İnançlı işlemle devredilen taşınmazlar karşılığı verilen teminat senedine dayalı icra takibine itirazın iptali davasında, kredi borcu edimi ve senedin bedelsizliği üzerine verilen ret kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından inançlı işlem ve taşınmaz devri karşılığında teminat olarak verilen bir kambiyo senedine dayalı icra takibine borçlunun itirazının iptali istenen davada; davacı, taşınmazların üçüncü kişilere devriyle teminat koşulunun ihlal edildiğini iddia ederken, davalı kredi borçlarının davacı tarafından ödenmediğini savunmuş; ilk derece mahkemesi davacının kendi edimini yerine getirmediğini, bölge adliye mahkemesi ise senedin bedelsiz kaldığını gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kastamonu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. numaralı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine Kastamonu İcra Müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, davalının borca itirazında senedin teminat senedi olduğu ve arkasındaki yazıyı kabul ettiğini beyan ettiğini, senedin arkasındaki sözleşmede hangi konu için teminat senedi verildiğinin belirtildiğini, taraflar arasında inançlı işlem gerçekleştiğini, bunun karşılığında teminat olarak dava konusu senedin verildiğini, senedin arkasından da anlaşılacağı üzere davacıdan ... ve eşi ...'e devredilen taşınmazlar üzerine ipotek konulması suretiyle davalının kredi kullandığını, kredilerin bitirilip taşınmazların tekrar davacıya devri ile senedin geri verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının müvekkilinden kendisine ve eşine geçen 7 12... parsel 23 nolu bağımsız bölüm ile 24 93... parseldeki taşınmazları 3 kişilere devrettiğini, bu nedenle teminat konusu taşınmazların müvekkiline iadesi söz konusu olamayacağından icra takibinin başlatıldığını, senedin arkasındaki sözleşmeden anlaşılacağı üzere borçlu teminatının sabit olduğunu, taşınmazların müvekkilinin verilmesi halinde teminat senedinin hükmünü kaybedeceğini ileri sürerek davalı/borçlunun Kastamonu İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun itiraz konusu alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, talebin zamanaşımına uğradığını, senedin teminat senedi olduğunu, ancak kredi borçlarının davacı tarafça ödenmesi halinde taşınmazların iade edileceğini, davacının ödemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlar ipotek gösterilerek ... ve ... bankasından davalı tarafça konut kredileri çekildiği, çekilen kredilerin ise davacı hesabına bankadan havale edildiği, icra takibine dayanak kambiyo senedi arkasındaki yazıdan anlaşıldığı üzere davacının konut kredi bedellerini ödemesi koşuluyla tapuların tekrar kendisine devredileceği, kredi taksitlerinin davalı tarafça ödenip kapatıldığı banka dekontlarından anlaşılmış olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca davalı tarafından ödenen kredi borcunun davacı tarafından davalıya ödenmesi halinde taşınmazın davacıya geri verileceği, bu haliyle davacının kendi üzerine düşen edimi yerine getirmediği, tüm dosya kapsamı, banka kayıtları ve dinlenen tüm tanık beyanlarından davacının inançlı temlik ile davalıya devrettiği taşınmazların tekrar kendisi adına devri hususunda üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirmediği bu haliyle senetteki teminat koşulunu gerçekleştirmediği anlaşıldığından davanın davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin teminat olarak düzenlendiği, davacı tarafça davalı ve eşine devredilen taşınmazların iadesi halinde senedin davalıya iade edileceği belirtildiğine göre ve taşınmazlar dava dışı kişilere devredilerek iade koşulu gerçekleşmemiş olmakla birlikte, taşınmazların davalı tarafa bedelsiz devredildiği hususu ve taşınmaz bedeli olarak çekilen kredilerin davacı adına bankaya gönderildiği gözetildiğinde senedin bedelsiz olduğu, taşınmaz bedelleri olarak bu tutarların davacıya ödendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, teminat senedinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.