Gıda dağıtım uygulaması ile yapılan ticari taşıma hizmet sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz feshi sonrası oluşan gelir kaybı, yatırım zararı ve tazminat talepli alacak davası.
Özet: Davacı vekili, müvekkilinin bir gıda dağıtım uygulaması için davalı şirket ve taşeronu ile yaptığı ticari nitelikteki taşımacılık hizmeti sözleşmesinin, davalılar tarafından sözleşme süresi dolmadan, basiretli tacir anlayışına aykırı bir şekilde, hiçbir gerekçe veya bildirim yapılmaksızın haksız yere feshedilmesi nedeniyle yatırım ve istihdam kaynaklı zararlar ile gelir kaybı yaşadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 30.300,00 TL haksız fesih tazminatı ve diğer alacakların fesih tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin piyasada ... olarak bilinen ve davalılardan ... Şirketi'nin sahibi olduğu gıda alışveriş uygulaması ile birlikte iş yapmak istediğini ve davalı ile yaptığı görüşmeler neticesinde davalının yerel depolarına dağıtım aracı ve şoför tedarik etmek üzere anlaştıklarını, bunun üzerine 01.05.2020 tarihinde müvekkili tarafından kredi çekilerek iki adet fabrika çıkışı ticari aracın satın alındığını, müvekkilinin 14.02.2021 tarihine kadar bu iki araç ile ... İlçesi'nde görev yaptığını, bu tarihten sonra ... deposunun açılmasıyla beraber kendisinin talebiyle, ... deposunda araçları ile hizmet vermeye başladığını, bu noktada müvekkili ile ...A.Ş.'nin taşeronu ve diğer davalı olan ... Şirket'i arasında 14.02.2021 başlangıç tarihli Taşıma Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun şekilde ... deposunun dağıtım bölgesinde 05.11.2021 tarihine kadar hizmet verdiğini, bu tarihte ise davalı ... Şirketi tarafından sözleşmenin haksız şekilde feshedilerek müvekkili ile olan işbirliğinin sona erdirildiğini bu nedenle müvekkilin haksız fesihten dolayı uğradığı zararların tazmininin gerektiğini, davalılardan ... ile müvekkili arasında akdedilen sözleşmenin feshi sırasında müvekkiline hiçbir gerekçe belirtilmediğini, sözleşmenin feshedileceğinin müvekkiline ihbar edilmediğini, müvekkilinin depoya tahsis ettiği araç ve şoförlerin 05.11.2021 tarihine dek rutin çalışmasına devam ettiğini, bu tarihten bir gün öncesinde ... deponun yöneticisi olan... tarafından taşeron firma olan ... bir e-mail gönderidiğini ve 05.11.2021 tarihinden itibaren müvekkilinin araçları dağıtımdan çıkartıldığını bildirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 14.02.2021-14.02.2022 tarihleri arasında 1 yıllık düzenlendiğini, bitim tarihinden 1 ay önce yazılı olarak ihbar yapılmazsa 3 yıl uzayacağının kararlaştırıldığını, fakat sözleşmenin 05.11.2021 tarihinde 1 yıl dolmadan; herhangi bir ihbar ve gerekçe olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshedilmesine ilişkin elinde bulunan tek bilginin bir adet e-posta olduğunu, ki bu e-postaya da müvekkilinin kendi çabası ile ulaştığını, bunun dışında ne taşeron ne de ... tarafından müvekkiline hiçbir bildirimde bulunulmadığını ve gerekçe sunulmadığını, bu noktada davalıların sözleşmeyi feshetme biçimleri basiretli bir tacirden beklenmeyecek nitelikte olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden beklediği menfaati elde etmesinin önüne geçildiğini, yaptığı yatırımların karşılıksız kalmasına yol açtığını, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülekleri yerine getirdiğini, müvekkilinin davalılar ile kurmuş olduğu ticari ilişkiye güvendiğini ve bu iş nedeniyle yatırım yaptığını, çalışan istihdam ettiğini, müvekkilinin taşımacılık hizmeti verdiği dönemin pandemi sürecine denk geldiğini, ortaya çıkan talep yoğunluğunun sipariş uygulamalarının taşıma kapasitesinin üzerine çıktığını ve taşımacılık hizmeti veren gerek bireysel kuryelerin gerekse müvekkili gibi taşımacıların oldukça fazla yıprandığını, müvekkilinin, deponun teslimat yaptığı İzmir ve Manisa illerine 6 adet araç ile hizmet verdiğini ve gerek çalışanların gerekse araçların yıpratılmak suretiyle günlük 15 saati aşan hizmet süreleriyle çalışıldığını, teslimatların gecikmemesi için elinden gelen çabayı gösteren müvekkilinin