Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında kusur oranları ve manevi tazminatın yüksekliği itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının rüzgar enerji santrali inşaatında çamurlu ve yağışlı havada çalışırken düşerek sağ kolunu kırması sonucu kalıcı sakatlık yaşadığı iddiasıyla, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yetersiz alması nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasını konu almakta olup; ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının istinaf mahkemesince onanması üzerine, davalı işverenin kusur oranlarının hatalı belirlendiği, çelişkili bilirkişi raporlarının giderilmediği ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurduğu bir hukuki uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 8. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait ... ili Havza ilçesinde yapılan rüzgar enerji santral işinde formen olarak 2017 yılında işe girdiğini, santral inşaat sahası içerisinde bir kantar yapım işinin olduğunu, havanın yağışlı ve inşaat sahasının çamurlu olduğu 11.12.2018 tarihinde işçilerin çalışmaması gerekirken işverenin çalışılmaya devam edilmesini istediğini, kantar inşaatının olduğu yerde havanın yağışlı ve ortamın çamurlu olması nedeni ile müvekkilinin ayağı kayıp yere düştüğünü, yere düşme nedeniyle sağ kolunun çok ciddi şekilde kırıldığını, kazadan sonra iki defa ameliyat olduğunu, kolunun iyileşmediğini ve kalıcı şekilde sakat kaldığını beyanla 30.000,00 TL manevi tazminat ve 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının düşmesine ilişkin müdahalelerin ivedi olarak yapıldığını, ardından hemen hastaneye gönderildiğini, şirketin dava konusu olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmamasına rağmen davacının işçisi olması bir yana insani bir görev olarak davacıyla yakından ilgilenildiğini, davacının raporlu olduğu süre boyunca aylık ücretinin tam olarak ödendiğini ve davacının mağdur olmaması için müvekkili şirketin elinden gelen tüm çabayı gösterdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyanın eksik inceleme ile karara çıkartıldığı kanaatinde olduklarını, iş yerindeki iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınmış olan önlemlerin kusur raporlarının hatalı değerlendirildiğini ya da yeteri kadar ele alınmadığını, dosyada mevcut iki kusur raporu olup, ilkinde SGK denetmeni tarafından hazırlanıp davalı işverene %90, işçinin ise %10 kusurlu bulunduğunu, itirazları üzerine bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ise davalı işverene %70, işçinin ise %30 kusurlu bulunduğunu, iki rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kendi el yazısıyla kusurun kendisinde olduğu yönünde beyanı bulunduğunu, davacının maluliyet oranının %15,2 olarak belirlendiğini, bu oranda takdir edilen 21.000 TL manevi tazminatın yüksek belirlendiğini, maluliyetle oranıyla manevi tazminatın uyumlu olması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi3. DeğerlendirmeA) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 21.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.B)Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR
:Açıklanan sebeple;Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.