İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, motorsiklet sürücüsünün ağır yaralanması ve ekonomik zararı ile sonuçlanan trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Trafik kazasında sinyal vermeden ani dönüş yapan davalı sürücünün çarpmasıyla ağır yaralanan davacı, vücuduna platin takılması, sağ omzunu kullanamama, uzun süreli tedavi ve iş kaybı gibi bedensel ve ekonomik zararlar yaşadığını belirterek, ceza mahkemesinde kusurlu bulunan sürücüden ve aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısından (poliçe limiti dahilinde) 10.000 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminat talep ederken; sigorta şirketi, taleplerin yeterince açık olmadığını, ödemelerin yalnızca belgelendirilmiş gerçek zararlar ve kusur oranları üzerinden yapılabileceğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına ruhsatlı ... plakalı motorsikletle ... İlçesi ... Caddesinden ... Sokağa sağa doğru sinyali vererek geçiş yaparken... plakalı araç sürücüsü davalı ... 'in ... caddesinde ilerlerken ... caddesinde düz seyir halinde iken aniden ve sağa sinyal vermeden davacı müvekkilinin gitmek istediği sağdaki sokağa keskin bir dönüş yaparak müvekkilinin motorsikletinin sol tarafına çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin önce ... de bulunan Özel İlgi Hastahanesi sonra ... Hastahanesinde tedavi gördüğünü, ameliyat olduğunu ve 11 adet platin takıldığını, halen tedavisinin devam ettiğini, ayrıca sağ omzunu halen kullanamadığını, █████/2015 tarihli ... Adli Tıp şube müdürlüğünden alınan adli tıp raporunda müvekkilinin kazanın etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde olmadığı ve kazadan dolayı oluşan kırıkların hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin uzun süre kendi adına olan dükkanı işletemediğini, bu yüzden müvekkilinin ekonomik zarara uğradığını, araç sürücüsü ... hakkında ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Es. dosyası ile dava açıldığını, ilgili davada kusurlu bulunduğunu ve hakkında ... kararı ile aleyhine hüküm verildiğini, müvekkilinin yaralamadan dolayı ameliyat olduğunu ve vücudunda 11 platin takıldığını halen tedavisinin devam ettiğini, sağ omzunu kullanamadığını, kazanın olduğu tarihte uzun bir süre kendi adına olan dükkanda çalışamadığını, yine bu süre içerisinde başka bir eleman çalıştırmak zorunda kaldığını, ilgili kazadan dolayı madden ve manen zarar gördüğünü, kazaya karışan... Plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, ilgili Sigorta Şirketine ihbar yapılmasına rağmen halen bir netice alınmadığını, sigorta şirketinin Sigorta Poliçelerinde yazılı miktarlarla sınırlı kalmak kaydıyla maddi ve bedeni zararlardan 2918 sayılı yasanın 91 ve devamı maddeleri uyarınca zararlardan müştereken müteselsilen sorumlu olduğunu bildirerek davalılardan müştereken ve müteselsilen kazadan dolayı maddi ve manevi zarara uğrayan ... için davalı ...'den tahsil edilmek koşuluyla 10.000.00 TL manevi tazminata, yine aynı şekilde uğradığı ve uğrayacağı işgücü kaybı için ve diğer maddi kayıplar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kaza tarihi itibariyle işleyecek faizi ile birlikte alacakları belirsiz olduğundan şimdilik her iki davalıdan (Sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) 1.000.00 TL maddi tazminata, ilgili tazminatlara kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte hükmedilmesine, dava sonunda hükmedilecek bedelin tahsil kabiliyeti olmaması tehlikesine karşın olmak üzere kazaya neden olan araç kaydına tedbir konulmasına ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş;
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevabında; davaya konu kazaya karıştığı iddia edilen... