**Danıştay 5. Daire, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, yasallık, belirlilik ve AİHM Yüksel Yalçınkaya kararı ihlali iddialarıyla yaptığı göreve iade talebi temyizini reddetti.**
Özet: Kamu görevinden kanun hükmünde kararnameyle çıkarılan davacının, göreve iade talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi istemiyle açtığı davanın, ilk derece ve istinaf mahkemeleri tarafından reddedilmesi üzerine temyize gitmesi neticesinde; davacının yargılamada yasallık, belirlilik ve suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkelerinin ihlal edildiği, irtibat/iltisak tanımlarının yapılmadığı, hukuka aykırı delillere dayanıldığı ve masumiyet karinesinin zedelendiği yönündeki iddiaları incelenerek, bölge idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ...Vekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Yargılama aşamasında yasallık ilkesinin ihlal edilerek karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, hem Anayasa'da hem de AİHS'te olağanüstü hal dönemlerinde bile askıya alınamayan haklar arasında düzenlenen yasallık ilkesinin iki önemli unsuru olan yasallık-belirlilik ilkesi ile suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, irtibat, iltisak ve mensubiyet tanımlarının yapılmadığı, bu kavramların istihbari nitelikte olduğu, hangi eyleminin terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olduğunun belirtilmediği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı cezalandırılamayacağı, gerçekleştirildiği tarihte yasal olan eylemlerinin sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, dosya kapsamında adı geçen şirket ve derneğin o dönem Devletin izniyle kurulan ve Devletin gözetimi ve denetimi altında faaliyet icra eden dernek ve şirket olduğu, söz konusu şirket ve derneğin örgüt ile irtibatlı/iltisaklı olduğunu kesinlikle bilmediği, şirket ödemesinin ve derneğe SMS yoluyla para gönderdiği iddiasının örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki bu ödemelerin örgüte yardım amacıyla yapıldığına dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, "Veri İnceleme Raporu"nda yer alan iddiaları kesinlikle kabul etmediği, kişisel verilerinin bilgisi ve rızası dışında örgüt tarafından hukuka aykırı olarak kaydedildiği, bu verilerin delil niteliği taşımadığı, kim tarafından ve ne amaçla hazırlandığı bilinmeyen hukuka aykırı olarak elde edilmiş delile dayalı olarak istinaf isteminin reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, ilgili fişlemeyi kesinlikle kabul etmediği, isminin yanlışlıkla bu listeye girdiğini düşündüğü, terör örgütü mensubu tarafından oluşturulan listenin itibar edilebilir bir belge olmadığı, listeyi oluşturan kişinin kanaatini yansıttığı, kanaatin somut bilgiler ve delillerle desteklenmedikçe hükme esas alınmaması gerektiği, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, dava konusu uyuşmazlıkta OHAL mevzuatının uygulanamayacağı,Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya / Türkiye (Başvuru No:████████ sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, kanunilik, öngörülebilirlik ve ölçülülük ilkelerinin görmezden gelindiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Savunma verilmemiştir.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.