Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Türk Patent nezdinde tescilli tasarımın, tescil başvurusu öncesi kamuya sunulması nedeniyle yenilik ve ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini onadı.
Özet: Davacı tarafından, tescil başvurusu yapılan bir tasarımın, başvuru tarihinden önce kamuya sunulan benzerleri nedeniyle yenilik ve ayırt edici nitelikten yoksun olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğünün istendiği davada; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporları uyarınca tasarımın yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımadığını tespit ederek tescilin iptaline karar vermiş; bu karar, davalıların itirazları üzerine bölge adliye mahkemesince usul ve yasaya uygun bulunarak istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi ve ardından Yüksek Mahkemece bölge adliye mahkemesi kararının onanmasıyla kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıların Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde "..." başlıklı tasarım tescili için 2020/... sayı ile başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun kesinleşerek söz konusu tasarımın davalılar adına tescil edildiğini, ancak tasarımın yeni ve ayırt edici nitelik kriterlerini taşımadığını, tasarımın dava dışı bir firma tarafından davalıların tescilinden çok öncesinde kamuya arz edilen birçok tasarımın birebir aynısı olduğunu, "..." başlıklı tasarım belgesinin yıllardır kullanılan klasik bir model olduğunu, bu sebeple tesciline karar verilerek tekelleştirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davalılar adına 2020/... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri adına tescilli tasarımın davacının bahsettiği dava dışı firmaya ait tasarım ile benzer olmadığı gibi dava dilekçesinde görselleri belirtilen bobinlerle de herhangi bir benzerliği bulunmadığını, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde müvekkilleri adına tescilli tasarımın farklı tasarımlar olduğunun gayet açık olduğunu, davacının tüm iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayrıntıları bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davaya konu ürün tasarımının tescil başvuru tarihinin 20.02.2020 tarihi olup bu tarihten önce olan 15.08.2018 tarihinde, yine 18.11.2019 tarihinde kamuya sunulduğu ve bu haliyle tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar adına tescilli 2020/... sayılı tasarım tescilinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekili Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyada hükme esas bilirkişi raporu ile işbu davadaki bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunu ileri sürmüş ise de, davalıların itirazı bilirkişi heyetinin ek raporunda incelendiği ve ilgili dosyada incelenen tasarımın işbu dosyada yenilik kırıcı olarak kabul edilen tasarım ile farklı olduğunun isabetli bir şekilde tespit edildiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalılar adına ██████████ sayı ile tescilli "..." başlıklı tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davalılara iadesine, 16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.