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, dava dilekçesinde, █████/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle uğradığı ve uğrayacağı iş gücü kaybı ve diğer maddi kayıplar için 1.000 TL, ayrıca 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, dava dilekçesinde yer alan taleplerin net olmayıp hangi kalem için ne kadar talepte bulunulduğunun ayrı ayrı ve net bir şekilde açıklanması gerektiğini, dava dilekçesinde, talep edilen alacak kalemlerinin "iş gücü kaybı ve diğer maddi kayıplar" ibaresi ile belirtildiğini ancak soyut ifadelere dayalı net olmayan taleplerin Sayın Mahkemece değerlendirilmemesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin tüzel kişiliği haiz bir kuruluş olması belli kanunlar, prensipler ve kurallar çerçevesinde hareket etme zorunluluğu nedeniyle kusur oranlarını belgeleyen kanıtlar ve dokümanlar olmadan sadece zarar görenlerin talebi esas alınarak ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirkete sigortalı aracın, Trafik Sigorta Poliçesiyle sigortalanmış olduğunu, sadece belgelendirilebilen maddi hasarların ve zararların teminat altına aldığını, maddi tazminat taleplerine cevap verebilmelerinin ancak gerçek zararın ve kusurun kesin olarak belgelendirilmesi ile mümkün olacağını, müvekkili şirketin fiili ve yasal sigorta uygulamaları çerçevesinde, düzenlemiş olduğu sigorta poliçesi teminat limitleri ile sigortalısının ispatlanabilen kusuru oranında meydana gelen ve yine ispatlanabilen gerçek zarardan sorumlu tutulabileceğini, gerçek zararın hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde davacı yanca ispatlanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün davacıya çarptığını kabul etmemekle birlikte, bir an için aksi düşünülse dahi kazanın oluşumunda davacı nın%100 tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün yapacağı hiçbir şeyin kazanın oluşumunu engelleyebilecek nitelikte olmadığını, davacının bizzat kendi kusuru ile neden olduğu kaza nedeniyle müvekkili şirketten talepte bulunamayacağını, davayı ve sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul ettikleri şeklinde anlaşılmamak kaydıyla, sigortalı araç sürücüsünün, meydana gelen kazanın gerçekleşmesinde kusuru olup olmadığı, kazanın hangi şartlar altında meydana geldiği ve gerçek zarar miktarının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, eğer sigortalı araç sürücüsü kusursuz bulunursa davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın malüliyete ilişkin tazminat taleplerine ise ancak Adli Tıp Kurumu tarafından verilecek rapor neticesinde davacının gerçekten bir maluliyete uğrayıp uğramadığı uğradıysa bunun oranı tespit edildikten sonra cevap vermenin mümkün olacağını, davacı tarafından kendisine ait iş yerini uzun süre işletemediğini, ekonomik zarara uğradığını, başka bir eleman çalıştırmak zorunda kaldığını beyan ettiğini, davacının dolaylı zararlarının trafik sigortası poliçesi kapsamında olmadığını, bu nedenle bu yönde bir zararı olmuş ise dahi müvekkili şirketin bu zararların tazmininden sorumlu olmadığını, bunun yanı sıra, manevi tazminat talepleri, yine poliçe kapsamı dışında olduğundan müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerinden de sorumlu olmadığını bildirerek müvekkili şirket hakkında haksız, yersiz, usul, yasa ve içtihatlara aykırı açılmış davanın reddine, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında; 6100 sayılı HMK madde 2’nin birinci bendine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğunu, iş bu davanın konusunun da asliye hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiğini ancak asliye ticaret mahkemesinde açılan bu davada görevsizlik itirazında bulunduklarını, yetki bakımından ise, davalı olan müvekkili ...’in bulunduğu adresin ...olmasından dolayı müvekkiline yönelik açılan davalarda yetkili mahkemenin ... Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, işbu dava konusunun bağlı bulunduğu ceza davasının da ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldüğünü, bu nedenle söz konusu davaya bakmakla yetkili mahkemenin ... Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ...’in, adına ruhsatlı kayıtlı... plakalı araç ile seyir halinde iken meydana gelen kaza sonucunda oluşan yaralanma olayı ile ilgili açılmış bulunan işbu davanın haksız ve yersiz olduğunu, karara çıkmış olan ... 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin...E.... K. Sayılı dosyası incelendiğinde de olayın ayrıntıları anlaşılacağı üzere olayın meydana geldiği yerde hem pazar hem de tramvay çalışması olduğundan trafik sıkışıklığı söz konusu olduğunu ve müvekkilinin olay yerinde hız yapma imkanının olmadığını, müvekkilinin ... Sokak’tan sinyal verip sağa döneceği sırada arkadan gelen davacının şaşırarak dengesini kaybedip yere düştüğünü, yaralandığını görünce müvekkilinin davacıyı alıp hastaneye götürdüğünü, olay mahallindeki yolun tek şerit olduğunu ve davacının müvekkilinin sağından geçmemesi gerekirken hatalı bir şekilde sağından yanaşıp daha