sevkıyatın aksamaması için gerekli önlemleri de aldığını, bu noktada 15 saati aşan kullanımda taşımacılık yapılan aracın dinlendirilmesi gerekirken ... tarafından sipariş yoğunluğu nedeniyle araçların ve şoförlerin kanuna aykırı şekilde dinlendirilmeden çalıştırıldığını ve müvekkilinin çalışanları ile araçlarının çok fazla yıprandığını, buna rağmen müvekkili tarafından gerekenin üzerinde özen gösterilerek sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirildiğini fakat aynı hassasiyetin davalılar tarafından gösterilmeyerek sözleşmenin haksız şekilde feshedilerek müvekkilinin zarara uğratıldığını bildirerek fazlaya dair hakları, dava hakkı ve bilirkişilerce tespit edilecek alacak tutarınca davalarını ıslah etme hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 100,00 TL fesih tarihindeki teslimat ücreti ve prim ödemesi, 100,00 TL sözleşme feshedildiği için mahrum kalınan gelirler, 100,00 TL yapmış olduğu yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zarar, 30.000,00 TL haksız fesih tazminatı olmak üzere toplam 30.300,00 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı...A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında ne Borçlar Hukuku ne de Ticaret Hukuku açısından hiçbir şekilde hukuki ilişki bulunmadığından ve davacının müvekkili şirket aleyhine işbu davayı açması hukuken olanaklı olmadığından pasif husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesi ekinde sunulan dava konusu "Taşıma Hizmeti Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin taraflarının da ... ve ...Ltd. Şti. olduğunu, görüldüğü üzere sözleşmenin taraflarında müvekkili şirketin isminin dahi bulunmadığını, yine aynı şekilde sözleşmeye imza atan tarafların da ... ve ...Şti. olduğunu, müvekkili şirketin işbu sözleşme ile ilgisinin olmadığının açık olduğunu, dava konusu sözleşmenin taraflarının davacı ve diğer davalı şirket olduğundan müvekkili şirket yönünden dava sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, ayrıca dava konusu taleplerin sözleşmenin feshi ile alakalı olduğunu, müvekkili şirketin tarafı olmadığı bir sözleşmeyi feshedemeyeceğinden sözleşmenin feshinden kaynaklanan talepler bakımından müvekkili şirketin işbu davada taraf olarak gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu, kaldı ki davacı yanın da dava dilekçesinde kendisinin de; "Davalı ... Ltd. Şti. tarafından sözleşme haksız şekilde feshedilerek müvekkilim ile olan işbirliği sona erdirilmiştir. Bu nedenle müvekkilin haksız fesihten dolayı uğradığı zararların tazmini gerekmektedir." şeklinde açıklamalarda bulunduklarını, görüldüğü üzere davacı ve diğer davalı şirket arasında akdedilen sözleşmenin, diğer davalı yanca feshedildiği iddialarının bulunduğunu, bu durumda davacının müvekkili şirketten talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek üzere, hukuken müspet ve menfi zararların bir arada talep edilebilmesinin mümkün olmamasına rağmen davacı yanın müspet ve menfi zarar taleplerini bir arada talep ettiğini, iki zarar çeşidine dayanılarak istenilen taleplerin ayrı ayrı seçimlik haklar olduğundan davacı yanın, bu seçimlik haklardan yalnızca birini talep edebileceğini, davacının hukuka aykırı şekilde bir arada talep ettiği alacak kalemleri nedeniyle usule ve yasaya aykırı davanın reddini talep ettiklerini, sözleşmelerin nispiliği ilkesi bir sözleşme tarafları arasında hüküm ve sonuç doğurduğundan, taraf olmayan kişi olan müvekkilinin söz konusu ilişkiye yabancı kabul edileceğinin ortada olduğunu, müvekkili şirketin tarafı dahi olmadığı bir sözleşme ve ilişki hakkında herhangi bir ödeme ve tazminattan sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini bildirerek öncelikle husumet itirazlarının dikkate alınarak huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden husumet nedeniyle reddine, husumet itirazlarının kabul görmemesi halinde davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davasının müvekkili yönünden külliyen reddine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi 'ne usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.Talimat yoluyla; ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...talimat dosyası ile mali müşavir... ile Taşımacılık alanında uzman bilirkişi ... tarafından aldırılan 23.