11. Hukuk Dairesinin, ayakkabı tabanı ürünlerinde yüksek düzeyde marka benzerliği nedeniyle Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka hakkına tecavüzü ve maddi-manevi tazminatı onayan temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ayakkabı parçaları için tescilli markasının, davalılar tarafından benzer ürünlerde karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzer bir işaret kullanılarak ihlal edildiği iddiasıyla açılan marka hakkına tecavüz davasını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi, davalıların markasal kullanımının davacının tescilli markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde yüksek benzerlik taşıdığını, bunun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini tespit ederek tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, ihlal oluşturan işaretin ürünlerden silinmesine, üretim araçlarının şeklinin değiştirilmesine ve davacıya 136.061,55 TL maddi ile 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi de davalı eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğini ve tazminat talebinin Sınai Mülkiyet Kanununun ilgili maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerektiğini teyit etmiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ayakkabı parçaları için sıvı kauçuk, lastik ve benzeri ürünler ürettiğini, ... sayılı ... markasının 25. sınıfta yer alan ayakkabı tabanı emtiası bakımından tescilli olduğunu, davalıların müvekkilinin markasına tecavüz yaratır şekilde üretim yaptığını, 9- 12... tarihlerinde düzenlenen ... . Sanayi Fuarı'nda davalıların müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullandığını, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ D. İş sayılı dosyası ile 02.07.2018 tarihinde davalı ...'ın iş yerinde yapılan tespitte ... ibareli müvekkilinin markasına benzer şekillerde ayakkabı tabanlarının tespit edildiğini, tespit raporunun da müvekkilinin iddialarını desteklediğini, davalı şirketin markasını tescilli olduğu şekilde kullanmayıp müvekkilinin markasına yaklaştırılarak kullandığını, bu kullanımın müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğunu, davalıların eylemi nedeniyle müvekkilinin maddi-manevi zararı doğduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespitini, önlenmesini ve tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde kullanıma cihaz, makine gibi araçlara el konulmasını ve piyasadan toplatılmasını, marka hakkına tecavüz nedeniyle uğranılan zarar sebebi ile belirsiz alacak olarak şimdilik 5,000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat ve 5.000,00 TL itibar tazminatının tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminatı 136.061,55 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili şirketin tescilli markası olan 2011/... sayılı... ibareli markasını kullandığını, davacının markasına tecavüzün söz konusu olmadığını, müvekkilinin önceye dayalı korunması gereken hak sahipliği bulunduğunu, markalar arasında karıştırma ihtimali bulunmadığını, dava konusu markaların ayakkabı tabanında kullanılması sebebi ile bu ürünlerin tüketicisinin son kullanıcı değil, tacirler olduğunu, hitap ettiği tüketici kitlesinin markalar ve ürünler arasındaki farklılığın ayrımına çok rahat varacaklarını, davacının zarar iddiasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların üretim ve pazarlamasını yaptıkları emtialar üzerindeki "..." şeklindeki markasal kullanım ile davacıya ait markalar ve davalı adına tescilli 2011/... tescil numaralı markaların görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik içerdiği, davalıların fiili kullanımlarına konu ayakkabı tabanının davacı markalarının tescilli oldukları sınıflar yönünden benzerlik gösterdiği, tespit olunan yüksek düzeyde benzerlik dolayısıyla markadan doğan haklara tecavüz koşullarının oluştuğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 155. maddesi karşısında tescilli marka hakkı savunmalarının nazara alınmadığı, davacı vekilinin tercih ettiği seçimlik hakka göre tarafların delilleri ve ticari defterleri incelenerek bulunan tazminat miktarlarının dosya içeriği ve kanunda belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzlerinin tespitine, bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, tecavüz oluşturan "..." ibareli markayı ihtiva eden davalılara ait ürünlerdeki söz konusu ibarenin silinerek çıkarılmasına, münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretim araçlarının şeklinin değiştirilmesine, 136.061,55 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiği, davacının SMK'nın 151/2-a bendine göre tazminat talep ettiği, SMK'nın 151/3 hükmüne göre yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin göz önünde tutulacağı, davalıların imal edip satışını yaptıkları ürünlerin satışlarından, dava tarihine kadar davacının karlılık oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkemece hükme esas alınan 08.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu dönemi aşar şekilde dava dışı kişiye yapılan 2017 yılı satışları da dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, 18.06.2018 tarihli delil tespiti öncesindeki kullanımların marka ihlali teşkil ettiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı, 08.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda 2018 yılında davalı ...'a yapılan satışlara göre yapılan tazminat hesabının dikkate alınması gerektiği, bu hesaplama davalılar arasında tespit edilen markaya ilişkin satış adetleri üzerinden davacının karlılık oranı dikkate alınarak yapıldığından denetime elverişli ve hukuka uygun olduğu, bu raporla tespit edilen 45.607,30 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalıların, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzlerinin tespitine, bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, tecavüz oluşturan "..." ibareli markayı ihtiva eden davalı yana ait ürünlerdeki söz konusu ibarenin silinerek çıkarılmasına, münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretim araçlarının şeklinin değiştirilmesine, toplam 45.607,30 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının giderilmesi, maddi manevi tazminat ve itibar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara müteselsilen yükletilmesine, aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!