Şikayet platformunda tescilli markanın haksız kullanımı, itibarın zedelenmesi ve kurumsal üyelikle kısıtlanan cevap hakkının haksız rekabet yaratıp yaratmadığına ilişkin yargısal inceleme.
Özet: Davacı bir markanın şikayet platformu tarafından kullanılması ve kurumsal üyelere sağlanan ayrıcalıklar nedeniyle haksız rekabet oluştuğu iddiasıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesi markanın platformun işlevi gereği kullanılmasının ihlal teşkil etmediğini ve ücretsiz cevap hakkı tanındığından haksız rekabetin oluşmadığını belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise marka tecavüzü tespitini onarken, davalı şirketin kurumsal üyelere özel panel ve öncelik gibi avantajlar sağlayarak haksız rekabete yol açtığı yönündeki iddiaların, sunulan e-posta yazışmaları ışığında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibareli tescilli markası bulunduğunu, davalı Şirketin sahibi olduğu "..." isimli internet sitesinde müvekkili ile ilgisi bulunmayan ve doğruluğu araştırılmayan şikayetlerin yayınlandığını, müvekkilinin şikayetlere cevap hakkının kurumsal üye olmadan kullandırılmadığını, müvekkili hakkında yapılan olumsuz yorumların yanında diğer başka şirketlerin reklamlarının gösterildiğini, ayrıca müvekkilinin markasının haksız olarak kullanıldığını ve puanlama yapılarak müvekkilinin markasının itibarsızlaştırdığını, davacının satmış olduğu sağlık ürünleri ile ilgili yalan yanlış, denetimsiz ve kontrol edilmeden ücret alınmadan yayınlanan şikayetlere karşın, kurumsal üyelik bedeli adı altında para talep edilerek cevap hakkının kısıtlanmasının kurumsal üye olan firmalar ile olmayan firmalar arasında haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, markaya tecavüzün önlenmesi, "..." markasına yapılan kullanıcı yorumlarının "..." adresinden kaldırılması, davalı tarafın, arama motorlarında "..." markasını anahtar kelime olarak kullanımının ve arama motorlarında davalının internet sitelerine yönlendirme ve sponsor bağlantıları verilmesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait internet sitesinde haklarında şikayet yazılan her şirketin ücretsiz cevap verme hakkı bulunduğunu, müvekkilinin kurumsal üyelerine sağladığı hizmetlerin içinde, cevap hakkının parayla kullandırılması, şikayetin önceden bildirilmesi, para ödeyenin şikayetinin, firma isminin ve logosunun kaldırılması gibi haksız rekabete yol açacak uygulamalar bulunmadığını, müvekkili şirkete ait platformda, davacının iddia ettiğinin aksine hiçbir firmanın kötü niyetli kimseler tarafından karalanmasına müsaade ve aracılık edilmediğini, yazılan şikayetler incelendiğinde pek çok şikayetin davalının müdahalesi sonucu yayından kaldırıldığını, üye olsun ya da olmasın, "müşterisi olmadığı" iddiasında bulunan her firma için mutlaka müşteri teyidi yapıldığını ve şikayetçiden aradaki ilişkiyi belgelemesinin istendiğini, bu ilişkiyi belgeleyemeyen şikayetçilere ait şikayetlerin de derhal yayından kaldırıldığını, davacı tarafın bu güne kadar müşteri teyidine ilişkin bir itirazının tespit edilemediğini, davacının marka hakkına tecavüz iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." isimli internet sitesinin tüketicilerin almış oldukları mal veya hizmetlerle ilgili olumlu ya da olumsuz düşüncelerini belirttikleri bir platform olduğu, söz konusu platformun yapısı gereği şikayet edilen veya hakkında olumlu görüş bildirilen şirketlerin markalarının belirtilmesinin zorunluluk arz ettiği, söz konusu markalar kullanılmadan anılan sitenin fonksiyonunu icra etmesinin mümkün olmadığı, davalının, davacıya ait markayı bu şekilde oluşturduğu platformda kullanmasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/5 hükmü uyarınca marka hakkının ihlali olarak nitelendirilemeyeceği, davalının, davacıya ait markayı anahtar kelime olarak kullandığının da ispat edilemediği, davalıya şikayetlere karşı ücretsiz cevap hakkı tanındığı, davalının ücretli üyelik altında kurumsal üyelere ekstra özellikler sağladığı tespit edilse bile bu hususun, davalı yanın ücretsiz cevap verme hakkını ortadan kaldırmadığı, davalının ticari faaliyetleri uyarınca bir kısım ekstra özellikleri ücreti mukabilinde üyelerine sunuyor olmasının ticari dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, dolayısıyla haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı eylemlerinin markaya tecavüz oluşturmayacağı yönündeki İlk Derece Mahkeme kararında isbetsizlik görülmediği, ancak davacı tarafın diğer iddialarının yanında davalının üye firmalara verdiği öncelik hakkı ile haksız rekabet yaratıldığını ileri sürdüğü, bu kapsamda davalı tarafından kendisine gönderilen e-mail yazışmalarını delil olarak sunulduğu, e-mail içeriğinde, davalının kurumsal üyelere "özel panel" hazırlayıp, şikayetlere bu panel üzerinden cevap verilmesi imkanının tanındığı, aynı panelde şikayetçilerin iletişim bilgilerinin tamamının görüntülenebildiğinin, şikayetlerin yayınlanmadan önce firmanın haberdar edildiğinin, kullanıcılara yönelik iki hedef soru ile daha hızlı çözüm sürecine girilebildiğinin belirtildiğinin görüldüğü, davalının kurumsal üyelerine sağladığı bu uygulamalar ile tanıdığı öncelik hakkının şikayetin yayınlanması aşamasında ücret ödeyen kurumsal üyeler lehine açık avantaj sağladığı, bu avantaj kurumsal olmayan üyeler için haksızlığa sebep olduğundan haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının "..." adlı internet sitesine üye olan şirketlere öncelik hakkı vermesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!