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "*Taraflar arasında imzalanmış olan Taşıma Hizmet Sözleşmesinde davalı firma tarafından sözleşmenin fesih şartlarının ispatlanmamış olduğundan sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiği, *Prim ödemelerinin sözleşmenin 5/a maddesinde belirtildiği üzere davalı işveren tarafından uygun görülmediğinden dolayı tahakkuk ettirilmediği, *Çalışılmayan dönemlerde kar kaybı zararının iki araç için 17.386 TL olarak hesaplanabileceği, *Taşıma Hizmet Sözleşmesinde haksız fesih tazminatı ile ilgili herhangi bir yaptırım tutarı belirtilmediğinden Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ..., taşıma uzmanı bilirkişi ... ile nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi...tarafından sunulan 09.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Sayın Mahkemece 16.05.2024 tarihinde “…davacı ile davalılardan ...Ltd. Şti. arasında davalı ...A.Ş.'nin depolarından toplanan ürünlerin taşınması konulu yapılmış olan sözleşme kapsamında bu sözleşmenin haksız feshinin şartları, fesih tarihine kadar olan teslimat ücreti, prim ödemesi, haksız fesih varsa mahrum kalınan kâr kaybı zararı ve bu sözleşme nedeniyle yapılmış yatırım nedeniyle uğranılan zarar ve sözleşme kapsamında haksız fesih nedeniyle talep edeceği tazminata ilişkin” rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere 1. Borçlar mevzuatı yönünden değerlendirme neticesinde: a. Davacı ile davalı ... A.Ş. ve diğer davalı ... Şti. arasında 14.02.2021 başlangıç tarihli “Taşıma Hizmeti Sözleşmesi”nin imzalandığı; b. Sözleşmenin 05.11.2021 tarihinde davalı .... Şti. tarafından henüz 1 yıl dolmadan; herhangi bir ihbar ve haklı gerekçe olmaksızın feshedildiğinin iddia edildiği; c. Sözleşmenin 3. maddesinin “14.01.2021 tarihinden 13.02.2022 tarihine kadar 1+3 yıl sürelidir. 13.02.2021 tarihinde iki taraf 1 ay önceden yazılı olarak ihbarda bulunmazsa sözleşme +3 yıl uzatılır.” şeklinde olduğu; d. Sözleşmenin haklı gerekçeye dayanılarak ve sözleşmenin 3. maddesine de uygun olarak feshedildiğinin açık bir şekilde anlaşılamadığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, e. Davacının dava dilekçesinde şimdilik: - fesih tarihindeki teslimat ücreti ve prim ödemesi için 100TL. - sözleşme feshedildiğinden dolayı mahrum kalınan gelirler için 100TL., - yapmış olduğu yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zarar için 100TL., - haksız fesih tazminatı olarak 30.000TL. olmak üzere toplam 30.300TL.’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, 2. Mali inceleme neticesinde: A. Davalı defter kayıtlarında davacı ...’ye ait herhangi bir kayıt olmadığı, B. Davacı kayıtlarında 31.03.2021 tarihinden başlayan her ay düzenli olarak 26.11.2021 tarihine kadar kesilmiş 9 adet faturanın toplamı KDV hariç 121.202,77 TL KDV dahil 138.655,97 TL olduğu, davacı kayıtlarında da bu tutar kadar ... alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ancak davacı kayıtlarında davalı ... ödeme aldığına dair bir kayıt olmadığı, C. Dosyada davalı...tarafından davacıya yapılan ödemelere dair belge ayda cari muavin olmadığından bu yönde değerlendirme yapılamadığı, D. Davacının 2021 yılı hasılatı KDV hariç 145.230,98 TL olup dönem net karının da 13.878,93 TL, net karlılık oranının % 9,56 olduğu, E. Sayın Mahkemenizce mahrum kalınan kar hesaplanmasına karar verilmesi durumunda mahrum kaldığı yıllık net karının 15.443,58 TL, aylık net karının 1.286,97 TL olabileceği, F. Dosya kapsamında yapılan incelemede yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zararı konusunda somut olarak davacı tarafından ispatlanması gerektiği; davacının defterleri üzerinde talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda da bu hususta tespit yapılmadığı, 3. Talepler değerlendirildiğinde: a. (sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının sözleşmenin ifa olunacağına güvenerek yaptığı masraflar