.821,12 TL işlemiş faiz ve BSMV olmak üzere toplam 1.068.088,99 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden takibe konu asıl alacağın yıllık %39 oranında TCMB faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden devamına, davanın kısmen reddi ile; davacı tarafın icra takibinden sonra dava tarihine kadar tahsil edilen 1.436.327,20 TL alacak için açtığı davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı tarafın fazlaya ilişkin 3.230,12 TL asıl alacak 112.673,75 TL işlemiş faizden oluşan toplam 115.903,87 TL'lik isteminin reddine, 1.068.088,99 TL toplam alacağın %20'si oranındaki 213.617,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince 10.01.2022 tarihli ek karar ile, davalı vekilinin gönderilen muhtıraya rağmen süresi içinde istinaf harcını ve gider avansını yatırmaması nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, Yargıtayın istikrarlı uygulaması gereği takipten sonra yapılan ödemeler nedeniyle alacaklının itirazın iptali davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer alan davalıya karşı başlatılan icra takibine yapılan itirazın istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!