sonradan panikleyip motosikleti ile birlikte düşerek yaralandığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir çarpmasının mevcut olmadığını, olayda müvekkilinin davacıya herhangi bir çarpması olması durumunda müvekkilinin ... Plakalı aracında hasar meydana geleceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, buna mukabil müvekkilinin aracında herhangi bir hasarın oluşmamasının da çarpmanın gerçekleşmediğinin göstergesi olduğunu, çarpmanın gerçekleştiğini kanıtlar herhangi bir tutanağın da mevcut olmadığını, olay neticesinde meydana gelen yaralanma olayının akabinde davacının yaptığı masrafları müvekkilinden istemesinin yersiz olduğunu, davacının çarpma sonucu olmaksızın 1. dereceden asli kusurlu olarak hatalı manevra yapması sonucunda dengesinin kaybederek motosiklet ile birlikte düşüp yaralanması olayını müteakiben müvekkilinin tamamen iyi niyetini kullanarak davacıyı olay yerinden alarak hastaneye götürdüğünü ve davacının tedavisi yapılana kadar da her türlü ihtiyacını gidermek için çaba gösterdiğini, tamamen insaniyet duyguları ile hareket eden müvekkilinin bu davranışına karşılık davacının kötü niyetli olarak yaralanmanın müvekkilinin motosiklete çarpması sonucu meydana geldiğini iddia ederek müvekkilinden şikayetçi olduğunu, yaralanma olayının davacının 1. dereceden asli kusuru ile meydana gelmiş olması, müvekkilinin olayın ardından iyi niyetini kullanarak davacıyı hastaneye götürmesi ve hastanede diğer ihtiyaçları için de davacıya yardımcı olmaya çalışması unsurları birlikte düşünüldüğünde yaralanma neticesinde yapılan masrafların müvekkilinden istenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu bildirerek görev ve yetki yönünden davanın reddine, reddedilmediği takdirde husumet yönünden reddine, bu yönden de reddedilmeyerek esasa girilmesi halinde hukuki mesnetten yoksun, haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 08.09.2017 tarihli raporunda; "Mevcut belgelere göre; ... oğlu 1969 doğumlu ...’ın █████/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 VII( 2Aa……….30)A %34x1/5=%6.8 E cetveline göre % 7.3 (yüzdeyedinoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş görememezlik) süresinin █████/2015 tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememiz dosyasına Aktüerya Uzmanı Bilirkişi ...ve Makine Mühendisi-Kusur Uzmanı Bilirkişi ... tarafından sunulan 14.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda; " Gerekçeleri raporda açıklandığı üzere, 1)Sürücü ...'in yönetimindeki... plakalı aracı ile yolun solundan sağa dönmeye çalışarak sağındaki ... plakalı motosiklete çarptığı ve sürücüsü ...'ın ağır yaralanmasına neden olduğu için Karayolları Trafik Kanununun 53/a/4 - 84/f ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 102/a/4 - 157/a/6 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli ve 0685 kusurlu olduğu; 2)Sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosikleti ile yolun sağından sağa dönerken yeterince dikkatli ve tedbirli olmadığı; solundaki... plakalı otomobil ile kazaya karıştığı ve ağır yaralandığı için Karayolları Trafik Kanununun 47/d ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde tali ve 015 kusurlu olduğu; 3)... 11 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.03.2016 tarihinde kesinleşmiş 03.03.2016 tarihli kararına esas olan 15.02.2016 tarihli bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesi ile işbu rapordaki kusur değerlendirmesinin uyumlu olduğu; 4)... ATK'nın 13.10.2015 tarihli raporunda, motosiklet sürücüsü ...'ın yaşamını tehlikeye sokmayan, basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek ölçüde hafif olmayan, vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonunu ağır (4/6) derecede etkileyecek nitelikte yaralandığının açıklandığı; 5)...'den kaza tarihi 07.09.2015 itibariyle, ... Sigorta A.