ve kâr kaybı ile hak kazanacağı ücret, prim, mahrum kalınan kar v.b. her türlü alacak dolayısıyla)sözleşme feshedildiğinden dolayı mahrum kalınan gelirler için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; bu talep taşımacılık yönünden değerlendirildiğinde lojistik ve taşıma hizmeti bakımından davacının 3 ay 6 gün hesabı ile yoksun kalınan kazanç zararının tazminini dava ve talep edebileceği, mali bilirkişi hesaplaması gözetildiğinde davacının zararının 4.118,31TL. hesaplandığı, b. yapmış olduğu yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zarar için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; bu talep mali yönden değerlendirildiğinde dosya kapsamında yapılan incelemede yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zararı konusunda somut olarak davacı tarafından ispatlanması gerektiği; davacının defterleri üzerinde talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda da bu hususta tespit yapılmadığı, c. (davacının hak kazandığı, fakat fesih esnasında ve sonrasında ödenmeyen ücretlerden dolayı) fesih tarihindeki teslimat ücreti ve prim ödemesi için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; bu talep mali yönden değerlendirildiğinde talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacının, davalı ... firmasından 31.12.2021 tarihi itibariyle 138.655,97 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, d. (sözleşmenin feshinden sonra uzun süre aynı veya emsal nitelikte bir işi ikame edemeyen müvekkilin uğradığı zararın tazmin edilmesi için haksız fesihten kaynaklı) haksız fesih tazminatı olarak 30.00TL.nin ödenmesinin talep edildiği; mali yönden değerlendirildiğinde bu hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiği; bu hususta tespit yapılamadığı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... taşıma uzmanı bilirkişi ....İle nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi ....tarafından sunulan 08.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Sayın Mahkemece davacı ... vekilinin rapora karşı yaptığı itirazlar ve itirazlarında yer alan hak edişlere ilişkin ödeme yaptıklarına dair sunduğu belgeler incelenerek yine davalıların rapora karşı yaptıkları itirazlar incelenip, taraflar arasındaki yazışma ve bu yazışmalar kapsamında taraflar arasındaki fesih bildirimi sonrası ticari ilişkinin sürdürülüp sürdürülmediğine, tazminatın hesaplanmasında itirazın da incelenerek ve taraf kayıtları da incelenerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere 1. Borçlar mevzuatı yönünden değerlendirme neticesinde: a. Davacı ile davalı...A.Ş. ve diğer davalı ... Şti. arasında 14.02.2021 başlangıç tarihli “Taşıma Hizmeti Sözleşmesi”nin imzalandığı; sözleşmenin 05.11.2021 tarihinde davalı ... Şti. tarafından henüz 1 yıl dolmadan; herhangi bir ihbar ve haklı gerekçe olmaksızın feshedildiğinin iddia edildiği; b. Sözleşmenin 3. maddesinin “14.01.2021 tarihinden 13.02.2022 tarihine kadar 1+3 yıl sürelidir. 13.02.2021 tarihinde iki taraf 1 ay önceden yazılı olarak ihbarda bulunmazsa sözleşme +3 yıl uzatılır.” şeklinde olduğu; sözleşmenin haklı gerekçeye dayanılarak ve sözleşmenin 3. maddesine de uygun olarak feshedildiğinin açık bir şekilde anlaşılamadığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, c. Davacının dava dilekçesinde şimdilik: - fesih tarihindeki teslimat ücreti ve prim ödemesi için 100TL. - sözleşme feshedildiğinden dolayı mahrum kalınan gelirler için 100TL., - yapmış olduğu yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zarar için 100TL., - haksız fesih tazminatı olarak 30.000TL. olmak üzere toplam 30.300TL.’