Vadesi Geçmiş ve Zamanaşımına Uğramış Ticari Senet Kaynaklı İtirazın İptali Davasında Ticari Dava Niteliği Tartışması ve Arabuluculuk Şartının Aranmaması Kararı
Özet: Davacının, vadesi 2021 yılında dolan ve 06/08/2025 takip tarihi itibarıyla üç yıllık zamanaşımı süresini doldurarak kambiyo senedi vasfını yitirmiş bonolara dayalı olarak başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin bu davada, mahkeme, bonoların zamanaşımına uğraması nedeniyle kambiyo senedi niteliğini kaybettiğini ve davacının zamanaşımına uğramış bonolar üzerinden ileri sürdüğü sebepsiz zenginleşme talebinin Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri kapsamında bir ticari dava niteliğinde olmadığını, dolayısıyla arabuluculuk şartının aranmayacağını hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı .... 'dan alacağına karşılık , ... tarafından davalı şirkete ait senetler teslim edildiğini, bu senetler vadesinde ödenmemiş olduğunu , müvekkilinin iyi niyetle bu tarihe kadar beklediğini, davalının haksız bir şekilde senet bedellerini müvekkiline ödememesi nedeniyle zenginleştiğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmek için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcunu ödemediğini, davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, takibin bu nedenle durdurulduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, en az %20 icra inkar tazminatı ödenmesine, dava masraflarının ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava; davalının icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.TTK’nin 779/1 maddesi gereğince bonoda düzenleyen, tıpkı poliçede kabul eden muhatap gibi sorumlu olduğundan ona karşı ileri sürülebilecek bonoya dayalı talep hakları da vadeden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresine tabidir.Somut olayda; takibe dayanak senetlerin vade tarihinin 2021 yılına ait olduğu, bu tarihten itibaren işlemeye başlayacak olan 3 yıllık zamanaşımı süresinin takip tarihi olan █████/2025 tarihinde dolmuş olduğu, takip tarihi itibariyle davacının zamanaşımına uğramış bonolara ilişkin sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı olarak başlattıkları ilamsız takip uyarınca yapılan itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK m.4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m.4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m.4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m.4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m.19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.Kambiyo senedi vasfını yitiren bononun medeni usul hukuku anlamında yazılı delil başlangıcı olduğunda tartışma bulunmamaktadır. Somut olay bakımından kambiyo senedi vasfını yitirmiş bono ile ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin tartışılması ve değerlendirilmesi gerekmemektedir. Kaldı ki dava, 6102 sayılı TTK m.778 hükmünün atfıyla bonolar için de uygulanan ve poliçelerde sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen TTK m.732 hükmüne dayalı bir istemi de içermemektedir. Bu haliyle somut uyuşmazlıkta uyuşmazlığın çözümünde kambiyo senetlerine ilişkin kurallar tartışılmayacak ve bono vasfını kaybetmiş belge değerlendirerek bir sonuca varacaktır. Netice olarak eldeki davanın ticari dava niteliğinde olmadığı ve arabuluculuk yoluna başvuru yapılmasının dava şartı niteliğinde olmadığı kabul edilmiştir. (Samsun BAM 5. HD ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı)Somut olayda; Fatih Vergi Dairesi Müdürlüğü ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün yazı cevaplarına göre davacının tacir olmadığı, takibin ve davanın dayanağı zamanaşımına uğramış bonolar yönünden ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Eldeki davanın kambiyo vasfını yitirmiş senede istinaden sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı alacak isteminden ibaret olup TTK md 732. kapsamında açılmış bir dava olmadığı gibi takip kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla değil ilamsız takip yöntemiyle başlatılmıştır. O halde; uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir olmayan taraflar arasındaki ilişki kapsamında ve genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülüp esastan karara bağlanması gerekmektedir (aynı yönde İstanbul BAM 46. HD. ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 37. HD. █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı). İlgili ilama göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davanın görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına,5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2025Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza