Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli mala zarar verme suçunda patlayıcı madde kullanımı ve cezada orantılılık ilkesi ihlali nedeniyle bir sanığın hükmünü bozarken diğerini onamıştır.
Özet: Yargıtay, nitelikli mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini değerlendirmiş; katılandan haraç alamayan sanıkların ev eklentisini patlayıcı maddeyle yakması eylemine ilişkin bir sanık hakkındaki kararı, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmayan temel ceza tayini ve patlayıcı madde kullanımına dair ilgili kanun maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi nedeniyle bozarken, diğer sanık yönünden benzer eksikliği düzeltilebilir maddi hata kabul edip hükmü esas yönünden onamıştır.
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İncelemesinde
Kararda eylemin, patlayıcı madde kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 152/2-a maddesinin gösterilmemesi, mahallinde eklenerek düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İncelemesinde
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıkların katılandan tehdit ve şantajla istedikleri parayı alamamaları üzerine katılanın, ailesi ile birlikte ikamet ettiği evinin eklentisi konumundaki samanlığı gece vakti, patlayıcı madde ile yakmaları şeklinde gerçekleşen olayda; 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesinde yer alan, suçların işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde belirtilen cezada orantılık ilkesi dikkate alınıp tek bir kişi tarafından işlenebilen bir suçun çeşitli kişilerin anlaşması ve işbirliği yapması sonucu iştirak halinde işlenmesi halinde; aynı suçu işleyen sanıklar hakkında aynı temel ceza tayini gerektiği gözetilerek, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezanın adli para cezası şeklinde tayin edilmesi,
Kabule göre de;
Kararda eylemin, patlayıcı madde kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 152/2-a maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz isteği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!