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, uzmanlık alanı gereğince taşımacılık ve mali yönden hesaplamanın yapılabileceği, 2. Mali inceleme neticesinde: a. Davacı kayıtlarında davalı ... ödeme aldığına dair bir kayıt olmadığı, dosyada davalı ... tarafından davacıya yapılan ödemelere dair belge ya da cari muavin olmadığından kök raporda bu yönde değerlendirme yapılamadığı, kök raporda tarafımıza tevdi edilen görevlendirme kapsamında davalı ... defterleri ve dosya muhteviyatında bulunan davacı defter kayıtları üzerinden inceleme yapıldığı, b. Davalı ... tarafından sunulan itiraz dilekçesi ekindeki mali kayıtlardan davacının davalı ... kayıtlarında 320 Ticari Borçlar hesabında takip edildiği, davacının düzenlemiş olduğu faturaların davalı kayıtlarında da yer aldığı, davalı ... kayıtlarında 31.12.2021 tarihinde davalının davacıdan 28.631,54 TL alacaklı olduğu, 2021 yılı cari muavini haricinde davalı ... tarafından sunulu dekontlardan 08.01.2022 tarihli 1.000 TL, 04.01.2022 tarihli 3.000 TL, olmak üzere toplamda 4.000 TL ödeme yapıldığı da görülmektedir. Dolayısıyla davalı ... kayıtlarında 2021 yılı devir olan 28.631,54 TL ve 2022 yılı ödemeleri 4.000 TL olmak üzere toplamda 32.631,54 TL fazladan ödeme yapıldığı, c. Sayın Mahkemenizce taraflar arasındaki fesih bildirimi sonrası ticari ilişkinin sürdürülüp sürdürülmediği incelenmesi görevi tevdi edilmiş olup davacının son fatura tarihi 26.11.2021 tarihli fatura olup bu tarihten sonra davalı ... şirketince davacıya ödemeler yapıldığı, d. Kök raporda da belirtildiği üzere Sayın Mahkemenizce mahrum kalınan kar hesaplanmasına karar verilmesi durumunda mahrum kaldığı yıllık net karının 15.443,58 TL, aylık net karının 1.286,97 TL olabileceği 3 ay 6 gün hesabı ile yoksun kalınan kazanç zararının 4.118,31 TL olduğu, 39 ay üzerinden Sayın Mahkemenizce hesaplanması gerektiği takdir edildiğinde ise 50.191,83 TL olduğu, 3. Talepler değerlendirildiğinde: a. (sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının sözleşmenin ifa olunacağına güvenerek yaptığı masraflar ve kâr kaybı ile hak kazanacağı ücret, prim, mahrum kalınan kar v.b. her türlü alacak dolayısıyla)sözleşme feshedildiğinden dolayı mahrum kalınan gelirler için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; bu talep taşımacılık yönünden değerlendirildiğinde lojistik ve taşıma hizmeti bakımından davacının 3 ay 6 gün hesabı ile yoksun kalınan kazanç zararının tazminini dava ve talep edebileceği, mali bilirkişi hesaplaması gözetildiğinde davacının zararının 4.118,31TL. hesaplandığı, 39 ay üzerinden hesaplama halinde 50.191,83 TL tespit edildiği, b. yapmış olduğu yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zarar için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; bu talep mali yönden değerlendirildiğinde dosya kapsamında yapılan incelemede yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zararı konusunda somut olarak davacı tarafından ispatlanması gerektiği; davacının defterleri üzerinde talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda da bu hususta tespit yapılmadığı, c. (davacının hak kazandığı, fakat fesih esnasında ve sonrasında ödenmeyen ücretlerden dolayı) fesih tarihindeki teslimat ücreti ve prim ödemesi için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; bu talep mali yönden değerlendirildiğinde talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacının, davalı ... firmasından 31.12.2021 tarihi itibariyle 138.655,97 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, d. (sözleşmenin feshinden sonra uzun süre aynı veya emsal nitelikte bir işi ikame edemeyen müvekkilin uğradığı zararın tazmin edilmesi için haksız fesihten kaynaklı) haksız fesih tazminatı olarak 30.000,00TL.nin ödenmesinin talep edildiği; mali yönden değerlendirildiğinde bu hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiği; bu hususta tespit yapılamadığı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ..., taşıma uzmanı bilirkişi ... ile nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi ...tarafından sunulan 23.06.2025 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda; "Sayın Mahkemece “davalı ...’in ticari defterlerinin de incelenerek ve davacı ticari defterleri ile de karşılaştırma yapılarak sözleşme kapsamında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususunun tespiti, kar mahrumiyeti talebine ilişkin olarak sözleşmenin feshi iddiaları yönünden feshedildiği iptal edildiği iddia edilen tarihten itibaren davacının yeni bir sözleşme ilişkisi kurabileceği makul sürenin tespit