Ş.'den KTK 99 ve ZMS (Trafik) Sigortası genel şartlarının b.2.a maddeleri gereğince temerrüt tarihi 16.05.2016 itibariyle yasal faiz talep edilebileceği; 6) Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 13498313 sayılı zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası poliçesi ile... plakalı otomobilin 13.04.2015 — 13.04.2016 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 07.09.2015 tarihini de kapsayacak şekilde sigorta teminatı altında ve kaza tarihinde sakatlık ölüm tazminatının şahıs başına 290.000 TL olduğu; 7)Zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartların A.l maddesi gereğince mağdur sürücünün cismani zararının gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta teminatı altında olduğu; 8)Manevi tazminat uzmanlık alanımıza girmediği için değerlendirilmediği; 9)Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 3.523,18 TL olduğu 0) Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 34.615,65 TL olduğu" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Aktüerya Uzmanı Bilirkişi ... ve Makine Mühendisi-Kusur Uzmanı Bilirkişi ...tarafından sunulan 02.05.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; " 1) Kusur yönünden davalı tarafın davanın başından beri dile getirdikleri iddiaları itiraz olarak tekrarladıkları görülmekte olup heyetimizce uygun bulunmadığı, 2) Yukarıda gerekçeleri açıkladığı üzere tazminat hesabı yönünden kök raporda sonuca etki eden bir maddi hata bulunmadığı ve kök raporda tazminat hesabı yönünden değişiklik gerektiren bir hususun bulunmadığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Makine Yüksek Mühendisi ... ile Yüksek Müh. Tazminat Hesap Uzmanı... tarafından sunulan 06.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda; "1) █████/2017 tarihli trafik kazasında; * ... plakalı motosikletin ...’ ın 100% oranında kusurlu olduğu, * ... plakalı aracın sürücüsü ...’ in kusursuz olduğu, 2) Davacının kendi sakatlanmasında tamamen kusurlu olması nedeniyle maddi tazminat talep şartlarının oluşmadığı ve yanılgıya sebebiyet vermemek için maddi tazminat hesabı yapılmasına yer olmadığı, 3) Davalı sürücü kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğundan, davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında; davacının davasının reddine karar verilmiş, davacı vekili davayı istinaf etmiştir.
Mahkememiz kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... esas-... karar ve 25.04.2023 tarihli ilamında; " Davacı vekili, kusur raporları arasında çelişki olduğunu belirterek istinaf itirazında bulunmuştur. Ceza dosyası kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunda davacı ...'ın 1 derece, davalı ...'in 2 derece kusurlu olduğu bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince alınan ilk kusur raporunda davalı ...'in % 85, davacı ...'ın ise % 15 oranında kusurlu oldukları, aynı bilirkişilerden alınan ek raporda davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde % 40, davacı ...'ın ise % 60 oranında kusurlu oldukları, alınan ikinci raporda ise davacı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda aynı olay nedeniyle ceza yargılama aşamasında alınan kusur bilirkişi raporları ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı halde İlk Derece Mahkemesince kusur oranları bakımından bilirkişi raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden, İTÜ Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazı yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,..." şeklinde kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... esas- ... karar sayılı kararı üzerine dava dosyası tekrardan Mahkememize tevzii edilmiş, karar doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememiz dosyasına İTÜ Trafik Karayolları Kürsüsünden seçilen bilirkişiler..., ... ve ... tarafından sunulan 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, heyetimizce, I- ... plaka numaralı motosikletin sürücüsü, davacı ...’ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve takdiren % 60 (yüzde altmış) oranında etkili olduğu, II- Davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı, ...plaka numaralı otomobilin sürücüsü, davalı ...’in hatalı sevk ve idaresinin ise, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 40 (yüzde kırk) oranında etkili bulunduğu, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına aktüerya bilirkişisi ... tarafından sunulan 27.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Gerekçeleri raporda açıklandığı üzere, 1) Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. 