6. Ceza Dairesinin nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararlarının temyizinde avukatlık ücret tarifesi ve vekalet ücreti düzenlemelerinin değerlendirilmesi.
Özet: Nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin istinaf mahkemesince onanmasının ardından yapılan temyiz başvurularında sanıklar teşhisin kesin olmaması, delil yetersizliği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlali, cezanın orantısızlığı ve suça sürüklenen çocuğun savunma delillerinin değerlendirilmemesi gibi hususları ileri sürerken, katılan vekili sanıkların daha ağır cezalandırılması ve vekalet ücreti talebinin karşılanmamasına itiraz etmiş; Yüksek Mahkeme ise değerlendirmesinde avukatlık asgari ücret tarifesi ile ceza muhakemesi kanunu uyarınca görevlendirilen vekil ücretlerine ilişkin hukuki düzenlemeler ve yetki sınırları üzerinde durmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan reddi ile hükmün OnanmasınaSuça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.Nitelikli yağma suçundan sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceKayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2025 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-e, 62... . maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-e, 31/3 ve 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. İstinafKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 08.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1- Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiSanığın kamera kaydındaki şahıs olduğunun kesin olmdığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine, sadece kaçma şüphesine dayanarak sürdürülen tedbirin orantılı olmadığına ilişkindir.2-Sanık ...'nın Temyiz İstemiCezanın onanmasına ilişkindir.3-Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemiSuça iştirak ettiğine dair kesin ve somut deliller ortaya konulmadığına, hükmün yalnızca soyut iddia ve yetersiz kamera görüntüleri ile tesis edildiğine, bilirkişi raporunda, kamera kayıtlarının düşük çözünürlüklü olduğu ve teşhis yapmaya elverişli olmadığının belirtildiğine, buna rağmen cezalandırılmasına karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile bağdaşmadığına, verilen cezanın, yaş küçüklüğü ve cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, olay günü nerede olduğuna dair sunduğu tanık beyanları ve diğer deliller yeterince değerlendirilmediğine ilişkindir.4- Katılan vekilinin Temyiz İstemiSuça sürüklenen çocukların, takdiri indirim almadan daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, katılan vekili olarak lehe vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. ... tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/1, 3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet bakanlığı bütçesinden ödenecektir.Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkumiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafiilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip katılan vekilinin bu husustaki temyiz istemi yerinde kabul edilmeyerek tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.1-Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık müdafiinin, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.2.Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARA. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Karar Yönünden5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,B. Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında Nitelikli yağma suçundan Verilen Karar YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesince belirlenen hüküm fıkrasından "6.649,37 TL yargılama giderinin sanıktan ve suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına," ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "sanığa ve suça sürüklenen çocuklara sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine" tümcesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,23.09.2025 tarihinde karar verildi.