edilerek bu süre kapsamında hesaplama yapılmasının istenilmesi, yine dosya içerisindeki deliller kapsamında diğer talep edilen alacak ve zarar kalemlerinin değerlendirilmesi ve taraf vekillerinin itirazlarının maddeler halinde değerlendirildiği denetime elverişli kapsamlı ek rapor düzenlenmesine” karar verilmiş olup tüm dosya kapsamı yeniden incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere 1. Borçlar mevzuatı yönünden değerlendirme neticesinde: a. Davacı ile davalılar arasında 14.02.2021 başlangıç tarihli “Taşıma Hizmeti Sözleşmesi”nin kurulduğu; b. 05.11.2021 tarihinde davalı ... Şti. tarafından henüz 1 yıl dolmadan; herhangi bir ihbar ve haklı gerekçe olmaksızın sözleşmenin feshedildiğinin iddia edildiği; c. Sözleşmenin 3. maddesinin “14.01.2021 tarihinden 13.02.2022 tarihine kadar 1+3 yıl sürelidir. 13.02.2021 tarihinde iki taraf 1 ay önceden yazılı olarak ihbarda bulunmazsa sözleşme +3 yıl uzatılır.” şeklinde olduğu; sözleşmenin haklı gerekçeye dayanılarak ve sözleşmenin 3. maddesine de uygun olarak feshedildiğinin açık bir şekilde anlaşılamadığı; hal böyle olmakla sözleşmenin 3. maddesine aykırı şekilde fesih hakkının kullanıldığı kanaatine varıldığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, d. Davacının dava dilekçesinde şimdilik: - fesih tarihindeki teslimat ücreti ve prim ödemesi için 100TL. - sözleşme feshedildiğinden dolayı mahrum kalınan gelirler için 100TL., - yapmış olduğu yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zarar için 100TL., - haksız fesih tazminatı olarak 30.000TL. olmak üzere toplam 30.300TL.’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği; eğer sözleşmenin haklı neden dayanmaksızın ve de sözleşmenin 3. maddesine aykırı şekilde fesih hakkının kullanıldığı kabul edilir ise bu halde uğranılan zararın (HMK m. 190 vd. hükümlerince ispatlanması halinde) talep edilebileceği; ancak uzmanlık alanı gereğince ancak taşımacılık ve mali yönden inceleme neticesinde hesaplamanın yapılabileceği, 2. Mali inceleme neticesinde: a. Davacı kayıtlarında davalı ... ödeme aldığına dair bir kayıt olmadığı, dosyada davalı ... tarafından davacıya yapılan ödemelere dair belge ya da cari muavin olmadığından kök raporda bu yönde değerlendirme yapılamadığı, kök raporda tarafımıza tevdi edilen görevlendirme kapsamında davalı ...defterleri ve dosya muhteviyatında bulunan davacı defter kayıtları üzerinden inceleme yapıldığı, b. Davalı ... tarafından sunulan itiraz dilekçesi ekindeki mali kayıtlardan davacının davalı ... kayıtlarında 320 Ticari Borçlar hesabında takip edildiği, davacının düzenlemiş olduğu faturaların davalı kayıtlarında da yer aldığı, davalı ... kayıtlarında 31.12.2021 tarihinde davalının davacıdan 28.631,54 TL alacaklı olduğu, 2021 yılı cari muavini haricinde davalı ... tarafından sunulu dekontlardan 08.01.2022 tarihli 1.000 TL, 04.01.2022 tarihli 3.000 TL, olmak üzere toplamda 4.000 TL ödeme yapıldığı da görülmektedir. Dolayısıyla davalı ... kayıtlarında 2021 yılı devir olan 28.631,54 TL ve 2022 yılı ödemeleri 4.000 TL olmak üzere toplamda 32.631,54 TL fazladan ödeme yapıldığı, c. Sayın Mahkemenizce taraflar arasındaki fesih bildirimi sonrası ticari ilişkinin sürdürülüp sürdürülmediği incelenmesi görevi tevdi edilmiş olup davacının son fatura tarihi 26.11.2021 tarihli fatura olup bu tarihten sonra davalı ... şirketince davacıya ödemeler yapıldığı, d. Kök raporda da belirtildiği üzere Sayın Mahkemenizce mahrum kalınan kar hesaplanmasına karar verilmesi durumunda mahrum kaldığı yıllık net karının 15.443,58 TL, aylık net karının 1.286,97 TL olabileceği 3 ay 6 gün hesabı ile yoksun kalınan kazanç zararının 4.118,31 TL olduğu, 39 ay üzerinden Sayın Mahkemenizce hesaplanması gerektiği takdir edildiğinde ise 50.191,83 TL olduğu, e. “sözleşme kapsamında davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususunun tespiti” hususunda: Davalı .... tarafından sunulan itiraz dilekçesi ekindeki mali kayıtlardan davacının davalı ... kayıtlarında 320 Ticari Borçlar hesabında takip edildiği, davacının düzenlemiş olduğu faturaların davalı