30.05.2024 T. sayılı UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR İlamında özetle; “Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE” denilerek hüküm kurulduğu, 2) Kaza tarihinin 07.09.2015 olduğu nazara alındığında Yüksek Mahkemenin yukarıda anılan Uyuşmazlığın Giderilmesi kararı uyarınca davacının sakatlık oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerektiği kanaatine varılmış olmakla birlikte Sayın Mahkemece dosya hesap yapılmak üzere tevdii edildiğinden takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosyada mevcut olan ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmiş olan %7,3 oranındaki maluliyetine göre değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, 3) Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 1.657,97 TL olduğu 4) Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 167.720,60 TL olduğu, 5) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 16.05.2016 tarihi; davalı sürücü yönünden 07.09.2015 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu yönündeki, tespit, görüş ve kanaatim takdirlerinize arz olunur." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi 'nin 23.12.2024 tarihli raporunda; "Mevcut verilere göre; A)-Davacı sürücü ... idaresindeki motosiklet ile tek şeritli yolda önünde seyreden otomobilin hareket durumunu dikkate almaksızın nizamlara aykırı bir şekilde bu aracın sağından geçerek dönüş yapmak istediği sırada, bu aracın aniden dönüş manevrası yapması ile idaresindeki motosikletin sol yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen olayda, kusurludur. B)-Sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşakta dönüş niyetini belli etmeksizin sağından dönüş yapan motosikletin varlığını dikkate almadan son anda kontrolsüz şekilde yaptığı manevra ile sağından gelerek dönüşe geçen motosiklete çarpması sonucu meydana gelen olayda, kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davacı sürücü ...’ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ...’in %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesinde; dava dilekçelerinde belirsiz alacak olarak talep ettikleri maddi tazminat talepleri yönünden; *-Geçici iş göremezlik zararı için 500,00-TL'yi 1.157,00-TL artırarak 1.657,97-TL, *-Sürekli iş göremezlik zararı için 500,00-TL olan taleplerini 167.220,60 artırarak 167.720,60-TL olmak üzere toplam da 1.000,00-TL olan taleplerini 168.378,57 TL artırarak maddi zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsilene hükmedilmesine, (Sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) *-Manevi zarara uğrayan müvekkili için davalı ... 'den tahsil edilmek koşuluyla 10.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesine, dava masrafları ile vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, █████/20215 tarihinde davacının sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı motosiklet ile davalı ...'in sürücüsü ve maliki olduğu... plakalı aracın çarpışması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davalı ... ile davalı sigorta şirketi arasında kaza tarihini kapsar düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, kaza nedeniyle davacıda oluşan maluliyet oranının ve geçici iş göremezlik süresinin tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, █████/2017 tarihli raporda davacıda oluşan maluliyet oranının %7.3 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, kusur oranlarının ve talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti hususunda bilirkişiler Aktüerya Uzmanı Mehmet Domaç ve Makine Mühendisi-Kusur Uzmanı ...'dan rapor alındığı, bilirkişiler tarafından kök raporda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in % 85, davacı ...'ın ise % 15 oranında kusurlu olduğunun, itiraz üzerine alınan █████/2019 tarihli ek raporlarında kök raporlarındaki görüşlerini koruduklarının, yine itiraz üzerine alınan █████/2019 tarihli 2. ek raporlarında ise davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde % 40, davacı ...'ın ise % 60 oranında kusurlu olduğu belirtildiği, kök ve ek rapordaki çelişkinin giderilmesi ve itirazların değerlendirilmesi için bilirkişiler Makine Yüksek Mühendisi ...ile Yüksek Müh. Tazminat Hesap Uzmanı ...'tan yeniden rapor alındığı, bilirkişiler tarafından düzenlenen bu raporda ise davacı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunun, davalı sürücünün ise kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığının belirtildiği, davaya konu kazaya ilişkin açılan ... 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, .... Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında alınan kusur raporunda ...plaka sayılı araç sürücüsü ...'in 2. dereceden, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise 1. dereceden kusurlu olduklarının tespit edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ...esas- ... karar ve 25.04.2023 tarihli ilamı doğrultusunda kusur oranlarının tespiti yönünden dosyamızda alınan raporlar ve ceza dosyasında alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ Trafik Karayolları Kürsüsünden seçilen bilirkişiler ..., ... ve ...tarafından sunulan 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, bu raporda davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde % 40, davacı ...'ın ise % 60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bu rapora yönelik itirazların değerlendirilmesi ve çelişkilerin giderilmesi hususunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi 'nin 23.12.2024 tarihli raporunun alındığı bu raporda da davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde % 40, davacı ...'ın ise % 60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ....Esas- ... karar ve 25.04.2023 tarihli ilamından sonra alınan █████/2023 tarihli ve █████/2024 tarihli raporların birbiriyle ve ceza dosyasında alınan rapor ile uyumlu olduğu bu raporların denetime elverişli ve uygun olduğu davaya konu kazada davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde % 40, davacı ...'ın ise % 60 oranında kusurlu olduğu, kusur oranları tespit edildikten sonra davacının talep edebileceği tazminat miktarlarının tespiti hususunda daha önce rapor düzenleyen aktüerya hesap bilirkişisi ...tarafından 27.03.2025 tarihli raporun alındığı, raporda maluliyet ve kusur oranları doğrultusunda davacının 1.657,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 167.720,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin hesaplanıldığı alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, davacı tarafça davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise sigorta şirketine █████/2016 tarihinde başvuruda bulunulmuş olmakla 2918 sayılı KTK'nun 99.maddesinde düzenlenen 8 iş günü dahil edildiğinde 10.05.2016 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, manevi tazminat talebi yönünden ise davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı maluliyet oluştuğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, sigorta şirketi dışındaki davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücü de değerlendirilerek 8.500 TL manevi tazminatın somut olaya uygun olacağı anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.657,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 167.720,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 169.378,57 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 07.09.2015 tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 10.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.657,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 167.720,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 169.378,57 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 07.09.2015 tarihi, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 10.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-8.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 12.264,14 TL karar harcının, peşin ve ıslah yoluyla alınan toplam 612,68 TL harcından mahsubu ile bakiye 11.651,46 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 37,58 TL peşin harç ve 575,10 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, davacının kabul edilen maddi tazminat talepleri yönünden; AÜTT gereği tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, davacının kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden; AÜTT gereği tayin ve takdir olunan 8.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, davacının reddolunan manevi tazminat talepleri yönünden; AÜTT gereği tayin ve takdir olunan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'e verilmesine,
8-Davacı tarafından sarf edilen toplam 12.875,05 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 12.768,37 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından yapılan 35,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 0,30 TL 'nin davacıdan tahsili ile davalı ... 'e verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı ... üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... A. Ş. tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!