Danıştaya kamu görevinden çıkarılan davacının, terör örgütü iltisakı iddiasıyla verilen kararın hukuka aykırılığı itirazıyla temyiz başvurusu.
Özet: Davacı kamu görevlisinin 375 sayılı KHK uyarınca terör örgütüyle iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, İdare Mahkemesi iptal kararı vermişken, Bölge İdare Mahkemesi bu kararı kaldırarak davanın reddine karar vermiştir; davacı, bu ret kararını temyiz ederek, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, aleyhindeki tanık beyanlarının soyut ve maddi delil ile desteklenmediğini, etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen kişilerin beyanları olduğunu, aile bireyleri veya mesleki dayanışma kapsamında yaptığı para transferlerinin yanlış yorumlandığını, hakkında hiçbir somut delil bulunmadığını ve yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: ██████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...
Vekili
: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ...
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti : Bölge İdare Mahkemesince dava dosyadaki tüm deliller toplanılmaksızın karar verildiği, tarafınca sunulan istinafa cevap dilekçesindeki hiçbir hususun tartışılmadığı ve iddialarının sarfınazar edildiği, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının zedelendiği, yine tarafınca sunulan istinafa cevap dilekçesinin davalı idareye tebliğ edilmediği ve böylece dosya tekemmül ettirilmeksizin esasa girilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, gerek kendisi gerekse de ailesinin hayat görüşü olarak terör örgütüyle hiçbir ilgi ve alakası olmayan bir kişi olduğu, dosyaya yeni eklenen belgelerin ve davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi eklerinin tarafına tebliğ edilmeksizin karar verildiği, dava konusu işlemin tek dayanağını oluşturan tanık beyanlarının maddi delil ile desteklenmeyen soyut nitelikte olduğu ve terör örgütü ile bağını ispatlar mahiyette olmadığı, beyanda bulunan şahısların hepsinin etkin pişmanlıktan faydalanabilmek için isim vermesi gereken ve bunun sonucunda menfaati olan şahıslar olduğu, davalı idarece HTS kayıtlarına ve para transferine ilişkin hiçbir verinin dosyaya sunulmadığı, ilgili kişilere düzenli bir para gönderiminin asla olmadığı, Gümüşhane'de 2008-2014 yılları arasında maddi olarak ihtiyaç duymaları sebebiyle belki bir veya iki kez ilgili kişilere para gönderilmiş olmasının meslektaşlar arasındaki olağan dayanışmadan kaynaklanmakta olduğu, aksinin düşünülmesinin imkan dahilinde bulunmadığı, para transferlerinin miktarına ve sayısına bakılacak olursa bu durum açıkça anlaşılabileceği, yine aynı mali analiz raporuna bakıldığında Ö.N.Ö. isimli şahısla para transferlerinin olduğunun yazıldığı, bu kişinin eşinin kardeşi (baldızı) olması hasebiyle aralarında 2. dereceden kayın hısımlığı bulunduğu, bu denli yakın akrabası olan bir kişiyle arasında gerçekleşen para transferinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu durumun aleyhine delil olarak nitelendirilemeyeceği, son olarak mali analiz raporundaki isim olan H.S.'nin ise Ağrı'da görev yaptığı dönemde mensubu olduğu özel harekat timinin foncusu olan kişi olduğu, tek düzenli para transferinin bu şahısla olduğu ve ilgili timin tüm mensuplarının aynı kişiye para transferinde bulunduğu, tim fonunun oluşturulmasının sebebinin PKK/KCK terör örgütüne karşı gerçekleştirilen operasyonlarda şehit düşen kişilerin ailesine maddi yardım sağlamak ve düğün vs. gibi durumlarda timin mensuplarına destek vermek amacıyla oluşturulduğu, hemen hemen her timde oluşturulan bir fon olduğu ve uygulamada çokça görüldüğü, ilgili görevden ayrıldığı dönem itibariyle de para transferinin sonlandığı, bu kişiyle de irtibatının devam etmediği ve bu şahıs hakkında soruşturma yapıldığını bilme ve öğrenme şansı bulunmadığı, 2005 yılından itibaren üzerine kayıtlı numarayı kullandığı, çıkarılacak HTS kayıtlarında haklarında soruşturma yapılan kişilerle bağlantısının bulunmadığının açık bir şekilde ortaya çıkacağı, keza bu hususa ilişkin olarak ne davalı idarenin somut bir veri sunabildiği ne de Bölge İdare Mahkemesince bu hususa ilişkin araştırmaya gidilmediği, hakkındaki hiçbir kodlamayı kabul etmediği, aleyhine olan soyut ve mesnetsiz tanık beyanlarının tümünün ocak 2013 tarihi öncesine ilişkin beyanlar olduğu, bu tarihten sonrasına ilişkin hiçbir tanık beyanı bulunmadığı, görüldüğü üzere dava konusu işleme dayanak gösterilen veri kodlamasına göre örgütle ilişkisi olmayan tarihlerde soyut ve mesnetsiz tanık beyanları bulunmadığı, çelişkili olan ve birbirini desteklemeyen aleyhe tanık beyanları ile veri kodlamalarının nazara alınmaması gerektiği, ilgili verilerin hatalı, eksik ve yanlış olduğu, çoğunlukla lehine olacak şekilde değerlendirilmesi gerektiği, salt emniyet mensubu olması sebebiyle soyut verilerden hüküm kurulamayacağı, Mahkemenin lehe ve aleyhe tüm delilleri değerlendirmesi gerekirken lehe hiçbir konuda değerlendirme yapmadığı, Bölge İdare Mahkemesince yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle hiçbir irtibatı yahut iltisakı bulunmadığı, etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen soyut tanık ifadelerinde zaman ve mekan olgularının net olarak ortaya konulmadığı, bu beyanların başkaca delillerle desteklenmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
: ...
Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!