kayıtlarında da yer aldığı, davalı ... kayıtlarında 31.12.2021 tarihinde davalının davacıdan 28.631,54 TL alacaklı olduğu, 2021 yılı cari muavini haricinde davalı ... tarafından sunulu dekontlardan 08.01.2022 tarihli 1.000 TL, 04.01.2022 tarihli 3.000 TL, olmak üzere toplamda 4.000 TL ödeme yapıldığı da görülmektedir. Dolayısıyla davalı ... kayıtlarında 2021 yılı devir olan 28.631,54 TL ve 2022 yılı ödemeleri 4.000 TL olmak üzere toplamda 32.631,54 TL fazladan ödeme yapıldığı, 3. “Kar mahrumiyeti talebine ilişkin olarak sözleşmenin feshedildiği iddia edilen tarihten itibaren davacının yeni bir sözleşme ilişkisi kurabileceği makul sürenin tespit edilerek bu süre kapsamında hesaplama yapılmasının istenilmesi” hususunda taşımacılık yönünden inceleme neticesinde: bu türden sürekli ticari ilişkilerde her zaman yeni sözleşme ilişkisi kurulması, kira sözleşmesinde olduğu gibi yeni ticari ilişki kurulması değerlendirmesi yapılamaz. Ancak acentelik sözleşmesi hükümlerinden TTK m.121/4 hükmüne kıyasen, sürekli ticari ilişkinin sona ermesinden itibaren makul süre 3 ay olarak kabul edilebilir. ihbar öneli ve yeni ticari ilişki için özel bir süre kararlaştırılmamış ise, davacının yoksun kalınan kazanç talep edebileceği süre 3 ay kabul edilirse, 4.118,31 TL sözleşme süresinden olan mahrum kalınan kazanca ek 3.860,91 TL olmak üzere toplam 7.979,22 TL hesaplanmaktadır. 4. Talepler mali yönden değerlendirildiğinde: a. (sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının sözleşmenin ifa olunacağına güvenerek yaptığı masraflar ve kâr kaybı ile hak kazanacağı ücret, prim, mahrum kalınan kar v.b. her türlü alacak dolayısıyla)sözleşme feshedildiğinden dolayı mahrum kalınan gelirler için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; kök raporda da belirtildiği üzere Sayın Mahkemenizce mahrum kalınan kar hesaplanmasına karar verilmesi durumunda mahrum kaldığı yıllık net karının 15.443,58 TL, aylık net karının 1.286,97 TL olabileceği, 3 ay 6 gün hesabı ile yoksun kalınan kazanç zararının 4.118,31 TL olduğu, 3 ay iş bulma-yeni sözleşme süresi de eklendiğinde 7.979,22 TL hesaplandığı, 39 ay üzerinden Sayın Mahkemenizce hesaplanması gerektiği takdir edildiğinde ise 50.191,83 TL olduğu, b. Yapmış olduğu yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zarar için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; dosya kapsamında yapılan incelemede yatırımın karşılıksız kalmasından doğan zararı konusunda somut olarak davacı tarafından ispatlanması gerektiği; davacının defterleri üzerinde talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda da bu hususta tespit yapılmadığı, c. (davacının hak kazandığı, fakat fesih esnasında ve sonrasında ödenmeyen ücretlerden dolayı) fesih tarihindeki teslimat ücreti ve prim ödemesi için 100TL.nin ödenmesinin talep edildiği; talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacının, davalı ... firmasından 31.12.2021 tarihi itibariyle 138.655,97 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, ancak davacı kayıtlarında davalı ... ödemelerinin kayıtlı olmadığı bu nedenle davacı kayıtları düzeltilmesi gerektiği, davalı ... kayıtlarında 2021 yılı devir olan 28.631,54 TL ve 2022 yılı ödemeleri 4.000 TL olmak üzere toplamda 32.631,54 TL fazladan ödeme yapıldığı, ... firmasının davacıdan 32.631,54 TL alacaklı olduğu, d. (sözleşmenin feshinden sonra uzun süre aynı veya emsal nitelikte bir işi ikame edemeyen müvekkilin uğradığı zararın tazmin edilmesi için haksız fesihten kaynaklı) haksız fesih tazminatı olarak 30.000TL.nin ödenmesinin talep edildiği; bu hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiği; bu hususta tespit yapılamadığı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı ...Ltd. Şti arasında █████/2021 tarihli diğer davalıya ait İstagelsin isimli uygulamaya ait ürünlerin taşınmasına ilişkin sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin üçüncü maddesinde 1 yıl süreli olduğunun, sözleşmenin bitiminden 1 ay önce yazılı bildirimde bulunulmadığında sözleşmenin 3 yıl uzayacağının