Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, ankesörlü telefon arama kayıtlarındaki eksik araştırma ve temel cezanın hatalı belirlenmesi gerekçesiyle bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın ankesör/sabit hat görüşmelerine yönelik eksik inceleme yapılması, özellikle arama sayıları, periyodikliği, görüşme süreleri, aranan kişilerin nitelikleri gibi kritik detayların ve örgütle bağının kopup kopmadığının netleştirilmesi için yeterli araştırma yapılmaması, ayrıca temel cezanın alt sınırdan hukuka aykırı şekilde uzaklaşarak tayin edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E. - ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Hakkari 3. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2021/1 E. - ███████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve █████████ esas-█████████ karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” hususunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır.Asker olan sanığın ankesör/sabit hat arama kayıtlarına yönelik mevcut incelemenin eksik yapıldığı nazara alınarak; sanığın eğitim gördüğü ve görev yaptığı tüm yerlerin tespiti ile ilgili bu yerler itibariyle hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, buna ilişkin bilgi ve belgeler getirtildikten sonra varsa "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aynı şehirde görev yapıp yapmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, dosya kapsamı dışında birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslar varsa haklarında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ve bu kişilerin sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir beyan bulunup bulunmadığı tespit edilerek var ise bu beyanların getirtilmesi, ilgili şahısların mahkemece tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, tüm belgelerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın savunması da nazara alınarak örgütle bağını koparıp koparmadığının net olarak ortaya konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.2.Kabul ve uygulamaya göre de;Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılıKanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca .. 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise .. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.