Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçunda, evlilik birliği içinde edinilen malın hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma hükmü kapsamında eksik araştırma nedeniyle verilen kararı bozmuştur.
Özet: Yargıtay, nitelikli yağma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü ve istinaf başvurusunun esastan reddi kararını, sanığın suça konu telefonu almasıyla faydalanma kastının bulunduğunu kabul etmekle birlikte, çalınan cep telefonunun evlilik birliği içinde edinilmiş mal olup olmadığının ve boşanan taraflar arasındaki edinilmiş mal rejimi hükümleri göz önüne alındığında Türk Ceza Kanununun 150/1. maddesindeki "hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma" hükmünün olayda tartışılmaksızın eksik araştırma ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, bu gerekçeyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceSanık hakkında Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d,h ve 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. İstinafDiyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin 22.06.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile katılan kurum vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık müdafiinin temyiz istemi, mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığına, iletişim tespiti kayıtlarının kesin delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın suça konu telefonu almadığına, kabule göre faydalanma kastının bulunmadığına, telefonun evlilik içi edinilmiş mal olması hasebiyle sanığın maliki olduğu telefonu yağmalasının mümkün olmadığına;Katılan vekilinin temyiz istemi, yağma suçundan verilen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğine, ayrıca tehdit ve yaralama suçundan ceza verilmesi gerektiğine;Katılan kurum vekilinin temyiz istemi, suçun sabit olduğuna, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ve indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeSomut olayda, sanığın suça konu telefonu katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralayarak almasının akabinde, uhdesinde tutarak, iş yerine götürerek ve fiilen kullanarak malik gibi davrandığı, bu nedenle faydalanma kastının var olduğunun görüldüğü anlaşılmaka bu husustaki temyiz sebebinin reddi gerekmiştir. Fakat suça konu cep telefonun evlilik birliği içinde edinilip edinilmediğinin araştırılarak, olay sonrası boşanan sanık ve katılanın evliliğine ilişkin edinilmiş mal rejimi hükümleri göz önüne alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde yer alan "hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma" hükmünün yerinde tartışılmaksızın eksik araştırma ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği gerekçesi Tebliğname gerekçesine aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,23.09.2025 tarihinde karar verildi.