düzenlendiği, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davaya konu sözleşmenin █████/2021 tarihinde davalılar tarafından haksız olarak feshedildiğinin, sözleşme kapsamında yapılan taşıma hizmetleri yönünden davacının bakiye alacağının bulunduğunun, haksız fesih nedeniyle davacının kar mahrumiyetinin ve zararlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davacı tarafından davalılara haksız fesih nedeniyle uğradığı zararların ödenmesinin talep edildiği █████/2021 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, ihtarname, dosya içerisindeki diğer deliller ve taraf beyanlarından davacının taşıma hizmetini ... ve ... plakalı araçlar ile verdiğinin anlaşıldığı, davalılardan ...şti. tarafından davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı, bu davalı tarafından sunulan █████/2024 tarihli dilekçesinde sözleşmenin davalı tarafça feshedilmediğinin, davacının taşıma hizmetini verdiği ... ve ...plakalı araçların üçüncü kişilere devredilmesi nedeniyle sözleşme ilişkisinin sona erdiğinin, davacının █████/2021 tarihli ihtarnameyi gönderdikten sonra davacının bu ihtarını geri çektiğinin, ihtarname sonrasında hizmet vermeye devam ettiğinin ve ödemeler yapıldığının beyan edilerek davacının gönderdiği ihtarnameyi geri çektiği iddiası yönünden e posta yazışmasının sunulduğu, davacı defterlerinin incelenerek rapor düzenlenmesi için talimat yazılarak rapor alındığı, 23.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından sözleşme kapsamında verilen hizmetlere ilişkin olarak toplamda 138.655,97 TL bedelli faturalar düzenlendiğinin ve ödeme kaydının bulunmadığının tespit edildiği, davalıların defterlerinin incelenmesi ve tarafların iddia ve savunmaları kapsamında mahkememiz yargı çevresinde oluşturulan bilirkişi heyetinden kök ve ek raporların alındığı, son alınan █████/2025 tarihi raporda davalılardan ...Ltd. Şti'nin defterlerinde davacı tarafından düzenlenen faturaların kayıtlı olduğunun, davalı tarafından davacıya banka kanalıyla fatura bedelleri ile birlikte fazladan 32.631,54 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, alınan raporlar ile yapılan bu tespitler doğrultusunda davacı tarafın verdiği hizmete ilişkin düzenlediği faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalar ile birlikte davalı tarafından fazladan 32.631,54 TL ödeme yapıldığı, düzenlenen faturalar ile davalı tarafından yapılan ödemeler dışında hizmet verildiğinin, bakiye alacağının bulunduğunun davacı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği bu nedenle bakiye alacak talebinin reddi gerektiği, davacının sözleşmenin haksız feshedildiği iddiası nedeniyle zarar talebi yönünden sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin ispat yükünün davacıda olacağı, davalılardan ... Şti tarafından sözleşmenin feshedilmediğinin taşıma hizmetinde kullanılan ...ve...plakalı araçların davacı tarafından üçüncü kişilere devredilmesi nedeniyle sözleşme ilişkisinin sona erdiğinin beyan edildiği, araçlara ilişkin kayıtlar incelendiğinde...plakalı aracın █████/2022 tarihinde, ... plakalı aracın █████/2022 tarihinde davacı tarafından dava dışı üçüncü kişilere devredildiğinin anlaşıldığı, devir tarihlerinin sözleşme süresi içerisinde olduğu █████/2025 tarihli ek raporda davalı tarafından davacının düzenlediği fatura bedellerinin üzerinde ödeme yapıldığının, yine bu ödemelerden █████/2022 ve █████/2022 tarihinde olmak üzere toplam 4.000 TL ödemenin █████/2021 tarihli ihtarnameden sonra olduğunun tespit edildiği, dosya içerisindeki bu delil ve tespitlerden davacı tarafça ihtarname tarihinden sonra da hizmet verilmeye devam edildiği yönünde kanaat oluştuğu, sözleşmenin davalılar tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasının somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasının davacı tarafça ispat edilemediğinden kar mahrumiyeti ve zarar talebinde de bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın reddine,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 517,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 97,95-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır