Yargıtay 11. Ceza Dairesinin dolandırıcılık suçunda sanıkların uzlaşma hakları, adli para cezası taksitlendirme ve infaz usulüne ilişkin kararı.
Özet: Dolandırıcılık suçundan mahkûm edilen sanıklardan birinin hükmünde, kazanılmış hak olan 20 taksitli adli para cezası ödeme planı ve adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine dair infaz yetkisini kısıtlayıcı hatalar bulunması nedeniyle, bu hususlar düzeltilerek hüküm onanmış; diğer sanık yönünden ise dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olmasına rağmen bu prosedürün uygulanmamış olması ve benzer infaz hataları nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: DolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümlerö temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Mağdur ...'ın 12.11.2021 tarihli celsede şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmiş olması karşısında adı geçenin sıfatının gerekçeli karar başlığında "katılan" olarak belirtilmiş olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.I. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede:Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;1. Sanığın mahkumiyetine ilişkin İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı hükmünde sanık yönünden 3.000 TL adli para cezasının 20 eşit taksitte ödenmesine ilişkin hüküm bulunduğu, bu kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın bozulmasına karar verildiği, bu nedenle taksitlendirmenin sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu hususunun gözetilmemesi,2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (B-6) numaralı bendinde yer alan adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünden "6 eşit taksitte" ibaresinin çıkartılarak, yerine "20 eşit taksitte" ibaresinin eklenmesi, yine aynı bentte yer alan 237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin "adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin çıkartılarak, yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 645 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi uyarınca infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,II. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede:Sanık ... yönünden, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,Kabule göre de;1. Sanığın mahkumiyetine ilişkin İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı hükmünde sanık yönünden 3.000 TL adli para cezasının 20 eşit taksitte ödenmesine ilişkin hüküm bulunduğu, bu kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın bozulmasına karar verildiği, bu nedenle taksitlendirmenin sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu hususunun gözetilmemesi,2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,3. Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemesi,Yasaya aykırı, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.