İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinden; çek bedelinde tahrifat iddiasıyla açılan menfi tespit davasının, zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği için usulden reddine dair karar.
Özet: Davacının, iki çekteki bedelin davalı tarafından tahrif edilerek 1.100,00 TLden çok daha yüksek miktarlara çıkarıldığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti, çekler hakkında ödeme yasağı konulması ve icra takibinin önlenmesi talepleriyle açtığı menfi tespit davası, 7445 sayılı Kanun gereği ticari davalar için zorunlu olan arabuluculuk şartı yerine getirilmeden doğrudan açıldığı için dava şartı yokluğu nedeniyle mahkemece usulden reddedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, █████/2025 tarihli ve 1.100.000,00 Tl bedelli ve █████/2025 tarihli 1.100.000,00 TL olmak üzere 2 çek verildiğini, ancak söz konusu çeklerin, müvekkili tarafından düzenlendiği haliyle farklı bir tutar içerdiğini, davalı veya davalıya ilişkin üçüncü kişilerce çekte tahrifat yapıldığını, müvekkilinin elinde kalan çek koçanı sureti ve banka kayıtları incelendiğinde, çekin düzenlenme anındaki bedelin 1.100,00 TL olduğunun açıkça görüldüğünü, buna rağmen davalının elindeki çekteki bedeli 1.5000,00 TL'ye yükselttiğini ve bu haliyle müvekkili aleyhine alacak iddiasında bulunmaya hazırlandığını, henüz icra takibinin başlatılmadığını, davalının her an bu çeke dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatma ihtimali bulunduğunu, davacının hakkının korunması için HMK m.389 vd.hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir karar verilmesi gerektiğini, borçlunun senedinin bedelsizliğine ilişkin olarak, önce borcun sebebini, daha sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini yahut geçersizliğini veya sebebe bağlı olarak ödeme gibi borcu sona erdiren bir olguyu ispat ile yükümlü olduğunu, eğer bu ispat gerçekleşmemiş ise borçluya alacaklıya yemin teklif edilebileceğini hatırlatarak buna göre karar verilmesi gerektiğini, bedelsizlik davası sadece çeki düzenleyen tarafından değil, çek nedeniyle, icra takibinden önce belirsizlik davası açarak borçlu olmadığının tespit ettirmekte menfaati olan ve kambiyo ilişkisine dahil olan diğer borçlular tarafından da açılabileceğini yargıtay kararlarında yerleşik bir uygulama haline geldiğini, haklı davalarının ve taleplerinin kabulüne, çeklerin karşılıksız kaldığının tespitine, çekler hakkında ödeme yasağı konulmasına, çeklerin icra takibine konu yapılmamasına ve dava konusu çeklerin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla öncelikle teminatsız aksi halde teminatlı ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çeklerin iptaline karar verilmesine, davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya dava konusu çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgular ve ileri sürülen sebeplere göre davanın menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanunun 31.ve 43. maddesi gereğince 01.09.2023 tarihinden itibaren açılan ticari dava kapsamındaki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.
Dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, davanın 7445 sayılı kanunla değişik TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. harç peşin alındığından, bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!